İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /11. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 11. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2023/636 K.2024/4638

Taraflar arasındaki menfi tespit davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.

Esas2023/636Karar2024/4638Tarih4 Haziran 2024Okuma6 dk · 1.266 kelime

KÜNYE

11. Hukuk Dairesi 2023/636 E., 2024/4638 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
4 Haziran 2024
Mahkemesi
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi
Sayısı
2020/1134 Esas, 2022/1180 Karar
Hüküm
Davanın kabulüne
İlk derece mahkemesi
Eskişehir Asliye Ticaret Mahkemesi
Sayısı
2020/251 E., 2020/306 K.
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.266 kelime·6 dk okuma·12 bölüm

Taraflar arasındaki menfi tespit davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince taraf vekillerinin istinaf başvurularının kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin dava dışı kredi borçlusu ...'un doğmuş doğacak borçlarının teminatı olarak 19.10.2017 tarihinde kendi taşınmazı üzerinde davalı banka lehine ipotek tesis ettirdiğini, ayrıca genel kredi ve teminat sözleşmesine kefil olarak imza verdiğini, müvekkilinin, ipotekli taşınmazı, dava dışı ...'a ipotekle yükümlü olarak sattığını, müvekkilinin satıştan sonra ipotekle ilgili sıfatı kalmadığı halde, davalı bankanın, müvekkili ve asıl kredi borçlusu ... hakkında ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla icra takibi başlattığını ileri sürerek müvekkilinin dava ve takip konusu ipotekten dolayı borçlu olmadığının tespiti ile davalı aleyhine kötü niyet tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde; davalı banka ile dava dışı ... arasında 19.10.2017 tarihli 750.000,00 TL bedelli genel kredi ve teminat sözleşmesi imzalandığını, davacı ...'in de bu sözleşmeye müteselsil kefil olarak imza attığını, ayrıca davacının taşınmazını 150.000,00 TL limit ile 1. dereceden ipotek verdiğini, davacıya gönderilen ihtara rağmen borcun ödenmemesi üzerine Bilecik İcra Müdürlüğü'nün 2020/471 E. sayılı dosyasıyla ilamsız, Eskişehir 4. İcra Müdürlüğü'nün 2020/1858 E. sayılı dosyasıyla ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla takipler başlatıldığını,

davacı ipotekli taşınmazı 05.12.2017 tarihinde ... isimli kişiye satmış ise de bu durumdan bankayı haberdar etmediğini, Eskişehir 4. İcra Müdürlüğü'nün 2020/1858 E. sayılı dosyasından başlatılan ipotek takibinde, ipotek maliki olarak davacının ismine yer verildiğini, ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla takipte davacının şahsen sorumlu olmadığını, alacağın taşınmaz satışından karşılanması nedeniyle takibe yeni malikin sonradan dahil edilmesinin mümkün olması nedeniyle davacının ipotek takibi nedeniyle herhangi bir zararının olmadığını, ipotekli takibin muhatabının yeni malik olduğunu,

bu nedenle davacının dava açmakta hukuki bir yararı bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının ipotekli taşınmazı 05.12.2017 tarihinde dava dışı ... isimli kişiye sattığı, davacı hakkında dava konusu takibin ise 04.03.2020 tarihinde satıştan sonra başlatıldığı,

davalı, ipotekli taşınmazın devrinin yapıldığı hususunun davacı ipotek borçlusu tarafından kendilerine bildirilmesi gerektiğini savunmuş ise de, tapu kayıtlarının aleniliği karşısında, davalı bankanın basit bir inceleme ile ipotek borçlusu taşınmazın kime ait olduğunu takip tarihi öncesinde öğrenmesi mümkün iken bu yönde bir araştırma yapmaksızın ipotekle yükümlü taşınmazın maliki olmayan davacı hakkında takip başlatmasının hukuka uygun olmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne, davacının Eskişehir 4. İcra Müdürlüğü'nün 2020/1858 E. sayılı takip dosyasına konu ipotek nedeniyle davalıya borçlu olmadığının tespitine,

takibin davacı yönünden iptaline, davalı kötüniyetli kabul edilmekle dava konusu yapılan asıl alacağın %20'sine karşılık gelen 2.000,00 TL haksız takip tazminatının davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

1.Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; taraflar arasındaki uyuşmazlıkta alacağın tamamının ihtilaflı olduğunu, davacının bedelin fazla hesaplandığını iddia ederek fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 10.000,00 TL üzerinden davasını ikame ettiğinin anlaşıldığını, dolayısıyla talep konusunun miktarının belirli olmayıp taraflar arasında tartışmalı olduğunu, İlk Derece Mahkemesince takip değerinin dikkate alınıp eksik harcın tamamlatılması için davacıya kesin süre verilip sonuca göre yargılamaya devam edilmesi gerekirken eksik harç tamamlatılmaksızın yargılamaya devam olunmasının davacının hak kaybına sebebiyet verdiğini belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.

2.Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacının hem kefil hem de ipotek borçlusu olarak ...'a kullandırılan krediden dolayı sorumluluğunun bulunduğunu, ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla takipte taşınmaz malikinin şahsen sorumlu olmadığını, dosya alacağı, icra masrafı, tüm harçlar ve icra vekalet ücreti taşınmaz satışından karşılandığından,

davacının maddi bir kaybı olmasının mümkün olmadığını, malik değişikliği satış işlemleri sırasında her halükarda tespit edileceğinden davacı açısından ipotek takibine devam edilmesinin mümkün olmayacağını, davacı da sözleşmeye müteselsil kefil olarak imza attığından bankaya kefalet nedeniyle borçlu olduğunu, davacının dava açmakta hukuki yararının bulunmadığını, davacının ipotek takibi nedeniyle herhangi bir zararının söz konusu olmadığını bu nedenle kötüniyet tazminatına hükmedilmesinin de doğru olmadığını belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava dışı ... ile davalı banka arasında 19.10.2017 tarihinde 750.000,00 TL limitli genel kredi sözleşmesi imzalandığı, davacının sözleşmeyi kefil sıfatıyla imzaladığı, ayrıca sözleşme tarihinde maliki taşınmazı dava dışı ...'un doğmuş ve doğacak borçlarının teminatı olarak 150.000,00 TL limitle 1. dereceden davalı banka lehine ipotek verdiği, dava konusu taşınmazın icra takibi başlatılmadan önce davacı tarafından ...'a 05.12.2017 tarihinde ipotek yüklü olarak satılarak tapuda devrinin gerçekleştirildiği,

ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla takibe dayanak taşınmazın icra takip tarihinde tapuda maliki olmadığı, başlatılan icra takibinde davacının pasif husumetinin bulunmadığı anlaşıldığından Mahkemece yazılı şekilde hüküm kurulmasının usul ve yasaya uygun olduğu, ancak takip konusu ipotek bedeli 150.000,00 TL olmasına rağmen dava dilekçesinde harca esas değer olarak 10.000,00 TL gösterildiği, mahkemece yargılama sırasında ipotek bedeli üzerinden eksik harç ikmal edilmeksizin yargılamaya devam olunarak karar verildiği anlaşıldığından, istinaf aşamasında dava değeri olan 150.000,00 TL üzerinden nispi harcın ikmal ettirildiği,

davacı yararına dava değeri olan 150.000,00 TL üzerinden yargılama gideri ve vekalet ücreti verilmesi gerekli olduğundan davacının istinaf başvurusu kamu düzeni gözetilerek yerinde görüldüğü, davacının takip tarihinden önce ipotekli taşınmazı üçüncü kişiye satarak devretmiş olmasına rağmen aynı zamanda takibin dayanağını teşkil eden genel kredi sözleşmesinin de müteselsil kefili olması nedeniyle davalı takipte haksız ise de kötüniyetli kabul edilemeyeceğinden İlk Derece Mahkemesince davalı aleyhine kötüniyet tazminatına hükmedilmesinin isabetsiz olduğu gerekçesiyle taraf vekillerinin istinaf başvurularının kabulüne,

İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeniden esas hakkında hüküm kurulmasına, davanın kabulüne, davacının kötüniyet tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

1.Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; davalı banka takipte kötüniyetli olduğundan müvekkili lehine kötüniyet tazminatına karar verilmesi gerektiğini belirterek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.

2.Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; söz konusu ipotek takibi nedeniyle davacının bir zararı doğmayacağından, davacının dava açmakta hukuki yararının da bulunmadığını, davacı davasını 10.000,00 TL üzerinden açtığından fazlaya ilişkin haklarını da saklı tutmadığından, 17.07.2020 tarihli duruşmada ıslah için süre talep etmeyip mevcut haliyle karar verilmesini talep ettiğinden müvekkili aleyhine 150.000,00 TL dava değeri üzerinden yapılan hesaplama sonucuna göre yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla başlatılan icra takibi nedeniyle borçlu olunmadığının tespiti istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 72 nci maddesi.

3. Değerlendirme 1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup taraf vekillerince temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderlerinin temyiz edenlere yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

SONUÇ / HÜKÜM

04.06.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2023/636, K. 2024/4638, 4 Haziran 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Dava
  4. II. Cevap
  5. III. İlk Derece Mahkemesi Kararı
  6. IV. İstinaf
  7. A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
  8. B. İstinaf Sebepleri
  9. C. Gerekçe ve Sonuç
  10. V. Temyiz
  11. A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
  12. B. Temyiz Sebepleri
  13. C. Gerekçe
  14. VI. Karar
  15. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
11. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/636
Karar No
2024/4638
Tarih
4 Haziran 2024

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 6. Hukuk Dairesi E.2023/648 K.2024/2063
  • Yargıtay 7. Hukuk Dairesi E.2023/655 K.2024/3227
  • Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2023/660 K.2024/4037
  • Yargıtay 2. Ceza Dairesi E.2023/663 K.2024/9415
  • Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2023/663 K.2024/3915
  • Yargıtay 6. Ceza Dairesi E.2023/668 K.2024/8223

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.