İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /11. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 11. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2023/6710 K.2024/7994

Taraflar arasındaki marka hükümsüzlüğü davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.

Esas2023/6710Karar2024/7994Tarih18 Kasım 2024Okuma5 dk · 1.013 kelime

KÜNYE

11. Hukuk Dairesi 2023/6710 E., 2024/7994 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
18 Kasım 2024
Mahkemesi
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi
Sayısı
2020/1693 Esas, 2023/1027 Karar
Hüküm
Esastan ret
İlk derece mahkemesi
Bakırköy 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
Sayısı
2017/346 E., 2019/321 K.
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.013 kelime·5 dk okuma·6 bölüm

Taraflar arasındaki marka hükümsüzlüğü davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı Yargıtayca duruşma istemli olarak davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne, dava, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin ikinci fıkrası gereğince miktar veya değer söz konusu olmaksızın duruşmalı olarak incelenmesi gereken dava ve işlerin dışında bulunduğundan duruşma isteğinin reddine karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

KARAR

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin "..." isimli markanın yaratıcısı ve sahibi olduğunu, müvekkilinin markanın gelişmesi ve dünya çapında tanınması için düşüncesini eski arkadaşları olan ... ve ... ile paylaştığını, bu amaçla amacıyla 2012 yılından itibaren hukuki işlemlere başlandığını, “...” markası için 2013 yılında Almanya'da "...

Uluslararası Danışmanlık Hizmetleri GmbH" adlı, üç ortağın hissesi eşit şekilde kurulması planlanan şirket için müvekkili ile davalılardan ... tarafından ...’ya vekâletname verildiğini, ancak ...'nın, noterce ... Uluslararası Danışmanlık Hizmetleri GmbH'da Türkçe ibarelerin geçmesi nedeniyle bir takım zorlukların yaşanacağını belirtmesi üzerine şirketi "...

GmbH" olarak kurduğunu söylediğini, şirketin asıl hisse sahiplerinin müvekkili ve diğer davalı ... olduğunu, dava dışı ...'nın hisse devrine yanaşmadığını, davalı ...'ın uyuşmazlığı halledeceğini ancak hisse devri için göstermelik olarak markanın devrinin kendisine yapılması gerektiğini söylemesi üzerine sembolik bir rakamla markanın davacının avukatlık ortaklığı ortağı olan davalı ...'a devredildiğini, sonrasında ...'ın alan adının şifrelerni istediğini ancak müvekkilinin bunu kabul etmemesi üzerine ".de" uzantılı alan adıyla müvekkilinin siteye erişiminin engellendiğini,

davalı ...'ın bilahare markayı davalı şirkete sembolik bir değerle devrettiğini, bu muvazaalı devirle müvekkilinin marka üzerindeki haklarının sona erdiğini, muvazaalı devrin WIPO tarafından gönderilen 02.09.2016 tarihli e-posta ekinde yer alan belgelerden öğrenildiğini ileri sürerek 2012/100193 tescil numaralı “...” markasının hak sahibinin müvekkili olduğunun tespitine ve markanın müvekkili adına devrine, tesciline yahut hükümsüzlüğüne, davalı şirket tarafından kullanılan www.praelegal.de alan adının müvekkiline devrine ve tesciline,

davalı şirketin ticaret unvanında yer alan “...” ibaresinin kanuna uygun bir şekilde değiştirilmesine veya silinmesine, tecavüzün sonucu olan maddi durumun ortadan kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı şirket vekili cevap dilekçesinde; davacı tarafından ikame edilen işbu davanın asıl amacının, davacıya karşı WIPO nezdinde ikame edilen tahkim yargılaması ve bunun souncu "praelagal.com" alan adının müvekkiline devredilmesi hususunda verilen tahkim kararının icrasını öteleme amacına yönelik olduğunu, müvekkili şirketin kurulması ve faaliyete geçmesinde emek veren ve ... oluşumunu şu anki işlerliğne kavuşturanın dava dışı ... olduğunu, davacı ve diğer davalının ise Türkiye üyeliği dışında konu ile ilgili herhangi bir ilgilerinin bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.

Davalı ... vekili cevap dilekçesinde, müvekkilinin davaya konu markaya ilişkin herhangi bir hak sahipliğinin bulunmadığını, bu nedenle söz konusu davaya taraf olmasının usul ve yasaya aykırı olduğunu, dava konusu markanın devir işlemlerinin yazılı devir sözleşmesi ile birlikte noter huzurunda yapılarak sicile kaydedildiğini savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesince, 2012/100193 sayılı "..." ibareli markanın 30.11.2012 tarihinden itibaren 10 yıl müddetle davalılardan ... adına tescilli olduğu, başlangıçta markanın tescili için davacı tarafından Türk Patent ve Marka Kurumu'na başvurunun yapıldığı, bilahare Bakırköy 12. Noterliğinin 05.09.2013 tarihli "Marka Tescil Belgesi Başvuru Hakkı Devir (Satış) Sözleşmesi" başlıklı noterce düzenlenen resmi sözleşme ile davacının marka tescil belgesi başvuru hakkını davalı ...'a bedeli karşılığında devrettiği, bu marka ile bir ilişkisinin kalmadığının belirtilerek,

gerek Türkiye'de gerekse yurtdışında davalı ... adına tescilini kabul ettiği, bilahare ... tarafından Bakırköy 33. Noterliğinin 18.04.2016 tarihli marka devir sözleşmesi ile markanın davalı şirkete devredildiği ve markanın davalı şirket adına kayıtlı olduğu, davalı şirketin davacı ... ve davalı ... ile bir ilgisinin bulunmadığı, davacı dava konusu markanın öncelikli hak sahibi olduğunu iddia etmiş ise de, esasen başvurunun davacı adına yapıldığı,

davacının bu marka tescilinden doğan haklarını usulüne uygun noter sözleşmesi ile davalı ...'a devrettiği, ...'ın ise davalı şirkete devrettiği, davacının, marka devrinin ileride kendisine iadesi koşulu ile yapıldığını iddia ettiği, bu iddianın inanç sözleşmesi mahiyetinde olduğu, bu şekildeki bir sözleşmenin varlığının yasal delillerle ispatlanmadığı,

devrin hile yoluyla sağlandığı iddia edilmişse de hile olgusunu ispata yarar herhangi bir delil ibraz edilmediği gibi 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (6098 sayılı Kanun) 39 uncu maddesinde öngörülen hak düşürücü süre içerisinde sözleşme ile bağlı olunmadığının ileri sürülmediği ve davanın bu süreden sonra 29.10.2016 tarihinde açıldığı, ayrıca davalı şirket adına olan www.praelegal.de alan adının davacıya devri ya da tescilini istemiş ise de bu alan adı ile ilgili önceye dayalı bir hakkın ispatlanamadığı, davalı şirketin ticaret unvanına ilişkin herhangi bir hak sahipliğinin de ispatlanamadığı,

davacı vekili sonradan davalı ...'ın isticvabını talep etmiş ve isticvap davetiyesi tebliğine rağmen davalı mazeretsiz olarak duruşmaya gelmemiş ise de bu davalının isticvabı gerçek hak sahibi davalı şirketi bağlamayacağından ispata yeter delil sayılmadığı gerekçesiyle davanın ispatlanamadığından reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince istinaf edilmiştir.

IV. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI

Bölge Adliye Mahkemesince, ilk derece mahkemesi kararında usul ve esas yönünden hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, karar davacı vekilince temyiz edilmiştir.

V. TEMYİZ İNCELEMESİ

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, davalı adına tescilli gözüken markanın, muvazaalı olarak devir edildiğinin, markanın asıl sahibinin davacı olduğunun tespiti talebine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.

3. Değerlendirme Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Kanun'un 353 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin (1) numaralı alt bendi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

VI. SONUÇ

Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacının temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372 nci maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, 18.11.2024 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2023/6710, K. 2024/7994, 18 Kasım 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Karar
  4. I. Dava
  5. II. Cevap
  6. III. İlk Derece Mahkemesi Kararı
  7. IV. Bölge Adliye Mahkemesi Kararı
  8. V. Temyiz İncelemesi
  9. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
11. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/6710
Karar No
2024/7994
Tarih
18 Kasım 2024

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2023/6711 K.2024/7972
  • Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2023/6712 K.2024/7799
  • Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2023/6713 K.2024/7963
  • Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2023/6713 K.2024/6523
  • Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2023/6714 K.2024/8126
  • Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2023/6715 K.2024/8028

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.