İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /11. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 11. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2023/5804 K.2024/3437

Taraflar arasındaki asıl menfi tespit-birleşen alacak davasının bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda Mahkemece asıl dava yönünden yeniden karar verilmesine yer olmadığına birleşen dava yönünden davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Esas2023/5804Karar2024/3437Tarih30 Nisan 2024Okuma7 dk · 1.429 kelime

KÜNYE

11. Hukuk Dairesi 2023/5804 E., 2024/3437 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
30 Nisan 2024
Mahkemesi
Ticaret Mahkemesi
Sayısı
2022/243 Esas, 2023/217 Karar
Hüküm
Yeniden karar verilmesine yer olmadığına-kısmen kabul
Birleşen dava
Ankara 7. Asliye Ticaret Mahkemesi 2010/512 E.
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.429 kelime·7 dk okuma·13 bölüm

Taraflar arasındaki asıl menfi tespit-birleşen alacak davasının bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda Mahkemece asıl dava yönünden yeniden karar verilmesine yer olmadığına birleşen dava yönünden davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Mahkeme kararı, asıl davada davacılar-birleşen davada davalılar ... ve ... vekilleri ve birleşen davada davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

1.Asıl davada davacılar vekili dava dilekçesinde; müvekkillerinin lehine kefalet verdikleri dava dışı ... İnşaat Taahhüt ve Ticaret Ltd. Şti.'nin ortaklığından ayrıldıktan sonra davalı bankaya bildirimde bulunarak hisse devir tarihinden sonra kefaletten doğan sorumluluklarının bulunmadığının bildirildiğini, bu bildirime bankaca cevap verilmediği gibi, yeni krediler kullandırıldığını ileri sürerek müvekkillerinin borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep etmiştir.

2.Birleşen davada davacı vekili dava dilekçesinde, genel kredi sözleşmesinin kefili olan davalıların, ihtarnameye rağmen borçlarını ödemediklerini ileri sürerek 17.491.002.09 TL'nin %39 faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep etmiştir.

II. CEVAP

1.Asıl davada davalılar vekili cevap dilekçesinde; davacıların genel kredi sözleşmesini müşterek borçlu ve müteselsil kefil olarak imzaladıklarını, kredi sözleşmesinin süresiz olup, kefalet limiti dahilinde kullanılan kredilerden sorumlu olduklarını savunarak davanın reddini istemiştir.

2.Birleşen davada davalılar vekili cevap dilekçesinde; müvekkillerince açılan menfi tespit davası mevcut iken karşılık dava açmadan, ayrıca alacak davası açılmasının usule aykırı olduğunu, bu nedenle derdestlik itirazında bulunduklarını, esas yönünden ise kredi kullanan şirketteki paylarını devrettikten sonra müvekkillerinin bankaya bildirimde bulunarak kefili oldukları genel kredi sözleşmesine istinaden yeni kredi kullandırılmamasını talep etmelerine rağmen bankanın kredi kullandırmaya devam ettiğini, ayrıca dava dışı ...

İnşaat Taahhüt ve Ticaret Ltd. Şti.'nin gelir paylaşımı işinden doğan alacağını bankaya temlik etmesine rağmen temlik kapsamında kredi kapatmak yerine kredi kullanmaya devam ettiğini, kredi işlemleri nedeniyle hiçbir sorumlulukları bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.

III. MAHKEME KARARLARI, BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ

A. Mahkemece Verilen (İlk) Karar

Mahkemece 20.02.2014 tarih, 2009/820 E. ve 2014/101 K. sayılı kararı ile 13.12.2012 tarihi itibariyle işlemden kaldırılan asıl davanın 3 aylık yasal süre içerisinde yenilenmediği, birleşen dosya ile ilgili benimsenen 11.03.2013 tarihli asıl ve 12.12.2013 havale tarihli bilirkişi raporuna göre, dava dışı kredi borçlusu şirkete kullandırılan kredilerin eski borçların kapatılması için kullandırıldığı, buna ilişkin de yeni sözleşmeler yapıldığından, bu hususun yeni kredi kullandırması olarak kabul edilemeyeceği, kefillerin kefalet limiti dahilinde borçlarından sorumlu oldukları gerekçesiyle asıl davanın açılmamış sayılmasına, birleşen davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, hüküm birleşen dava davalıları vekili ve davalı-birleşen dosyada davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.

B. (Birinci) Bozma Kararı

Dairenin 16.06.2015 tarih, 2015/3779 E. ve 2015/8944 K. sayılı kararıyla kefil davacı-davalılar imzalarını taşıyan sözleşme ile kullandırılan kredinin ödendiğini, bankanın kredi borçlusu ile yeni kredi sözleşmesi imzalayarak ve yeni teminatlar alarak kullandırdığı krediden kendilerinin sorumlu olmadıklarını beyan ettiği, öncelikle banka alacağının davacıların imzasını taşıyan sözleşmeden mi, yoksa yeni kredi sözleşmelerinden mi doğduğunun tespiti için yeni bir bilirkişi kurulundan banka kayıtları üzerinde inceleme yapılıp, alınacak rapor çerçevesinde bir karar verilmesi gereğine işaret edilerek karar bozulmuştur.

C. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar

Mahkemenin 27.10.2017 tarih, 2016/677 E. ve 2017/672 K. sayılı kararı ile davacılar ... ve ... tarafından Türkiye Vakıflar Bankası Anonim Ortaklığı aleyhine açılan menfi tespit davasının açılmamış sayılmasına ilişkin kararının davalı Türkiye Vakıflar Bankası Anonim Ortaklığı ve Türkiye Vakıflar Bankası Ankara Kurumsal Şubesi tarafından temyiz edilmemekle kesinleştiği anlaşıldığından asıl dava hakkında yeniden karar verilmesine yer olmadığına, davalılar ... ve ...'un ortaklıktan ayrıldıkları ve ortak oldukları sırada imzaladıkları sözleşmeye dayanılarak çekilen kredilerin kapatıldığını,

davaya konu kredi borçlarının davalıların ortaklıktan ayrıldıkları tarihten sonra imzalanan sözleşmelere dayanılarak kullandırıldığını iddia etmişlerse de, banka ve şirket hesaplarında yapılan incelemelerde, dava dışı krediyi kullanan şirket ile birleşen davanın davacısı banka arasında yapılan 06.01.2006 tarihli sözleşmeye dayalı olarak kullandırılan kredilerin, davalıların şirket ortaklığından ayrıldığı tarihte kapatıldığı, daha sonra dava dışı şirket ile birleşen davacı banka arasında yeniden kredi sözleşmeleri yapıldığı ve spot, rotatif ve teminat mektubu şeklinde krediler kullanılmaya devam edildiği,

ancak davalıların şirket ortaklığından ayrılmaları ve ayrıldıkları tarihte daha önce imzaladıkları kredi sözleşmesine dayalı kredilerin sıfırlanması nedeniyle sonradan kullanılan bu kredilerin dava dışı şirket ile birleşen davanın davacısı banka arasında 08.03.2007 tarihinden sonra yapılan sözleşmelere dayanılarak kullanıldığı, birleşen davanın davalılar ... ve ...'un kefil olarak imzaladıkları 06.01.2006 tarihli kredi ile ilgisinin olmadığı,

sonradan çekilen kredilere kefil olmadıklarından bu borçlardan sorumlu olmadıkları gerekçesiyle birleşen davanın reddine karar verilmiş, karar asıl davada davalı/birleşen davada davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine karar Dairemizin 20.10.2020 tarih 2020/4783 E. ve 2020/4274 K. sayılı kararıyla onanmış, birleşen davada davacı vekili, bu kez karar düzeltme isteminde bulunmuştur.

D. (İkinci) Bozma Kararı

Dairemizin 02.03.2022 tarih, 2021/2901 E. ve 2022/1394 K. sayılı kararıyla, birleşen davada, davalıların kefil olduğu genel kredi sözleşmesi 06.01.2006 tarihli olup bundan sonraki tarihli sözleşmelerde kefaletleri bulunmadığı, bu sözleşme döneminde, 14.11.2006 düzenleme tarihli 300.000,00 TL’lik Emlak GYO adına teminat mektubu verildiğinin dosya içeriği ve bilirkişi raporları ile de sabit olduğu,

bu durumda bu teminat mektubunun davalıların kefil olduğu sözleşmeden önce yapılmış başka bir sözleşme olmadığı da dikkate alındığında düzenleme tarihi itibariyle davalıların kefil olduğu 06.01.2006 tarihli sözleşmeye istinaden verildiği ve mektubun birleşen dava tarihinden önce tazmin edildiği nazara alınarak davalıların sorumlu olduğu tutarın belirlenmesi gerekirken hükme esas alınan son bilirkişi raporunda bu teminat mektubunun düzenleme tarihinde hataya düşülerek davalıların sorumlu olmadığının tespitine yönündeki değerlendirme benimsenerek hüküm kurulmasının doğru olmadığından birleşen davada davacı vekilinin buna yönelik karar düzeltme

isteminin kabulü ile Dairemizin 20.01.2020 tarihli 2020/4783 E-2020/4274 K. sayılı onama ilamının kaldırılarak mahkeme hükmü birleşen davada davacı yararına bozulmuştur.

E. Mahkemece (İkinci) Bozmaya Uyularak Verilen Karar

Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile asıl davada davacılar ... ve ... tarafından Türkiye Vakıflar Bankası Anonim Ortaklığı aleyhine açılan menfi tespit davasının açılmamış sayılmasına ilişkin kararın davalı Türkiye Vakıflar Bankası Anonim Ortaklığı ve Türkiye Vakıflar Bankası Ankara Kurumsal Şubesi tarafından temyiz edilmemekle kesinleştiği anlaşıldığından asıl dava hakkında yeniden karar verilmesine yer olmadığına,

Yargıtay bozma ilamına uygun olarak düzenlenen bilirkişi heyeti ikinci ek raporuyla davalıların kefil olduğu genel kredi sözleşmesinin 06.01.2006 tarihli olup bundan sonraki tarihli sözleşmelerde kefaletleri bulunmadığı, bu sözleşme döneminde, 14.11.2006 düzenleme tarihli 300.000,00 TL’lik Emlak GYO adına teminat mektubu verildiğinin dosya içeriği ve bilirkişi raporları ile de sabit olduğu,

bu durumda bu teminat mektubunun davalıların kefil olduğu sözleşmeden önce yapılmış başka bir sözleşme olmadığı da dikkate alındığında düzenleme tarihi itibariyle davalıların kefil olduğu 06.01.2006 tarihli sözleşmeye istinaden verildiği ve mektubun birleşen dava tarihinden önce tazmin edildiği nazara alınarak davalıların sorumlu olduğu tutarın 300.000,00 TL olduğu gerekçesiyle birleşen davanın kısmen kabulüne, 300.000,00 TL alacağın birleşen dava tarihi olan 30.07.2010 tarihinden itibaren işleyecek %39 oranında temerrüt faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmiştir.

IV. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde asıl davada davacılar-birleşen davada davalılar ... ve ... vekilleri ve birleşen davada davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

1.Asıl davada davacılar-birleşen davada davalılar ... ve ... vekilleri temyiz dilekçesinde özetle; bilirkişilerce davalı banka genel müdürlüğü ve ilgili şubeleri nezdinde yerinde inceleme yapılmaksızın dava konusu uyuşmazlık kapsamında dava dosyasında mübrez genel kredi sözleşmeleri haricinde başkaca bir genel kredi sözleşmesinin mevcut olup olmadığı, asıl kredi borçlusu firmanın borçlarına mahsuben hangi tahsilatların yapıldığı belirlenmeden yapılan bilirkişi incelemesi ve bu incelemeye dayalı kurulan yerel Mahkeme kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek kararın bozulmasını istemiştir.

2.Birleşen davada davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; ... firması lehine 10.01.2007 tarihinde borçlu cari hesap (rotatif) şeklinde açılmış bulunan 6000094 numaralı kredi borcunun tamamen tasfiye edildiği yönündeki değerlendirmenin aksine, söz konusu kredinin 29.03.2007 tarihi itibariyle oluşmuş bulunan 8.060.000,00 TL’lik borç bakiyesinin de ... ve ...’un kefaleti kapsamında değerlendirilmesi gerektiğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, asıl davada davacıların, kefaletlerinin sona erdiği ve borçlu olmadıklarının tespiti, birleşen davada ise davalıların kefaletinin devam ettiği kredi sözleşmesi nedeniyle davacının alacak istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 222 nci maddesinin ikinci fıkrası, 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6098 sayılı Kanun'un 89 uncu maddesi, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 67 nci ve 72 nci maddeleri.

3. Değerlendirme Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, asıl davada davacılar-birleşen davada davalılar ... ve ... vekilleri ve birleşen davada davacı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

V. KARAR

Açıklanan sebeplerle; Asıl davada davacılar-birleşen davada davalılar ... ve ... vekilleri ve birleşen davada davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderlerinin temyiz eden ilgililere yükletilmesine,

Birleşen davada davacı Banka harçtan muaf olduğundan ödediği temyiz ilam harcı ve temyiz başvuru harcının isteği halinde temyiz eden davacı Bankaya iadesine,

Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,

SONUÇ / HÜKÜM

30.04.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2023/5804, K. 2024/3437, 30 Nisan 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Dava
  4. II. Cevap
  5. III. Mahkeme Kararları, Bozma Ve Bozmadan Sonraki Yargılama Süreci
  6. A. Mahkemece Verilen (İlk) Karar
  7. B. (Birinci) Bozma Kararı
  8. C. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
  9. D. (İkinci) Bozma Kararı
  10. E. Mahkemece (İkinci) Bozmaya Uyularak Verilen Karar
  11. IV. Temyiz
  12. A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
  13. B. Temyiz Sebepleri
  14. C. Gerekçe
  15. V. Karar
  16. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
11. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/5804
Karar No
2024/3437
Tarih
30 Nisan 2024

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 2. Hukuk Dairesi E.2023/5805 K.2024/2327
  • Yargıtay 7. Hukuk Dairesi E.2023/5807 K.2024/2155
  • Yargıtay 2. Hukuk Dairesi E.2023/5807 K.2024/2672
  • Yargıtay 2. Hukuk Dairesi E.2023/5810 K.2024/2536
  • Yargıtay 7. Hukuk Dairesi E.2023/5811 K.2024/1990
  • Yargıtay 6. Ceza Dairesi E.2023/5811 K.2024/5353

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.