KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2023/5101 E., 2024/6721 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 24 Eylül 2024
- Mahkemesi
- Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2021/490 Esas, 2023/1347 Karar
- Hüküm
- Esastan ret
- İlk derece mahkemesi
- Antalya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Sayısı
- 2019/649 E., 2020/701 K.
Karar Metni
919 kelime·5 dk okuma·6 bölüm
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacı banka ile davalı arasında 08.04.2016 tarihli genel kredi sözleşmesi imzalandığını, davalıya sözleşmeye istinaden kullanılan kredinin geri ödeme koşullarına uyulmaması ve borcun zamanında ödenmemesi nedeniyle davalıya hesap kat ihtarnamesi gönderildiğini; herhangi bir ödeme yapılmaması üzerine davalı aleyhine icra takibine geçildiğini, davalının takibe, borca, faize ve fer’ilerine itiraz ederek takibi durdurduğuna dair davalının itirazının takibi sürüncemede bırakmaya ve davacı bankanın alacağının tahsilini engellemeye yönelik olduğunu ileri sürerek davalı itirazının iptali ile takibin devamına ve kötü niyetli olarak icra takibine yapılan itiraz nedeniyle % 20’den az olmamak kaydıyla icra inkar tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; bankaya böyle bir borcu olmadığını, dava konusu kredi sözleşmesinde yer alan kredi miktarı kısmı ile diğer doldurulan kısımlarda yer alan yazı tipinin davalının eli ürünü olmadığının bilirkişi incelemesi neticesinde ortaya çıkacağını, imzanın ise mevduat hesabı açılmak üzere yapılan başvuru sırasında imzalattırılan bir takım evraklar arasında bulunduğunun tahmin edildiğini, davalının kredi başvurusu için görüştüğü ve kendisine birtakım evraklar imzalatan banka görevlisi ... ...’un Antalya 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 2018/570 E. sayılı dosyasında,
aynı fiilleri başka şahıslara karşı da gerçekleştirdiğinden bahisle tutuklu olarak yargılandığını, ilgili şahsın benzer işlemleri birçok defa gerçekleştirdiği ve bu suretle hem banka müşterilerini hem de bankayı zarara uğrattığının açık olduğunu, bu hususta savcılık soruşturmasının da bulunduğunu belirterek davalının davacı bankaya herhangi bir borcu olmaması sebebiyle davanın reddine, kötü niyetli olarak icra takibi başlatan ve itirazın iptali davası açan davacı banka aleyhine %20’den az olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesince, davacı ile davalı arasında 08.04.2016 tarihli genel kredi sözleşmesi imzalandığı, sözleşme uyarınca davalıya kredi tahsis edilerek ödemesinin yapıldığı, davalı tarafından kredinin ilk iki taksidinin ödendiği, sonrasında ödeme yapılmadığı, banka tarafından kat davalıya kat ihtarnamesi gönderildiği, ihtarname tebliğine rağmen verilen süre içerisinde ödeme yapılmadığı, her ne kadar davalı vekili tarafından sözleşmenin imzalanması sırasında davalının iradesinin sakatlandığı ileri sürülmüş ise de; gerek bankanın krediyi ödeme dekontundaki imzanın davalıya ait olması,
gerek iki taksidin ödenmiş olması ve davalının bildirdiği banka görevlisi hakkındaki C.Başsavcılığı soruşturma dosyası ve ağır ceza mahkemesi dava dosyasında davalının kredisine ilişkin herhangi bir dava veya soruşturma bulunmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile davalının Antalya 11. İcra Müdürlüğünün 2019/7374 E. sayılı dosyasına yönelik itirazının kısmen iptaline, takibin 296.723,74 TL asıl alacak, 7.754,79 TL işlemiş faiz, 387,74 TL BSMV, 123,90 TL ihtiyati haciz masrafı,
606,00 TL ihtiyati haciz vekalet ücreti olmak üzere toplam 305.596,17 TL alacak üzerinden ve takipten itibaren asıl alacağa yıllık % 31.85 oranında temerrüt faizi ve faizin % 5 i BSMV uygulanmak suretiyle devamına, fazlaya ilişkin talebin reddine, haksız itiraz edilen 296.723,74 TL alacağın takdiren % 20'si oranında inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince istinaf edilmiştir.
IV. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
Bölge Adliye Mahkemesince, İlk Derece Mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı, alınan bilirkişi raporunun hesap hareketleri ile kat ihtarnamesine uygun olduğu, dayanak ceza dosyasına konu kredilerin eldeki itirazın iptali davasına konu krediyi içermediği gerekçesiyle taraf vekillerinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiş, karar taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ İNCELEMESİ
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, itirazın iptali istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk 1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri. 2. 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 67 nci maddesi.
3. Değerlendirme
1.Miktar veya değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Kanun'un 362 nci maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366 ncı maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352 nci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir. Dosya içeriğine göre, dava konusu edilen miktar 317.441,95 TL'dir. İlk Derece Mahkemesince reddedilen ve davacı vekilince temyize konu edilen toplam miktar 11.845,78 TL olup Bölge Adliye Mahkemesinin karar tarihi itibari ile kesinlik sınırı olan 238.730,00 TL’nin altında kaldığından davacı vekilinin temyiz isteminin miktardan reddine karar vermek gerekmiştir.
2.Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Kanun'un 353 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin (1) numaralı alt bendi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından davalı vekilinin temyiz itirazının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2023/5101, K. 2024/6721, 24 Eylül 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama