KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2023/6074 E., 2024/7444 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 22 Ekim 2024
- Mahkemesi
- Adana Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2020/1236 Esas, 2023/146 Karar
- Hüküm
- Kabul
- İlk derece mahkemesi
- Mersin 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Sayısı
- 2018/825 E., 2020/245 K.
Karar Metni
580 kelime·3 dk okuma·6 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacı ile davalı arasında herhangi bir ticari alışveriş olmadığını, davacının davalıya borcunun olmamasına rağmen hakkında çeke dayalı olarak icra takibi başlatılarak borcun tahsiline çalışıldığını ileri sürerek davaya konu çekten dolayı davalıya borçlu olmadığının tespitine, davacı lehine %20'den aşağı olmamak üzere tazminata hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının hiçbir yazılı belge sunmadığını, çekin bir nevi nakit ödeme vasıtası olduğunu, davacı tarafın da dava konusu çekin keşidecisi olduğunu, düzenleyen kısmında imzası bulunduğunu, dolayısıyla davacının yetkili hamil davalıya düzenlemiş olduğu çek üzerinde yazılı tutarı ödemeyi taahhüt ettiğini, bu durumda davalının alacak hakkının hukuki dayanağı olan çek karşısında davacının iddiasını yazılı belge ile kanıtlaması gerektiğini belirterek, davacının davasının reddine, takibin devamına, alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere belirlenecek gecikmeden doğan zararların davacıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesince, ispat yükünün bedelsizlik iddiasında bulunan kambiyo senedi borçlusunun üzerinde olduğu, borçlu tarafından bedelsizlik iddiasının senede karşı senetle ispat kuralları gereği kesin delillerle ispatlanması gerektiği, dava dilekçesindeki iddiaların tanık delili ile ispatlanamayacağı, somut olayda davacı tarafından bedelsizlik iddiasının dayanağı olan yazılı bir delil sunulamadığı, davacının davasını ispatlayamadığı gerekçesi ile davanın reddine, 2004 sayılı İcra İflas Kanunu'nun (2004 sayılı Kanun) 72 nci maddesinin dördüncü maddesi uyarınca 60.000,00 TL tazminatın davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince istinaf edilmiştir.
IV. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
Bölge Adliye Mahkemesince, davanın ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın reddi kararının usul ve yasaya uygun olduğu, ancak davalı lehine tazminata hükmedilebilmesi için mahkemece verilip uygulanan bir ihtiyati tedbir kararı bulunması, başka bir ifade ile tedbir nedeniyle alacaklının alacağını geç alması nedeniyle zarara uğramış olması gerekli olup, somut olayda mahkemece davacının tedbir talebi tensiple kabul edilmiş ise de, teminatı yatırılmak suretiyle uygulanmış bir tedbir kararı bulunmadığından, bu haliyle tazminat şartlarının oluşmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, kararın kaldırılmasına, yeniden hüküm kurulmasına, davanın reddine, şartları oluşmadığından davalının tazminat talebinin reddine
karar verilmiş, karar davacı vekilince temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ İNCELEMESİ
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, kambiyo senetlerine dayalı olarak başlatılan icra takibinden dolayı borçlu olunmadığının tespiti istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk 1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2.2004 sayılı Kanun'un 72 nci maddesi.
3. Değerlendirme İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik olarak yapılan istinaf başvurusu üzerine 6100 sayılı Kanun'un 355 vd. maddeleri kapsamında yöntemince yapılan inceleme sonucunda Bölge Adliye Mahkemesince esastan verilen nihai kararda, dosya kapsamına göre saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kurallarına aykırı bir yön olmadığı gibi aynı Kanun'un 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ve 371 inci maddelerinin uygulanmasını gerektirici nedenlerin de bulunmamasına göre usul ve yasaya uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2023/6074, K. 2024/7444, 22 Ekim 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama