KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2023/5668 E., 2024/7399 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 21 Ekim 2024
- Mahkemesi
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2021/639 Esas, 2023/779 Karar
- Hüküm
- Esastan ret
- İlk derece mahkemesi
- Ankara 5. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2019/428 E., 2020/382 K.
Karar Metni
735 kelime·4 dk okuma·6 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde, müvekkilinin Düzce'de oto ekspertiz hizmeti alanında faaliyet gösterdiğini, 31.12.2015 tarihinde "... EKSPERTİZ" ibaresini 2015/110388 numaralı marka ile tescil ettirdiğini ve bu markayı aktif şekilde kullandığını, sanal dünyada da www.youtube.com isimli sitede ... Oto Ekspertiz isimli bir kanalı mevcut olduğunu, davalının müvekkili ile aynı faaliyeti gösterdiğini, " ...
Oto Ekspertiz" ibaresini tescilli markasıymış gibi kullandığını, bu kullanımın tüketiciler nezdinde iltibas yaratacak nitelikte olduğunu, davalının aynı ibareyi müvekkilinin izni olmaksızın kendi mal ve hizmetlerinde kullandığını ileri sürerek tecavüzün ref'ini, 1.000,00 TL maddi ve 10.000,00 TL manevi tazminatın marka tescil tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak müvekkiline verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı cevap vermemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesince, mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacıya ait 2015/110388 sayılı markanın "... EKSPERTİZ" ibaresinden oluştuğu, markanın 42. sınıfta yer alan hizmetler bakımından tescilli olduğu, davalının markasal kullanımlarına konu olan " ... OTO EKSPERTİZ" ibaresinin davacıya ait 2015/110388 sayılı "...
EKSPERTİZ" ibareli markası ile ayırt edilemeyecek derecede benzer olduğu, davacı markası ile davalı markasal kullanımı arasında iltibas tehlikesi bulunduğundan, davacıya ait marka hakkının davalı tarafından ihlal edildiği, her ne kadar SMK m.151/2-b bendi uyarınca davacı tarafın maddi tazminat istemi bedel olarak belirlenememişse de, 6098 sayılı TBK m.50/2 hükmüne göre zararın miktarının hakkaniyete uygun olarak belirlenebileceği, davacı tarafın maddi tazminat olarak 1.000,00 TL istemde bulunduğu,
söz konusu bedel miktarının ihlale konu zaman aralığı, ihlalin niteliği, tarafların durumu ve TMK m.4 hükmünde yer alan hak ve nesafet ilkelerine göre ve nihayetinde TBK 50/2 hükmünün amacı doğrultusunda uygun olduğu, SMK m.149/1-ç bendi uyarınca;
marka hakkı ihlal edilen hak sahibi, manevi zararının tazmin edilmesini talep edebileceği, tarafların mali, sosyal ve ekonomik durumları, ihlale konu eylemin niteliği ve niceliği, tarafların kusur durumu, sıfatları, işgal ettikleri makam ve 4721 sayılı Kanun'un 4 üncü maddesi hükmünde ifadesini bulan hak ve nesafet ilkesi birlikte değerlendirildiğinde 1.000,00 TL manevi tazminatın uygun olduğu gerekçesi ile davanın kısmen kabulü ile davalının, davacıya ait 2015/110388 sayılı marka hakkını ihlâl eden eylemlerinin ref'ine,
1.000,00 TL maddi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 1.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiş, hüküm davalı vekilince istinaf edilmiştir.
IV. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
Bölge Adliye Mahkemesince, mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, davacıya ait 2015/110388 sayılı "... EKSPERTİZ" ibareli marka ile davalının " ...
OTO EKSPERTİZ" ibareli marka kullanımı arasında, marka kapması ile kullanımının aynı sınıfta bulunması karşısında iltibas bulunduğu, dikkatli ve ihtiyatlı ortalama tüketici kesimi bu markayı davacıya ait marka zannedebileceği, davalı kullanımının davacıya ait marka hakkını ihlal ettiği, dosya kapsamında zararın tam olarak belirlenememiş olması karşısında Türk Borçlar Kanunu'nun 50/2. hükmüne göre zararın miktarının hakkaniyete uygun olarak belirlenebileceği, hükmedilen tazminat miktarlarının dosya kapsamı ile uyumlu bulunduğu anlaşılmakla, davalı vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine karar verilmiş,
karar davalı vekilince temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ İNCELEMESİ
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, marka hakkına tecavüzün ref'i, maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk 1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 50/2 maddesi.
3.6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu 149/1-ç ,151/2-b maddeleri.
3. Değerlendirme Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Kanun'un 353 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin (1) numaralı alt bendi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2023/5668, K. 2024/7399, 21 Ekim 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama