KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2023/646 E., 2024/2927 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 17 Nisan 2024
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2021/297 Esas, 2022/343 Karar
- Hüküm
- Ret
Karar Metni
845 kelime·4 dk okuma·11 bölüm
Taraflar arasındaki tazminat davasının bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda Mahkemece davanın reddine karar verilmiştir.
Mahkeme kararı,Yargıtayca duruşma istemli olarak davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Duruşma için belirlenen 16.04.2024 günü hazır bulunan davacı vekili Avukat .... ile davalı vekili Avukat.....ve ihbar olunan vekili Avukat ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü.
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı banka şubelerinde bulunan hesaplarından para çekme yetkisinin yalnızca şirket müdürü...'a ait olduğunu, buna rağmen davalı bankanın usulsüz ve yasaya aykırı olarak müvekkilinden habersiz bu hesaplardan üçüncü kişilere ödeme yaptığını, davalı bankanın kusurlu olduğunu, Erzurum 1.Asliye Hukuk Mahkemesinin 2007/166-146 D.İş sayılı dosyalarıyla tespit yaptırıldığını, müvekkilinin hesaplarında 2003, 2004, 2005 ve 2006 yıllarında usulsüz olarak 3. kişi/kişilere ödemeler yapıldığını ileri sürerek 1.000.000,00 TL'nin faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının hesabından yapılan ödemelerin bilgisi dahilinde yapıldığını, davacının zararı olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. MAHKEME KARARLARI, BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Mahkemece Verilen Karar
Mahkemenin 22.03.2018 tarihli 2014/637 E., 2018/85 K. sayılı kararı ile bozma ilamına uyularak davanın reddine karar verilmiş, karar davacı vekilince temyiz edilmiş, Dairemizin 06.02.2020 tarihli 2018/3968 E., 2020/1056 K. sayılı bozma ilamına karşı davalı vekili karar düzeltme talebinde bulunmuştur.
B. Bozma Kararı
Dairemizin 17.06.2021 tarihli 2020/2242 E. 2021/5157 K. sayılı karar düzeltme ilamı ile imzasız ya da imzası kime ait olduğu belli olmayan dekontlarla yapılan ve davacı şirket kayıtlarında yer almayan tutarlar bakımından kaideten davalı bankan sorumlu olması gerekir ise de Dairemizin yerleşmiş uygulamaları nazara alındığında Mahkemece, dava konusu edilen meblağların, 2003 ila 2006 yılları arası uzunca bir süreçte 24.07.2017 tarihli bilirkişi raporunda belirtildiği üzere davacının ticari faaliyeti kapsamında araç satışına ilişkin olarak müşterilerince araç bedeline mahsuben yatırılmış tutarlar olduğu,
bu kadar yüksek meblağlı işlemlerin farkedilmemesinin hayatın olağan akışına uygun olup olmadığı, dava konusu edilen işlemlerden sonra davacının bizzat yaptığı işlemler bulunup bulunmadığı ya da davacının icazet sonucunu doğuracak iş ve eyleminin olup olmadığının tespiti ile varılacak sonuç çerçevesinde bir karar verilmesi gerektiğine işaret edilerek Mahkeme kararı bozulmuştur.
C. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile bozma ilamına uyularak alınan bilirkişi raporuna ve tüm dosya kapsamına göre davacının davalı bankadaki hesaplarından 02.01.2003-11.12.2006 tarihleri arasında toplam 2.336.140,70 TL ödeme yapıldığı, hesap ekstresi mahiyetinde olan banka hesap defteri dökümlerinde, açıklama kısmında paranın kime ve ne kadar, hangi tarihte ödendiği hususları yazılı olmasına rağmen davacı şirket yetkilisinin bu duruma makul sürede itiraz etmemesinin icazet anlamına geldiği,
davacı şirketin araç bedellerine ilişkin yüksek meblağları hesap hareketlerinden yahut mevduat hesabı defter kayıtlarından fark etmemesinin hayatın olağan akışına uygun olmadığı, davacının tacir sıfatını haiz olduğu ve bunun gereği olarak basiretli tacir gibi davranma yükümlülüğünün bulunduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle. Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporundaki tespitleri kabul etmediklerini, dosya içerisinde müvekkili şirket yetkilisine banka hesap cüzdanı verildiğine dair bilgi ve belge bulunmadığını, bilirkişi heyeti tarafından incelenen hesap hareketlerinin müvekkili Şirkete ait olmayıp şirket yetkilisi...'ın şahsi hesaplarındaki hareketler olduğunu, Mahkemece davalı bankaya yazılan müzekkerede "Davacı ... Otomotiv Konaklama Turizm ve Tic.
Ltd.
Şti. adına şirket müdürü...'ın hesaplarının 2000-2008 yılları arasındaki hesap dökümlerinin mahkemeye gönderilmesi"nin talep edildiğini, davalı bankanın bu müzekkere üzerine şirket yetkili...'ın şahsi banka hesap hareketlerini Mahkemeye gönderdiğini, söz konusu hesapların dava konusu olmadığını, bilirkişiler işbu banka kayıtlarını esas alarak inceleme yaptığından raporun hatalı olduğunu, şirket yetkilisinin şahsi hesaplarında dahi 2003-2006 yılları arasında hesap cüzdanı yazdırma işlemi yapılmadığını, bu döneme ilişkin hesap ekstresi gönderildiğine dair delil bulunmadığını,
şirket yetkilisinin şahsi hesaplarında dahi 2007 yılından sonra cüzdan yazdırıldığının ortada olduğunu, müvekkilinin açılan tespit davası ile usulsüz işlemlerden haberdar olduğunu, bozma ilamında "dava konusu işlemlerden sonra davacının bizzat yaptığı işlemler olup olmadığı" hususunun tespitinin istendiğini, bilirkişi raporda da davaya konu bu işlemlerden sonra davacı tarafından bizzat yapılan aynı yahut benzer nitelikteki işlemlerin olduğuna dair dava dosyasında herhangi bir belgeye rastlanmadığının tespit edildiğini, banka müfettişi tarafından hazırlanan 25.06.2007 tarihli raporda davalı bankanın sorumluluğunun sabit olduğunu,
imzasız ve imzası kime ait olduğu belli olmayan dekontlarla yapılan ödemelerin müvekkiline yapıldığını ispat yükünün davalı bankada olduğunu ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, davacıya ait hesaplardaki paraların usulsüz olarak 3. kişilere ödendiği iddiasına dayalı tazminat istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk 818 sayılı Borçlar Kanunu'nun 99 uncu vd. maddeleri.
3. Değerlendirme Dosyadaki yazılara, Mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
V. KARAR
Açıklanan sebeplerle; Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Takdir olunan 17.100,00 TL duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2023/646, K. 2024/2927, 17 Nisan 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama