KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2023/6386 E., 2024/7552 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 23 Ekim 2024
- Mahkemesi
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2023/1564 Esas, 2023/1257 Karar
- Hüküm
- Esastan ret
- İlk derece mahkemesi
- Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Sayısı
- 2023/187 E., 2023/469 K.
Karar Metni
742 kelime·4 dk okuma·6 bölüm
Taraflar arasındaki genel kurul kararının iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü.
KARAR
I. DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde; davalı şirketin 28.01.2023 tarihinde yapılan genel kurul toplantısında yapılan ibra oylamasının kanunun emredici hükümlerine aykırı olarak gerçekleştirildiğini, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun (6102 sayılı Kanun) 619 uncu maddesi gereğince şirket yönetimine katılmış bulunanların müdürlerin ibralarına ilişkin kararlarda oy kullanamayacağı hükmüne aykırı olarak karar alındığını ileri sürerek davanın kabulü ile genel kurul kararının iptaline/yokluğuna karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; genel kurul kararının iptalinin talep edilebilmesi için anılan karara olumsuz oy verilmesi ve muhalefetin tutanağa geçirilmesi gerektiğini, muhalefet şerhinin bulunmaması nedeniyle davanın dava şartı yokluğundan reddi gerektiğini savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesince, dava 6102 sayılı Kanun'un 445 inci maddesi gereğince açılan genel kurul kararının iptali istemine ilişkin olduğu, uyuşmazlığın genel kurulda alınan ibra edilmeme kararının kanun, ana sözleşme ve dürüstlük kuralına aykırı olup olmadığı, iptalinin gerekip gerekmediği hususlarına ilişkin olduğu,
6102 sayılı Kanun'un 436 ncı maddesinin ikinci fıkrasının “Şirket yönetim kurulu üyeleriyle yönetimde görevli imza yetkisini haiz kişiler, yönetim kurulu üyelerinin ibra edilmelerine ilişkin kararlarda kendilerine ait paylardan doğan oy haklarını kullanamaz.”Şirket yönetim kurulu üyeleriyle yönetimde görevli imza yetkisini haiz kişiler, yönetim kurulu üyelerinin ibra edilmelerine ilişkin kararlarda kendilerine ait paylardan doğan oy haklarını kullanamaz.” hükmünü içerdiği,
dolayısıyla ibranın veya ibra edilmemenin yönetici dışındaki ortakların oylarıyla karara bağlanması gerektiği, anılan yasa maddesinde düzenlenen oy kullanma yasağına aykırı davranılarak yöneticilerin ibrasına veya ibra edilmemesine ilişkin olarak alınan kararın, karar nisabı bulunmadığından yoklukla malul olduğu, bu karara karşı ortaklar muhalefet şerhi koymamış olsalar da dava açabilecekleri, 28.01.2023 tarihli genel kurul toplantısında bu kurala aykırı olarak ibra oylaması yapıldığı, karar yoklukla malul olduğu,
ortaklar tarafından konulmuş muhalefet şerhi bulunmasa dahi dava açılabileceği gerekçesiyle açılan davanın kabulüne, davalı şirketin 28.01.2023 tarihinde yapılan genel kurul toplantısında gündemin 3/a ve 3/b maddesinde alınan ... ve ...'in ibra edilmesine ilişkin kararın yok hükmünde olduğunun tespitine karar verilmiş, hüküm davalı vekilince istinaf edilmiştir.
IV. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
Bölge Adliye Mahkemesince, ibraya ilişkin 3(1-2) nolu kararların incelenmesinden, 46.550 ret, 65.450 olumlu oyu ile ibra kararı alındığı, davacıların toplamda 46.550 adet oyları olduğu, kalan oylar şirket müdürleri ... ile ...'e ait olduğu, 9.450 oy ise ... 'na ait olduğu, her iki şirket müdürü alınan bu kararda oy hakkından yoksun olduğu, davacıların oyu redde ilişkin bulunduğundan yeterli nisapla alınmış bir karar söz konusu olmadığı, alınan ibra kararının geçersiz olduğu,
kararda da davacıların muhalefet şerhi yok ise de geçersiz kararlara karşı muhalefet şerhi konulmaksızın geçersizliğin tespiti (iptali) istenebileceğinden davalı vekilinin alınan kararlarda oydan yoksunluğun söz konusu olmadığına ilişkin istinaf nedeni yerinde bulunmadığı gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, karar davalı vekilince temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ İNCELEMESİ
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, 6102 sayılı Kanun'un 622 nci maddesi atfıyla limited şirketlerin genel kurul kararlarının iptali ve yokluğuna isteminden ibaret olup, uyuşmazlık genel kurulda alınan ibra edilmeme kararının kanun, ana sözleşme ve dürüstlük kuralına aykırı olup olmadığı hususlarına ilişkindir.
2. İlgili Hukuk 1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2. 6102 sayılı Kanun'un 436,445 619, 622 ve 624 ncü maddeleri.
3. Değerlendirme Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Kanun'un 353 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin (1) numaralı alt bendi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2023/6386, K. 2024/7552, 23 Ekim 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama