İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /11. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 11. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2023/61 K.2024/1780

Taraflar arasındaki asıl dava menfi tespit ve birleşen dava menfi tespit ile ipoteğin terkini talebine ilişkin olup yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince asıl ve birleşen davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Esas2023/61Karar2024/1780Tarih5 Mart 2024Okuma7 dk · 1.367 kelime

KÜNYE

11. Hukuk Dairesi 2023/61 E., 2024/1780 K.·Asıl Ve Birleşen Davada Birleşen Ankara 6. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2015/332 E.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
5 Mart 2024
Mahkemesi
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi
Sayısı
2020/1013 Esas, 2022/1232 Karar
Dava tarihi
—
Hüküm
Asıl ve birleşen davanın kısmen kabulüne
İlk derece mahkemesi
Ankara 14. Asliye Ticaret Mahkemesi
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.367 kelime·7 dk okuma·12 bölüm

Taraflar arasındaki asıl dava menfi tespit ve birleşen dava menfi tespit ile ipoteğin terkini talebine ilişkin olup yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince asıl ve birleşen davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince asıl ve birleşen davada davalı vekilinin asıl davaya yönelik istinaf talebinin re'sen kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının asıl dava yönünden kaldırılmasına, asıl davada yeniden hüküm kurulmasına, asıl davanın kısmen kabulüne, taraf vekillerinin sair istinaf taleplerinin reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı, Yargıtayca duruşma istemli olarak asıl ve birleşen davada davacı vekili tarafından ve duruşmasız olarak asıl ve birleşen davada davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildi. Duruşma için belirlenen 05.03.2024 günü hazır bulunan davacı vekili Avukat ... ile davalı vekili Avukat ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü.

I. DAVA

1.Davacı vekili asıl dava dilekçesinde özetle; davalı ile dava dışı borçlu arasında iki ayrı sözleşme imzalandığını, müvekkilinin 2010 tarihli ilk sözleşmede gayrimenkul ipoteği vererek yer aldığını, ikinci sözleşmede ise müvekkilinin taraf olmadığını, müvekkilinin tarafı olmadığı ikinci sözleşmeye dayanarak davalının müvekkili aleyhine ilamsız icra takibi başlattığını, posta yolu ile yapılan itiraz kabul edilmediğinden icra takibinin kesinleştiğini, müvekkilinin ipotek verdiği kredi borcunun da ödendiğini, ipoteğin de fekkinin gerektiğini,

davalının dava konusu ilamsız icra takibinin ardından rehnin paraya çevrilmesi yoluyla da icra takibi başlattığını belirterek müvekkilinin ilamsız icra takibi nedeniyle 421.610,68 TL borçlu olmadığının tespitine, %20 oranında kötüniyet tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

2.Davacı vekili birleşen dava dilekçesinde özetle; asıl dava dilekçesindeki iddialarını tekrar ederek davalı bankanın müvekkilinin tarafı olmadığı sözleşmeden kaynaklanan borç nedeniyle ilk sözleşme için tesis edilen ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla müvekkili aleyhine icra takibi başlattığını belirterek müvekkilinin ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla yapılan icra takibi nedeniyle 436.692,28 TL borçlu olmadığının tespitine, ipoteğin fekkine, %20 oranında kötü niyet tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

II. CEVAP

1.Davalı vekili asıl davada cevap dilekçesinde özetle; davacının müvekkili ile takip borçlusu şirket arasında akdedilen genel kredi sözleşmesinde müteselsil kefil olduğunu, ayrıca ipotek verdiğini, hesap kat ihtarının davacıya gönderildiğini, davacının hesap kat ihtarına herhangi bir itirazda bulunmadığını, ilamsız icra takibinde süresinde borca itiraz etmediğini, borcun kesinleştiğini, kefil hakkında ilamsız icra takibi ile birlikte ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla takip yapılabileceğini bildirerek davanın reddini istemiştir.

2.Davalı vekili birleşen davada cevap dilekçesinde özetle; taşınmaz ipoteğinin kefaletten tamamen bağımsız olduğunu, davacının taşınmazı üzerinde asıl borçlu şirketin bankadan kullandığı ve kullanacağı kredilerin teminatı olmak üzere ipotek tesis edildiğini, asıl borçlu şirketin müvekkiline olan borçlarının devam ettiğini, ipoteğin fekkine yönelik davanın hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, davacının hesap kat ihtarnamelerine yönelik herhangi bir itirazı bulunmadığını bildirerek davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının dava dışı asıl borçlu ile davalı banka arasında imzalanan genel kredi sözleşmesini müteselsil kefil sıfatıyla imzaladığı, adına kayıtlı taşınmaz üzerinde davalı banka lehine ipotek tesis edildiği, davacının aynı borç için ipotek veren olarak 120.000,00 TL'lik ayni, kefil olarak da 3.000.000,00 TL'lik şahsi sorumluluk üstlendiği, ipoteğin kefaletinden doğan şahsi sorumluluğunun teminatını oluşturmadığı, yargılama aşamasında bilirkişi raporları alındığı,

asıl dava yönünden ilamsız icra takip dosyasında davacının 77.383,00 TL'yi aşan asıl alacaktan, 4.807,00 TL'yi aşan faizden, 240,35 TL'yi aşan BSMV'den sorumlu olmadığı, birleşen davada davacının 120.000,00 TL ipotek limiti ile sınırlı sorumlu olduğu halde ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla icra takibinin 230.000,00 TL üzerinden başlatıldığı, davacının 110.000,00 TL yönünden borçlu olmadığı,

davalının kötüniyetli olarak değerlendirilmediği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, davacının ilamsız icra takip dosyasında, 300.601,91 TL asıl alacak, 36.741,35 TL işlemiş faiz ve 1.837,07 TL BSMV olmak üzere toplam 339.180,03 TL yönünden borçlu olmadığının ve kalan 77.380,00 TL asıl alacağa takip tarihinden itibaren yıllık %40,16 temerrüt faizi ve faizin %5'i oranında BSMV uygulanması gerektiğinin tespitine, fazla talebin reddine, davacının tazminat talebinin reddine, birleşen davanın kısmen kabulüne, davacının ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla icra takip dosyasında, 110.000,00 TL'den borçlu olmadığının tespitine,

fazla talebin reddine, davacının tazminat talebinin reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

1.Asıl ve birleşen dosya davalısı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacı tarafından 03.07.2012 tarihli genel kredi sözleşmesinin imzalandığı, davacının bu tarihten sonraki kredilerden sorumlu olmayacağına yönelik yapılan hesaplamanın kabul edilemeyeceğini, davacının kefaletten cayma iradesinin söz konusu olmadığını, davacının sorumlu olduğu borç tespitinin hatalı olduğunu, faiz oranının hatalı hesaplandığını, birleşen davada dava konusu icra takibinde alacak tutarının maddi hata sonucu 230.000,00 TL olarak yazıldığını, takip talebinde taşınmazın ipotek limitinin 120.000,00 TL olduğunun açıkça yazılı olduğunu,

diğer borçluların alacak kalemindeki sorumlulukları ve ipotek limiti aynı yazılmışken yalnız davacıda farklılık olmasının maddi hatayı açıkça ortaya koyduğunu, ipotek limiti altında yapılan satışta, ihale bedelinin masrafları düşüldükten sonra tahsil edildiğini, davanın konusuz kaldığını, davacının hukuki yararının bulunmadığını belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, asıl ve birleşen davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

2.Asıl ve birleşen dosya davacısı vekili katılma yoluyla istinaf dilekçesinde özetle; kötüniyet tazminatları yönünden taleplerinin reddine karar verildiğini, asıl ve birleşen davada fazla miktar üzerinden icra takibi yaparak müvekkilinin tüm mal varlığının haczedildiğini belirterek ilk derece mahkemesi kararının kötü niyet tazminat talepleri yönünden kaldırılmasına, asıl ve birleşen davada kötüniyet tazminatı taleplerinin kabulüne karar verilmesini istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile asıl davanın menfi tespit davası olduğu, hükmün olumsuz tespit şeklinde kurulması gerektiği, Mahkemece ise asıl alacağa takip tarihinden itibaren yıllık olarak uygulanacak temerrüt faiz oranı olumlu tespit şeklinde hüküm kurulduğu, bu durumun kamu düzenine aykırılık teşkil ettiği gerekçesi ile İlk Derece Mahkemesinin asıl davanın kısmen kabulü yönündeki kararında kamu düzenine aykırılık yönünden isabet görülmediğinden,

asıl ve birleşen davada davalı vekilinin asıl davaya yönelik istinaf itirazının kamu düzenine aykırılık gözetilerek kabulüne, İlk Derece Mahkemesinin asıl davaya yönelik kararının kaldırılmasına, asıl davanın kısmen kabulüne, davacının kötü niyet tazminatı talebinin reddine, İlk Derece Mahkemesinin birleşen davanın kısmen kabulü yönündeki kararında bir isabetsizlik görülmediğinden asıl ve birleşen davada davalı vekilinin birleşen davaya yönelik istinaf itirazının esastan reddine, asıl ve birleşen davada davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

1.Asıl ve birleşen davada davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü hususları tekrar ederek kararın aleyhe husular yönünden bozulmasını istemiştir.

2.Asıl ve birleşen davada davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü hususları tekrar ederek kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Uyuşmazlık, davacının kefalet imzasının bulunduğu genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan kefalet borcu bulunup bulunmadığı, dava tarihi itibarıyla borç yok ise miktarı, davalı bankanın iki adet genel kredi sözleşmesi nedeniyle dava dışı asıl borçludan alacağı bulunup bulunmadığı, alacak var ise miktarı, davacının taşınmazı üzerinde tesis edilen ipoteğin kredi borcunun ne kadarının teminatı olduğu, davacının ipotekli takip nedeniyle dava tarihi itibarıyla borçlu olmadığı bir miktar bulunup bulunmadığı, var ise miktarı, ipoteğin fekki koşullarının oluşup oluşmadığı, dava tarihi itibarıyla davacının takipler nedeniyle borçlu olmadığı miktar var ise bu miktarlar yönünden davalı bankanın icra takibi yapmakta kötü niyetli olup olmadığı hususlarından kaynaklanmaktadır.

2. İlgili Hukuk 1.2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu 72 , 150 inci maddeleri.

3. Değerlendirme 1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup taraf vekillerince temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeple; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Takdir olunan 17.100,00 TL duruşma vekalet ücretinin herbiryandan alınarak yekdiğerine verilmesine.

Aşağıda yazılı temyiz giderlerinin temyiz eden taraflara yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

SONUÇ / HÜKÜM

05.03.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2023/61, K. 2024/1780, 5 Mart 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Dava
  4. II. Cevap
  5. III. İlk Derece Mahkemesi Kararı
  6. IV. İstinaf
  7. A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
  8. B. İstinaf Sebepleri
  9. C. Gerekçe ve Sonuç
  10. V. Temyiz
  11. A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
  12. B. Temyiz Sebepleri
  13. C. Gerekçe
  14. VI. Karar
  15. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
11. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/61
Karar No
2024/1780
Tarih
5 Mart 2024

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2023/62 K.2024/2469
  • Yargıtay 2. Ceza Dairesi E.2023/65 K.2024/4675
  • Yargıtay 7. Hukuk Dairesi E.2023/69 K.2024/1695
  • Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2023/70 K.2024/1882
  • Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E.2023/71 K.2024/156
  • Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2023/71 K.2024/2391

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.