KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2023/6277 E., 2025/379 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 23 Ocak 2025
- Mahkemesi
- İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2023/573 Esas, 2023/1435 Karar .
- Hüküm
- Esastan ret
- İlk derece mahkemesi
- Saruhanlı Asliye Hukuk Mahkemesi (Asliye Ticaret Mahkemesi Sıfatıyla)
- Sayısı
- 2022/310 E., 2023/58 K.
Karar Metni
742 kelime·4 dk okuma·7 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, Yargıtayca duruşma istemli olarak davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Duruşma için belirlenen 21.01.2025 günü hazır bulunan davacı vekili Avukat Mehmet Köse ile davalı vekili Avukat ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü.
KARAR
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; tarafların ortaklıklarını sonlandırmak için 12.07.2017 tarihli "Ortaklığın Sonlandırılmasına İlişkin Ön Protokol" başlıklı sözleşmeyi imzaladıklarını, davalı ...'in davacı şirketteki 1/2 oranındaki ortaklık payını dava dışı diğer ortak ...'e devrettiğini, tarafların anlaşmasına göre davalının devir tarihi itibariyle davacı şirketin ortağı olduğu döneme ilişkin şirket borçlarının yarısını ödemesi gerektiği halde ödemediği iddia ederek protokol uyarınca alacak ve cezai şart alacağının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davaya dayanak yapılan sözleşmenin dava dışı ... ile davalı arasında düzenlendiğini, sözleşmelerin nisbiliği ilkesi uyarınca davacı şirketin davada taraf sıfatının bulunmadığını, ayrıca 12.07.2017 tarihli sözleşmenin resmi şekilde düzenlenmemesi nedeniyle geçersiz olduğunu, noterde düzenlenen 23.01.2019 tarihli sözleşmeye üstünlük tanınması gerektiğini, noterde düzenlenen sözleşme içeriğine göre davalıdan alacak talep edilmesinin mümkün olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı ile dava dışı şirket ortağı arasında düzenlenen 12.07.2017 tarihli sözleşmenin düzenlenmesindeki esas amacın davalı ile dava dışı ... arasındaki şirket ortaklığından kaynaklanan ticari ilişkinin tasfiye edilmesi olup bundaki asıl amacın davalı tarafından davacı şirketteki ortaklık payının dava dışı ...'e devredildiği tarih itibariyle mevcut olan davacı şirket borçlarının ortaklıktan ayrılan davalı ortak tarafından şirketin tek ortağı hâline gelen dava dışı ...'e ödenmesini sağlamak olduğu,
her ne kadar sözleşmede davacı şirket lehine edim yükümlülüğü doğuran hükümler mevcut ise de sözleşmenin düzenlenmesi sırasında güdülen amacın gerçekleşmesi için sözleşmeden doğan edimlerin ifasını talep etme hakkının dava dışı ...'e tanındığı, bu durumda davalı ile dava dışı ... arasında adi yazılı şekilde düzenlenen 12.07.2017 tarihli "Ortaklığın Sonlandırılması İçin Protokoldür" başlığını taşıyan sözleşmenin eksik üçüncü kişi yararına sözleşme niteliğinde olduğu gerekçesiyle davanın taraf sıfatı yokluğu nedeni usulden reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekilince istinaf edilmiştir.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalının ve dava dışı şirket ortağı ...'in 1/2 oranında davacı şirkette hissedar oldukları, söz konusu protokolün şirket ortakları arasında yapıldığı, tarafların şirket tüzel kişiliğini temsilen iş bu protokolü imzaladıkları yönünde herhangi bir ibarenin protokolde yer almadığı, bu itibarla lehine sözleşme yapılan üçüncü kişi konumundaki davacı şirketin sözleşme ile borç altına giren taraftan talepte bulunamayacağı yönündeki Mahkeme gerekçesinde herhangi bir isabetsizlik veya usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı,
davacının istinaf talebinin bu yönüyle yerinde olmadığı sonucuna varıldığı, tarafların iddia ve savunmaları ile dayandıkları belgelere göre netice itibariyle İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekilince temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ
A.Dava ve Hukuki Nitelendirme Dava, davalı ile dava dışı şirket ortağı ... arasında adi yazılı şekilde düzenlenen 12.07.2017 tarihli şirket ortaklığının sonlandırılmasına ilişkin protokol uyarınca alacak ve cezai şart istemine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Davalı ile dava dışı şirket ortağı ... arasında adi yazılı şekilde düzenlenen 12.07.2017 tarihli ortaklığın sonlandırılmasına ilişkin protokolün 15. maddesi, "...Alacaklıların ve talep edenlerin ilk müracaatı üzerine ... Petrol Ltd. Şti. veya ..., ...'e ihbar edecek, bu ihbar üzerine ... yapılacak katlanılacak ödemenin yarısını en geç onbeş gün veya taraflarca yazılı olarak belirlendiği takdirde belirlenen süre içerisinde ... Petrol Ltd.
Şti. veya ...'e ödeyecek, ödemediği takdirde işleyecek temerrüt faizi ve bir kat cezai şart ile ödemek zorunda kalacaktır." düzenlemesini içermekte olup anılan düzenleme ile birlikte sözleşme hükümleri bir bütün olarak değerlendirildiğinde, davacının davada aktif husumeti bulunduğu gözetilerek tarafların iddia ve savunmaları çerçevesinde davanın esası hakkında bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi ve bu karara yönelik istinaf başvurusunun esastan reddi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2023/6277, K. 2025/379, 23 Ocak 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama