KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2023/5767 E., 2024/7482 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 23 Ekim 2024
- Mahkemesi
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20.Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2021/933 Esas, 2023/878 Karar
- Hüküm
- Esastan ret
- İlk derece mahkemesi
- Ankara 5. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2019/447 E., 2020/210 K.
Karar Metni
696 kelime·3 dk okuma·6 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, Yargıtayca duruşma istemli olarak davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne, dava, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin ikinci fıkrası gereğince miktar veya değer söz konusu olmaksızın duruşmalı olarak incelenmesi gereken dava ve işlerin dışında bulunduğundan duruşma isteğinin reddine karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 2019/19478 sayılı "..." ibareli markanın tescili için davalı Kuruma başvurduğunu, başvurusunun, Markalar Dairesi Başkanlığı tarafından 2011/75479 sayılı "..." ibareli markaya dayalı olarak 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (6769 sayılı Kanun) 5/1-ç maddesi uyarınca reddedildiğini, müvekkilinin bu karara itirazının ise Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) tarafından reddedildiğini, müvekkili şirketin, "..." markasının gerçek hak sahibi olduğunu ve markasını 1996 yılından beri aktif olarak kullandığını,
müvekkili şirket markasında redde dayanak markadan farklı olarak harfler arasında nokta olmasının yanında harflerin, grafiti algısı yaratacak şekilde oluşturulduğunu, başvuru markası ile redde dayanak gösterilen marka arasında 6769 sayılı Kanun'un 5/1-ç maddesi anlamında benzerlik bulunmadığını ileri sürerek dava konusu YİDK kararının iptaline ve marka tescil işlemlerine devam edilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı vekili cevap dilekçesinde; Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu, başvuru ile redde mesnet marka arasında ayırt edilemeyecek derecede benzerlik bulunduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
2.Diğer davalı, davaya cevap vermemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesince, dava konusu marka başvurusu kapsamındaki mallarla redde mesnet markanın kapsamındaki malların aynı-aynı tür emtia oldukları, markaların ayırt edilemeyecek derecede benzer oldukları, "..." ibaresinde bulunan nokta işaretlerinin ayırt edilemeyecek derecede benzerliği ortadan kaldırmaya yeterli bulunmadığı,
her ne kadar davacı taraf, davaya konu marka başvurusu bakımından müvekkilinin gerçek hak sahibi olduğunu iddia etse de davacının gerçek hak sahibi olduğundan bahisle 6769 sayılı Kanun'un 5/1-ç hükmünde düzenlenen tescil engelinin aşılacağından söz edilemeyeceği, işbu davada redde mesnet marka sahibi davalı şirketin pasif husumet ehliyeti bulunmadığı gerekçesiyle davalı ...
İlaç Kimya Gıda Ürünleri Üretim ve Ticaret A.Ş.'ye yöneltilen davanın pasif husumet yokluğu nedeni ile reddine, diğer davalı yönünden davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince istinaf edilmiştir.
IV. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
Bölge Adliye Mahkemesince, 6769 sayılı Kanun'un 5/1-ç maddesi hükmünün uygulanabilmesi için markalar arasındaki benzerliğin iltibasa yol açacağının ayrıca inceleme yapılmasını gereksiz kılacak derecede güçlü ve açık olmasının gerektiği, buna göre "..." ibareli dava konusu başvuru ile redde mesnet "..." ibareli marka arasında bu anlamda bir benzerliğin bulunduğu, zira markalar arasındaki tek farklılığın, dava konusu başvuruda harflerin arasına "." işaretinin konulmasından kaynaklandığı ve bu farklılığın, dava konusu başvuruya yeterli ayırt ediciliği sağlamadığı,
davanın YİDK kararının verildiği tarihteki hukuki duruma göre değerlendirilmesi gerektiği, somut olayda da dava konusu YİDK kararının verildiği tarih itibariyle redde mesnet markanın hüküm ifade ettiği, bu itibarla markanın iptali için açılan davanın sonucunun beklenmesinin mümkün olmadığı, gerçek hak sahipliğinin ancak marka başvurusuna itiraz hakkı verip, tescilli bir markanın varlığına rağmen o markanın benzerini tescil hakkı sağlamadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, karar davacı vekilince temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ İNCELEMESİ
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, YİDK kararının iptali istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk 1.6100 sayılı Kanun’un 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2.6769 sayılı Kanun'un 5 inci maddesinin birinci fıkrasının (ç) bendi.
3. Değerlendirme Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Kanun'un 353 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin (1) numaralı alt bendi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2023/5767, K. 2024/7482, 23 Ekim 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama