KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2023/5201 E., 2024/6974 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 1 Ekim 2024
- Mahkemesi
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2021/803 Esas, 2023/763 Karar
- Hüküm
- Esastan ret
- İlk derece mahkemesi
- Ankara 4. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
836 kelime·4 dk okuma·6 bölüm
Taraflar arasındaki TÜRKPATENT Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) kararının iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalılar vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
I. DAVA
Davacı vekili, müvekkilinin “...” ibareli markanın 05. sınıfta yer alan mallar bakımından tescili için başvuru yapıldığını, davalı şirketin itirazı üzerine başvuru kapsamından 05. sınıfta yer alan “İnsan ve hayvan sağlığı için ilaçlar, tıbbi ve veterinerlik amaçlı kimyasal radyoaktif maddeler, ilaç ihtiva eden kozmetikler.
Tıbbi ve veterinerlik amaçlı kullanıma uygun diyetetik maddeler; insan ve hayvanlar için diyet takviyeleri, gıda (besin) takviyeleri; zayıflama amaçlı tıbbi müstahzarlar; bebek mamaları; tıbbi amaçlı bitkiler ve tıbbi amaçlı bitkisel içecekler.
Dezenfektanlar, antiseptikler, tıbbi amaçlı deterjanlar, ilaçlı sabunlar, dezenfekte edici sabunlar, antibakteriyel el losyonları” mallarının başvuru kapsamından çıkartıldığını, müvekkil şirketin ve markalarının ulusal olarak tanınmış olduğunu, "..." markasının isminin içeriğinde yer alan Afrika sardunyası bitkisinin bilimsel adı olan "pelargonium sidoides" ve bu bitkinin kökünün adı olan "umckaloabo" kelimelerinden türetildiğini, "umckaloabo" kelimesinin Zulu dilinden geldiğini, itiraza mesnet “Pelumm” ibaresinin temelini müvekkilinin ürettiği ürünün bileşenindeki bitkiden aldığını, markanın "Pell" kısmının "pelargonium sidoides"tan,
"umm" kısmının ise "umckaloabo" kelimesinden türetildiğini, dolayısıyla redde mesnet gösterilen markanın zayıf bir marka olduğunu, müvekkilinin “...” markasının davalının markasından farklı olduğunu, içeriğini oluşturan maddeleri anımsattığını, taraf markaları arasında iltibas ihtimalinin bulunmadığını ileri sürerek, YİDK'nın 2019-M-5418 sayılı kararının iptaline ve müvekkili markasının tesciline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı Türk Patent ve Marka Kurumu vekili cevap dilekçesinde; müvekkili kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
2.Diğer davalı şirket vekili cevap dilekçesinde; davaya konu olan markanın “ocean” ve “...” ibarelerinden oluştuğunu, 05. sınıfta yer alan mallar bakımından “ocean” ibaresinin ayırt ediciliğinin bulunmadığını, Türkçe "okyanus" anlamına gelen “ocean” ibaresinin okyanus suyunun nazal dekonjestan ilaç olarak kullanılması nedeniyle ayırt ediciliğinin bulunmadığını, markaların ilk 5 harfinin ve iki hecesinin de birebir aynı olduğunu, markanın sonuna 3 harf eklenmesinin benzerliği ortadan kaldırmadığını, davacının müvekkili firmaya ait “Pelumm” markası ile ... İlaç San. ve Tic. A.Ş.ye ait “Umca” ibaresini birleştirerek “...” ismini tescil ettirmekle kötü niyetli olduğunu savunarak, davanın reddini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesince, davacının "..." ibareli başvuru markası ile davalı firmanın "Pelumm" ibareli markası arasında biçim, düzenleme ve tertip tarzı itibariyle görsel, sescil ve anlamsal olarak hedef kitle olan tüketicileri iltibasa düşürecek derecede bir benzerlik bulunmadığı,
işin uzmanı yahut dikkatli kişilerden oluşmayan, makûl düzeyde bilgilendirilmiş, marka ve başvuru konusu işareti aynı anda görüp detaylarını karşılaştırma olanağı bulunmayan, daha önce görüp yararlandığı markanın aşağı yukarı net anısının tesirinde olan ortalama düzeydeki alıcı kitlesi ile davaya konu markanın kapsamından çıkarılan malların hitap edeceği sağlık alanındaki hedef kitle açısından dava konusu 5. sınıftaki mallar için ayırdığı satın alma süresi içinde, davacının başvuru markasını gördüğünde derhal ve hiç düşünmeden davalıya ait "Pelumm" ibareli markasından farklı bir marka olduğunu algılayabileceği,
diğer bir anlatımla dava konusu 5. sınıftaki mallar için davalının "Pelumm" ibareli markalı ürünü satın almak isterken davacının "..." ibareli markalı malı satın almak şeklinde bir yanılgı yaşamayacağı, ortalama düzeydeki tüketici kesimi ve davaya konu markanın kapsamından çıkarılan malların hitap edeceği sağlık alanındaki hedef kitle açısından taraf markaları arasında işletmesel bağ olduğu ya da idari ve ekonomik anlamda birbirine bağlı işletmelere ait markalar algısının da oluşmayacağı, taraf markaları arasında SMK'nın 6/1 inci maddesindeki iltibas-benzerlik-karıştırılma ihtimali koşulunun oluşmadığı gerekçesiyle, davanın kabulüne,
YİDK'nın 2019-M-5418 sayılı kararının bu davanın tarafları yönünden iptaline karar verilmiştir. Hüküm davalılar vekillerince istinaf edilmiştir.
IV. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
Bölge Adliye Mahkemesince, istinaf edilen ilk derece mahkemesi kararının usul ve kanuna uygun olduğu gerekçesiyle davalılar vekillerince yapılan istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir. Karar davalılar vekillerince temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ İNCELEMESİ
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, YİDK marka kararı iptali istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2.6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu 6/1 maddesi.
3. Değerlendirme Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Kanun'un 353 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin (1) numaralı alt bendi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2023/5201, K. 2024/6974, 1 Ekim 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama