KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2023/5519 E., 2024/2365 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 25 Mart 2024
- İncelenen kararın mahkemesi
- Konya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2022/388 Esas, 2022/1382 Karar
- Davacılar
- 1. ...
Karar Metni
533 kelime·3 dk okuma·3 bölüm
2. ... vekilleri Avukat ...
DAVALILAR
1. Bera Holding A.Ş. vekili Avukat ... 2. ... Tereke Temsilcisi ...
HÜKÜM
Karar verilmesine yer olmadığına
KARAR DÜZELTME İSTEYEN
Davacılar vekili
Taraflar arasındaki ortaklık ilişkisi kurulmadığının tespiti ve alacak davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı şirket vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak yeniden hüküm kurulmak suretiyle dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararının davacılar vekili ve davalı şirket tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairemizin 22.05.2023 tarih, 2023/1418 E. ve 2023/3115 K. sayılı kararıyla Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar verilmiştir.
Davalı vekili tarafından kararın düzeltilmesi istenilmiş olmakla; yapılan ön inceleme sonucunda gereği düşünüldü:
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nda, 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'ndan farklı olarak kanun yolları arasında karar düzeltme müessesesine yer verilmemiştir.
Yukarıda belirtilen yasal düzenlemeler kapsamında, Yargıtay kararlarına karşı tarafların karar düzeltme hakkı bulunmadığından davacılar vekilinin karar düzeltme dilekçesinin reddi gerekir.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununda, İstinaf ve Temyiz olma üzere iki olağan kanun yolu öngörülmüştür. Mülga 1086 sayılı HUMK’da düzenlenen Karar Düzeltme müessesine ise yer verilmemiştir. Buna rağmen birçok birçok dosyanın, varolmayan bu yöntem üzerinden yeniden Yargıtay’a gönderildiği sıklıkla karşılaşılan bir durumdur.
Hak arama hürriyeti veyahut mahkemeye erişim hakkı kapsamında Dairemize intikal ettirilen bu tür dosyalar, Dairemiz esasına kaydedilmekle; müteakiben gelen birçok dosyanın, temyiz inceleme sırasını ötelemenin yanı sıra, kararın kesinleşme sürecini de akamete uğratarak; lehine karar verilen tarafı da mağdur etmektedir.
“Dürüst Davranma” başlıklı TMK’nun 2 maddesi “herkes, haklarını kullanırken ve borçlarını yerine getirirken dürüstlük kurallarına uymak zorundadır” hükmünü amirdir. Dolayısıyla Bölge Adliye Mahkemelerinin fiilen devreye girmesinden sonra istinaf ve temyiz denetiminden geçen bir kararın her ne ad altında olursa olsun yeniden Yargıtay gündemine taşınması kötüniyetli kanun yolu başvurusu addedilip, talep reddinin yanısıra, para cezası tayinini de gerektirir.
Tartışmalar esnasında; “karar düzeltme ve buna bağlı kötüniyetli başvuruyla ilgili bir yaptırım düzenlenmediğinden disiplin para cezası tayininin” kanunilik ilkesine aykırı olup olmadığı değerlendirilmesi de yapılmıştır.
Neticede, olağan kanun yollarından olan temyiz ve istinaf taleplerinin kötüniyetli yapılması halinde bile ceza öngören kanun koyucunun, kanunda hiç yer almayan “karar düzeltme” yoluna özel yaptırım getirmemiş olmasının yegane sebebinin müessesenin kanun metninde yer almamasından kaynaklandığı sonucuna varılmıştır. Doğal olarak kanun metinleri, bünyesinde düzenleyip tarif ettiği hususlara ilişkin düzenlemeler içerir.
Dolayısıyla kanunda hiç yer almayan ve dolayısıyla kötüniyetin en bariz şekilde tezahür ettiği bu halin yaptırımdan muaf tutulduğu sonucuna varmanın kanunun özü ve ruhuyla bağdaşmayacağı izahten varestedir.
O halde, kötüniyetle istinaf yoluna başvurmaya dair HMK’nın 351 inci ve kötüniyetle temyiz başlıklı HMK’nın 368 inci maddelerinin atıfta bulunduğu HMK’nın 329 uncu madde metninin özünde, mahkemeye erişim hakkının kötüye kullanıldığı tüm halleri kapsadığı kanaatine varılmakla; haksız ve yersiz talep reddinin yanısıra disiplin para cezasını içeren aşağıdaki hükmün tesisi yoluna gidilmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2023/5519, K. 2024/2365, 25 Mart 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama