KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2023/5941 E., 2024/7509 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 23 Ekim 2024
- Mahkemesi
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2021/1112 Esas, 2023/1056 Karar
- Hüküm
- Esastan ret
- İlk derece mahkemesi
- Ankara 2. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2020/147 E., 2021/126 K.
Karar Metni
586 kelime·3 dk okuma·6 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili şirketin “MEK” asıl unsurlu tanınmış markalarının bulunduğunu, davalıların 2018/106872 başvuru numaralı “...” ibareli marka tescil başvurusuna müvekkilince yapılan itirazın davalı Kurum tarafından reddedildiğini, oysa “...”, “MEK” ibaresinin müvekkili tarafından ilk kez 1986 yılında tescil ettirilerek yurt içinde ve yurt dışında tanınmış hale getirildiğini, “...”, “MEK” markalarının tanınmış marka olması sebebiyle iltibas ihtimalinin arttığını, dava konusu “...” ibareli marka ile müvekkiline ait markalar arasındaki sınıfsal benzerlik bulunduğunu,
ortalama gıda tüketicisinin "...” ibareli marka ile davacı şirketin “...”, “MEK” ibareli markalarını benzer olarak algılayacağını, davalıların davacıya ait tanınmış “MEK” markalarına benzer marka başvurusunda bulunmasının kötü niyetli olduğunu, davalı şirkete ait “...” ibareli markanın tescilinin davacıya ait “MEK” ibareli tanınmış markaların ayırt edici karakterine zarar vereceğini ve davalının davacı markalarından haksız yarar sağlamasına sebep olabileceğini ileri sürerek,
YİDK'in 2020-M-1984 sayılı kararının 30. sınıfın tamamı, 35. sınıfın 29,30,32. sınıfa ilişkin emtiaları ve 43.sınıfta bulunan "Yiyecek ve içecek sağlanması hizmetleri." ürün ve hizmetleri bakımından iptaline ve davalılar adına başvurusu yapılan markanın aynı mal ve hizmetler yönünden hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde; müvekkili Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
2.Diğer davalılar davaya cevap vermemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesince tüm dosya kapsamına göre, 2018/106872 sayılı marka ile davacı markası arasında marka işaretleri bakımından karıştırılmaya yol açacak düzeyde işitsel, görsel ve anlamsal olarak benzerlik bulunmadığı, dava konusu markanın emtia kapsamı bakımından davacı markaları ile benzer olduğu, çifte benzerlik şartı oluşmadığından dava konusu marka ile davacıya ait markalar arasında karıştırılma ihtimali olmadığı, başvurunun kötü niyetle yapıldığına dair belgelerin dava dosyası kapsamında yer almadığı, davalının kötü niyetli olmadığı, davacının tanınmışlık sebebi ile ret taleplerinin yerinde bulunmadığı, 2020/M-1984 sayılı YİDK kararının usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince istinaf edilmiştir.
IV. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
Bölge Adliye Mahkemesince, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, karar davacı vekilince temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ İNCELEMESİ
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, davalı Kurum kararının iptalinin ve davalı markasının hükümsüzlüğünün gerekip gerekmediği noktasındadır.
2. İlgili Hukuk 1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2.6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesi.
3. Değerlendirme Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Kanun'un 353 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin (1) numaralı alt bendi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2023/5941, K. 2024/7509, 23 Ekim 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama