KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2023/5557 E., 2024/7470 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 22 Ekim 2024
- Mahkemesi
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2020/646 Esas, 2023/158 Karar
- Hüküm
- Başvurunun esastan reddi
- İlk derece mahkemesi
- Ankara 6. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Sayısı
- 2017/163 E., 2020/192 K.
Karar Metni
479 kelime·2 dk okuma·6 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
I. DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde; müvekkili ... Yapı Taahhüt İnş. A.Ş.- ... Mühendislik Mimarlık İnş. Emlak Nakliyat Maden. San. ve Tic. A.Ş. iş ortaklığı ile davalı arasında Yusufeli İlçesi Yeniden Yerleşim Yeri Altyapı Çalışmaları işine ilişkin alt yüklenici sözleşmesinin imzalandığını, avans olarak diğer müvekkili ... İnşaat Taah. Petrol Nakliyat Turz. İşl. Sanayi ve Tic. Ltd. Şti'ne ait dava konusu 400.000,00 TL bedelli 5 adet çekin davalıya verildiğini, davalının yükümlülüklerini yerine getirmediğini, işi tamamlamadan şantiyeyi terk ettiğini, bunun üzerine müvekkili iş ortaklığının sözleşmeyi haklı sebeple feshettiğini, çeklerin bedelsiz olduğunu ileri sürerek müvekkillerinin davaya konu çekler nedeniyle davalıya borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı cevap dilekçesi sunmamıştır.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesince, çekin, bir ödeme aracı olup, çeklerin mevcut bir borcun ödenmesi amacıyla verildiği yolunda yasal karinenin mevcut olduğu, bu durumda, davacının söz konusu çekleri mevcut bir borcun ödenmesi amacıyla verdiğinin kabulü gerektiği, yasal karinenin aksinin yani çekin borç ödenmesinden başka bir amaçla verildiğinin, bedelsiz bir avans çeki olduğunu iddia eden davacı tarafın bunu kesin delillerle ispatlaması gerektiği, davacının bu kapsamda kesin delil sunamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, karar, davacılar vekili tarafından istinaf edilmiştir.
IV. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
Bölge Adliye Mahkemesince, mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davacılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, karar, davacılar vekilince temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ İNCELEMESİ
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, menfi tespit istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk 1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri ve aynı Kanun'un 180 inci maddesi.
2. 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun (2004 sayılı Kanun) 72 inci maddesi.
3. Değerlendirme Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Kanun'un 353 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin (1) numaralı alt bendi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2023/5557, K. 2024/7470, 22 Ekim 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama