KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2023/6557 E., 2024/7848 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 7 Kasım 2024
- Mahkemesi
- Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2021/50 Esas, 2023/1386 Karar
- Hüküm
- Esastan ret
- İlk derece mahkemesi
- Bursa 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Sayısı
- 2019/779 E., 2020/252 K.
Karar Metni
484 kelime·2 dk okuma·6 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; Yıldırım Vergi Dairesi Müdürlüğü mükellefi olan davalı şirketin 2015 dönemine ait hesaplarının sahte belge kullanımı ile sınırlı incelenmesine yönelik düzenlenen 27/06/2019 tarihli rapor uyarınca davalı ...'ın davalı şirketin %50 oranındaki ortaklık payı ile gizli ortak ve yönetici olduğunun tespit edildiğini, davalı ...'ın şirketin sahte fatura düzenleme faaliyetine fiilen katıldığını ileri sürerek davalı ...'ın davalı şirketin gizli ortağı olduğunun tespitine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalılar davaya cevap vermemişlerdir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesince, dava konusu teşebbüsün başkasına aidiyetinin tespiti halinde ihtiyati tahakkuk ve ihtiyati haciz yapma takdir ve yetkisinin davacı idarede olduğu, bu nedenle eldeki davanın konusunu teşkil eden tespit ve tedbir talepleri yönünden davacının hukuki yararı bulunmadığı gerekçesi ile hukuki yarar yokluğundan davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince istinaf edilmiştir.
IV. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
Bölge Adliye Mahkemesince, 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun’un 17. maddesi uyarınca idarenin ihtiyati tahakkuk ve aynı Yasa’nın 13. maddesi uyarınca ihtiyati haciz yoluna mahkeme kararına ihtiyaç duymaksızın alacağı tek taraflı kararla gidilebilme imkanına sahip olması karşısında tespit istemekte hukuken korunmaya değer bir yararının bulunduğundan bahsedilemeyeceği, davacı idarenin tasarrufun iptali ve şirket ortakları hakkında ortaklığın tespitine yönelik davalar açması için öncelikle bir ceza veya vergi tahakkuku yapmasının da gerekli olduğu, ayrıca davacı idarenin ihtiyati tahakkuk yapma imkanı da bulunduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, karar davacı vekilince temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ İNCELEMESİ
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, davalı ...'ın davalı şirkete gizli ortaklığının tespitine karar verilmesi istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk 1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2.6183 sayılı Kanunun 13 ve 17 nci maddeleri.
3. Değerlendirme Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Kanun'un 353 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin (1) numaralı alt bendi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2023/6557, K. 2024/7848, 7 Kasım 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama