KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2023/6134 E., 2024/7393 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 21 Ekim 2024
- Mahkemesi
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2021/1810 Esas, 2023/1297 Karar
- Hüküm
- İstinaf başvurusunun esastan reddi
- İlk derece mahkemesi
- İstanbul 2. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2019/190 E., 2021/66 K.
Karar Metni
486 kelime·2 dk okuma·6 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; 1993 yılından itibaren "..." markasına sahip olan ve Polonya'da mukim müvekkili şirketi ile davalı arasında 2002 yılında imzalanan dağıtıcı sözleşmesi gereğince davalının, müvekkiline ait ürünlerin Türkiye'de satışına dair faaliyet gösterdiğini, tarafların çalışma ilişkisinin yaklaşık bir yıl önce sona erdiğini, müvekkili şirketin üçüncü bir firma ile çalışmak istemesi üzerine yıllar önce "..." markasını kendi adına tescil ettirdiğini öğrendiğini, davalının müvekkiline ait markayı kötü niyetle birebir kopyaladığını ileri sürerek, davalı adına Türk Patent ve Marka Kurumu (TÜRKPATENT) nezdinde tescil edilmiş 2007/42515 tescil numaralı markanın hükümsüzlüğüne/iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkil şirketin ''...'' markasını 17.07.2008 tarihinde kendi adına tescil ettirdiğini, davacının tescilden haberdar olduğunu, tescilin üzerinden 11 yıllık bir süre geçtikten sonra açılan davanın zamanaşımına uğradığını, davacının Türkiye'de başka bir firma ile ticari münasebet içerisine girdikten sonra müvekkili şirketin ticari gelişimine engel olabilmek gayesi ile kötü niyetle bu davayı açtığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesince, dosya kapsamı ve bilirkişi raporu bir bütün olarak değerlendirildiğinde, "..." markasının gerçek ve öncelikli hak sahibinin davacı olduğu, taraflar arasındaki "Dağıtıcı Sözleşmesi"nde ... markalarının davacıya ait olduğunun ve davalının markayı kullanımının davacının iznine tabi tutulduğunun düzenlendiği, davalının tescilinin kötü niyete dayandığı gerekçesi ile davalı adına dava konusu markasının hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmiş, hüküm davalı vekilince istinaf edilmiştir.
IV. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
Bölge Adliye Mahkemesince, ilk derece mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, karar davalı vekilince temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ İNCELEMESİ
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, markanın hükümsüzlüğü istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
3. Değerlendirme Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Kanun'un 353 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin (1) numaralı alt bendi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2023/6134, K. 2024/7393, 21 Ekim 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama