KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2023/5655 E., 2024/7294 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 9 Ekim 2024
- Mahkemesi
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2021/932 Esas, 2023/911 Karar
- Hüküm
- Davanın kısmen kabulü
- İlk derece mahkemesi
- Ankara 5. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2019/244 E., 2020/295 K.
Karar Metni
1.269 kelime·6 dk okuma·7 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili ile davalı kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili şirketin faaliyete başladığı 1991 yılından beri “...” markası ile tv yayıncılığı yaptığını ve bu markası ile tanındığını, müvekkilinin başta “... tv” markası olmak üzere “...” unsurunu ihtiva eden çok sayıda markasının bulunduğunu, davalı Şirketin ise 2018/21471 sayılı "...+şekil" ibareli marka başvurusunu yaptığını, müvekkilince bu başvuruya yapılan itirazın davalı Kurum tarafından kısmen kabul kısmen reddedildiğini, müvekkili şirketin “...” markasının tanınmış marka niteliğinde olduğunu, bu ibareyi içerir bir seri marka ailesi bulunduğunu,
davalı şirketçe gerçekleştirilen başvuruya yönelik karıştırılma ihtimalinde müvekkilinin tanınmış marka olduğunun da göz önüne alınması gerektiğini ve müvekkili markalarının 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (6769 sayılı Kanun) 6 ncı maddesinin beşinci fıkrası uyarınca korunması gerektiğini, tüketicinin dava konusu markayı müvekkili markalarının devamı olarak algılayacağını, bu nedenle işaretler arasında karıştırılma ihtimalinin olduğunu, ayrıca müvekkilinin markalarında yer alan renkli ve çiçek görünümündeki şeklin, davalı tarafından renk ve bütünsel şekil olarak aynen kullanılmasının,
müvekkili markasının tanınmışlığından yararlanma amacı güdüldüğünü ortaya koyduğunu, müvekkili markalarının tescilli olduğu 38. ve 41. sınıf hizmetlerin de yine 35. sınıftaki dava konusu marka ile benzer nitelikte olduğunu, müvekkilinin aynı zamanda www.....com.tr alan adının sahibi bulunduğunu, dolayısıyla bu alan adına dayalı olarak da üstün hakkının olduğunu, dava konusu markanın “...” ibaresinin tescil edilmesi halinde bu ibarenin alan adı olarak kullanımı olanağının doğacağını ve bu durumun davalı lehine haksız rekabet doğuracağını, başvuru sahibinin kötü niyetli olduğunu ileri sürerek,
2019-M-7489 sayılı YİDK kararının iptaline ve dava konusu 2018/21471 sayılı markanın tescili halinde hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı TÜRKPATENT vekili cevap dilekçesinde; Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu, başvuru kapsamında kalan hizmetler yönünden taraf markaları arasında karıştırılma tehlikesinin olmadığını, davacının diğer iddialarının da yerinde bulunmadığını savunarak, davanın reddini talep etmiştir.
2.Davalı Şirket vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin İstanbul’da birçok şubesi bulunan “... hipermarketleri” zincirinin sahibi olduğunu, uzun yıllardır gıda sektöründe faaliyet gösterdiğini, davacı şirketin televizyonda yayınlamak üzere içerik ürettiğini, her hangi bir market ürünü üretimi ve satışının mevcut olmadığını, davacı şirketin 35. sınıf emtia için aldığı bu markalarına dayalı itirazları sonucunda zaten benzer görülen emtianın Markalar Dairesi Başkanlığınca, başvuru kapsamından çıkartıldığını, davacının tanınmışlığının “televizyon yayın hizmetleri” alanında mevcut olduğunu,
ayrıca davacı şirketin www.....com.tr alan adının sahibi olduğu iddiasının yerinde bulunmadığını, davacının alan adının www.showtv.com.tr şeklinde olduğunu, www.....com.tr alan adında içeriğe dair hiçbir bilginin çıkmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesince, dava konusu 2018/21471 sayılı markanın koruma kapsamı altında bulunan "Büro hizmetleri; sekreterlik hizmetleri, gazete aboneliği düzenleme hizmetleri, istatistiklerin derlenmesi, büro makinelerinin kiralanması hizmetleri, bilgisayar veri tabanlarındaki bilginin sistematik hale getirilmesi,
telefon cevaplama hizmetleri." ile davacıya ait 174908 sayılı markanın koruma kapsamı altında bulunan "İş idaresi, iş yönetimi, ofis fonksiyon hizmetleri.", 2006/37549, 2006/37553, 2006/37550, 2002/27660, 2007/47613 ve 2007/47614 sayılı markaların kapsamı altında bulunan "Dergi, kitap, gazete v.b. yayımlama hizmetleri.", 2013/100945, 2014/13276 ve 2016/06976 sayılı markaların kapsamı altında bulunan "Dergi, kitap, gazete v.b.gibi yayınların basıma hazır hale getirilmesi, okuyucuya ulaştırılmasına ilişkin hizmetler (global iletişim ağları vasıtasıyla anılan hizmetlerin sağlanması da dahil)." benzer nitelikte olduğu,
taraf markalarında "..." ibaresinin ön plana çıktığı, “...” şeklindeki yazımın dava konusu markaya yeterli ayırt edicilik sağlamadığı, SMK m.6/1 hükmü bağlamında iltibas tehlikesinin yalnızca "Büro hizmetleri; sekreterlik hizmetleri, gazete aboneliği düzenleme hizmetleri, istatistiklerin derlenmesi, büro makinelerinin kiralanması hizmetleri, bilgisayar veri tabanlarındaki bilginin sistematik hale getirilmesi, telefon cevaplama hizmetleri." bakımından mevcut olduğu, başvurudaki sair hizmetler bakımından ise bir iltibas ihtimalinin bulunmadığı,
davacının tanınmışlığının markalarının genelinde yer alan “televizyon programları ve yayın hizmetleri” alanında mevcut olduğunun kabul edilebileceği, uyuşmazlık konusu marka kapsamında yer alan ve yukarıda iltibas tehlikesi bulunmadığı belirtilen hizmetlerin ise davacı yanın tanınmışlığı bulunan hizmetler ile bir ilişkisinin bulunmadığı, davalının tescil ettirmek istediği işaretin davacı yanın markasının tanınmışlığından yararlanma amacını taşıdığının ortaya konulamadığı,
işaretin tesciline izin verilmesinin davacı markasının tanınmışlığının bulunduğu sektör veya bu sektör ile doğrudan bağlantılı mal ve hizmetler bakımından davacı markasının sulanması, ayırt ediciliğinin zayıflaması ihtimalini doğurmayacağı, farklı mal ve hizmet grupları için “...” ibaresinin zaten yaygın kullanımı bulunan bir kelime olması nedeniyle, davacı yanın markasının ayırt edici gücü yüksek nitelikte olan orijinal, yaratılmış, soyut nitelikteki işaretler kadar geniş bir korumadan yararlanmasının mümkün olmadığı, dolayısı ile tanınmışlık temelli bir tescil engelinin somut olayda mevcut olmadığı,
dava konusu marka kapsamındaki hizmet sınıfından tamamen farklı nitelikteki bu hizmetlerdeki faaliyetleri gösterir ilgili alan adından kaynaklı olarak davacı yanın üstün bir hakkınının bulunmadığı, davaya konu marka ile itiraza mesnet markaların bir kısmının, bir kısım hizmetler bakımından iltibas tehlikesi oluşturacak derecede benzer olmalarının haricinde davalı şirketin kötüniyetle hareket ettiğini gösterir somut olgu ileri sürülmediğinden kötüniyet iddiasına dayalı istemlerin yerinde bulunmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, "Büro hizmetleri;
sekreterlik hizmetleri, gazete aboneliği düzenleme hizmetleri, istatistiklerin derlenmesi, büro makinelerinin kiralanması hizmetleri, bilgisayar veri tabanlarındaki bilginin sistematik hale getirilmesi, telefon cevaplama hizmetleri." hizmetleri bakımından 2019-M-7489 sayılı YİDK kararının iptaline, fazlaya ilişkin istemin reddine, davalı şirkete ait 2018/21471 sayılı markanın "Büro hizmetleri; sekreterlik hizmetleri, gazete aboneliği düzenleme hizmetleri, istatistiklerin derlenmesi, büro makinelerinin kiralanması hizmetleri, bilgisayar veri tabanlarındaki bilginin sistematik hale getirilmesi,
telefon cevaplama hizmetleri." hizmetleri bakımından hükümsüzlüğüne, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince ve davalı TÜRKPATENT vekilince istinaf edilmiştir.
IV. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
Bölge Adliye Mahkemesince, mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, "...+şekil" ibareli başvuru ile davacının itirazına mesnet "..." asıl unsurlu markalar arasında, başvuru kapsamında yer alan 35/2. sınıftaki "Büro hizmetleri; sekreterlik hizmetleri, gazete aboneliği düzenleme hizmetleri, istatistiklerin derlenmesi, büro makinelerinin kiralanması hizmetleri, bilgisayar veri tabanlarındaki bilginin sistematik hale getirilmesi,
telefon cevaplama hizmetleri." yönünden 6769 sayılı SMK'nın 6/1 maddesi anlamında ortalama alıcılar nezdinde görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları genel izlenim itibariyle ilişkilendirilme ihtimalini de içerecek şekilde iltibas tehlikesinin bulunduğu, zira taraf markalarının asli unsurlarının "..." ibaresinden oluştuğu ve başvuruya yeterli ayırt ediciliğin sağlanmadığı, yukarıda belirtilen hizmetler dışında başvuru kapsamında kalan diğer hizmetler yönünden emtia benzerliğine ilişkin koşulun gerçekleşmediği ve bu itibarla SMK'nın 6/1 maddesi koşullarının farklı hizmetler yönünden oluşmadığı,
"..." ibaresinin ayırt edicilik seviyesi, davacı markasının tanınmış olduğu sektör ile dava konusu başvuru kapsamında kalan hizmetler arasında hiçbir ilişki olmaması hususları birlikte değerlendirildiğinde SMK'nın 6/5 maddesi koşullarının somut olayda bulunmadığı, dava konusu başvurunun kötü niyetli yapıldığının ispat edilemediği gerekçesiyle davacı vekilinin ve davalı TÜRKPATENT vekilinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiş, karar davacı vekilince ve davalı TÜRKPATENT vekilince temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ İNCELEMESİ
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, YİDK kararının iptali ve marka hükümsüzlüğü istemlerine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk 1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2. 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (6769 sayılı Kanun) 6 ncı maddesi.
3. Değerlendirme Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Kanun'un 353 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin (1) numaralı alt bendi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
DAVACI VE DAVALI KURUM'DAN AYRI AYRI
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2023/5655, K. 2024/7294, 9 Ekim 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama