KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2023/5096 E., 2024/7344 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 10 Ekim 2024
- Mahkemesi
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2023/799 Esas, 2023/625 Karar
- Hüküm
- Esastan ret
- İlk derece mahkemesi
- İstanbul Anadolu 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2012/32 E., 2023/76 K.
Karar Metni
611 kelime·3 dk okuma·6 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalının Türk Patent ve Marka Kurumu'na 26.10.2009 tarihinde 2009/08070 başvuru numarası ile incelemesiz patent başvurusunda bulunduğunu, söz konusu başvuruya incelemesiz patent verilmesine karar verildiğini, patent başvurusu sonucunda alınan araştırma raporunun buluşun yenilik ve tekniğin bilinen durumunun aşılmış olması koşullarını taşımadığını ifade eder mahiyette olumsuz olarak sonuçlanmış olmasına rağmen, başvurunun geri çekilmeyerek belge verilmesinin talep edildiğini,
patent başvurusuna ilişkin Avusturya Patent Ofisi'nin hazırlamış olduğu araştırma raporunun C bendinde yer alan "ilintili bulunan patentler" kısmında dava konusu patent ile GB 743473 A numaralı İngiliz patentinin mukayese edildiğini ve GB 743473 A numaralı patente ait şekil-1. tarifname ve istem kısımlarında yer alan ifadelerin dava konusu patentin tüm istemleri ile doğrudan ilintili bulunduğunu ve buluşun yeni olmadığını ve buluş basamağını içermediğini tek başına gösteren doküman anlamına gelen “X” ifadesi ile kategorize edildiğini,
"buluşun yeni olmadığını ve buluş basamağı içermediğini" ve dolayısıyla da 551 sayılı Patent Haklarının Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'nin (551 sayılı KHK) sağladığı korumadan faydalanamayacağının açıkça ortaya çıktığını, bir buluşun, patent ile korunabilmesi için yeni olması ve tekniğin bilinen durumunu aşması gerektiğini, davalı tarafından başvurusu yapılan ürünün bizzat kendileri tarafından, en az 2004 tarihinden bu yana üretilip satıldığını, bu durumda başvuru sahibi firmanın söz konusu ürünün yeni olmadığını bildiği halde yeniymiş gibi patent başvurusunda bulunduğunun aşikâr olduğunu,
buna rağmen patent başvurusunu geri çekmediğini ileri sürerek davalı adına tescilli olan 2009/08070 numaralı patentin hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; araştırma raporunun bir hüküm raporu olmadığını, bir buluşun patentlenebilirlik kriterleri olan yenilik ve tekniğin bilinen durumunun aşılmasını haiz olup olmadığına ilişkin herhangi bir hükmün araştırma raporuyla verilemeyeceğini, tescil prosedürünün devam ettiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesince, dava konusu patentin inceleme raporlarının olumsuz gelmesi nedeniyle tescil talebi reddedildiğinden, hükümsüzlük davasının konusuz kaldığı, ancak alınan bilirkişi raporu ve patent tescil başvurusu sırasında alınan inceleme raporları ile davalının patentinin tescil edilebilirlik koşullarının mevcut olmadığı, davacının dava açmakta haklı olduğu gerekçesiyle konusuz kalan davada karar verilmesine yer olmadığına, yargılama giderlerinin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmiş, hüküm davalı vekilince istinaf edilmiştir.
IV. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
Bölge Adliye Mahkemesince, İlk Derece Mahkemesince verilen kararın usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, karar davalı vekilince temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ İNCELEMESİ
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, patentin hükümsüzlüğü istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
3. Değerlendirme Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Kanun'un 353 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin (1) numaralı alt bendi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2023/5096, K. 2024/7344, 10 Ekim 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama