İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /11. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 11. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2023/822 K.2024/4892

Taraflar arasındaki tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.

Esas2023/822Karar2024/4892Tarih11 Haziran 2024Okuma13 dk · 2.544 kelime

KÜNYE

11. Hukuk Dairesi 2023/822 E., 2024/4892 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
11 Haziran 2024
Mahkemesi
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi
Sayısı
2022/833 Esas, 2022/853 Karar
Hüküm
Esastan red
İlk derece mahkemesi
İstanbul Anadolu 11. Asliye Ticaret Mahkemesi
Sayısı
2021/358 E., 2022/39 K.
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.544 kelime·13 dk okuma·12 bölüm

Taraflar arasındaki tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın davacı tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı dava dilekçesinde.

492 sayılı Harçlar Kanunu'nun (492 sayılı Kanun) 33 üncü maddesi hükmü gereği nispi harç tutarından muaf tutularak ve 7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu'nun (7036 sayılı Kanun) 3 üncü maddesinin üçüncü fıkrasında öngörülen 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) 1484 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği ve 1473 üncü maddenin birinci ve ikinci fıkralarında öngörülen hükümler gereği, hesap edilen "Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortasından doğan Rücu hakkı" olan alacağın davalı taraftan tahsil edilerek tarafıma ödenmesine ilişkin, davalı "Uluslararası Protection and Indemnity (P&l) kulüpleri,

Raets Marine Insurance BM Sigorta Şirketinin Türkiye'de yerleşik muhabir firması olan "Omur Marin Denizcilik Hizmetleri Mümessillik Müşavirlik Limited Şirketine (....

Ltd.)" karşı, 6102 sayılı Kanun'un 1478 inci maddesi uyarınca alacak davasının kabulüne, Bakırköy 10. İş Mahkemesi tarafından işçilik alacağı kapsamında yürütülen "ölüm ve cismani zarar sebebi" ile açılmış olan tazminat davasının yargılaması sonucunda, davaya konu somut olayın haksız fiil sonucu meydana geldiği ve ... Denizcilik Taşımacılık Sanayii ve Ticaret Limited Şirketi/Donatanın ağır ihmal ve kusurlarından mesul bulunarak "Bakırköy 10. İş Mahkemesi 21.06.2019 tarih.

2019/99 E., 2019/325 K. sayılı gerekçeli karar ilamının lehe kesinleştiğinden alacaklı vasfına haiz olarak, 6102 sayılı Kanun'un 1328 inci maddesinde öngörülen hüküm gereği, 02.05.1996 Tarihli Protokolün 3. maddesi uyarınca, haksız fiilin meydana geldiği 19.05.2012 tarihli Türkiye Cumhuriyeti Merkez Bankası SDR kur değeri "2.7958 TL'' esas alınıp ulusal para birimi (Türk Lirası) üzerinden işlem yapılması sonucu hesap edilen "5.591.600,00 TL tutarında olan "Koruma ve Tazmin Deniz Alacağı" hakkı ve fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak suretiyle;

haksız fiilin meydana geldiği 19.05.2012 tarihli Türkiye Cumhuriyeti Merkez Bankası SDR kur değeri "2.7958 TL" esas alınıp ulusal para birimi (Türk Lirası) üzerinden işlem yapılması sonucu hesaplanan 89.465.600,00 TL tutarında muaccel olan koruma ve tazmin deniz alacağının, haksız fiilin meydana geldiği 19.05.2012 tarihi itibariyle işleyecek ve hesaplanacak yasal faizi ile birlikte, 6102 sayılı Kanun'un 1484 üncü maddesinin birinci fıkrası ile 1473 üncü maddenin birinci ve ikinci fıkralarında öngörülen hükümler gereği davalı taraftan müştereken ve müteselsilen tahsil edilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde; dava konusu uyuşmazlık arabulucuya tabi olup, arabulucuya başvurulmuş olması dava ikame edilebilmesi için dava şartı olduğunu, her ne kadar davacı taraf 492 sayılı Kanun'un 33 üncü maddesi uyarınca harç ödemekten muaf olduğunu iddia etmekteyse de söz konusu Kanun'un 33 üncü maddesinin yalnızca iş mahkemeleri tarafından işçiler lehine hükme bağlanan hak ve alacakların takibinde işçilerden hiçbir harç alınmayacağına ilişkin olduğunu, her ne kadar davacı taraf 6102 sayılı Kanun’un 1363 üncü maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca da harç ödemekten muaf olduğunu ileri sürmüşse de,

söz konusu hükmün teminat ile ilgili muafiyete ilişkin olarak düzenlendiğini, ancak; dava konusu olaydaki uyuşmazlık teminat ile ilgili olmayıp, harçtan muaf olup olmamaya ilişkin olduğundan huzurdaki davada uygulama alanı bulmasının mümkün olmadığını, davada görevli mahkemenin, Denizcilik İhtisas Mahkemesi sıfatını haiz Asliye Ticaret Mahkemesi olan İstanbul 17. Asliye Ticaret Mahkemesi olduğunu, davacı tarafından dava konusu geminin donatanı aleyhine Bakırköy 10. İş Mahkemesinin 2019/99 E. (2013/626 eski E.) sayılı dosya tahtında maddi ve manevi zararlarının tazminine ilişkin olarak dava ikame edilmiş olup,

bu davanın konusunun da M/V ... isimli geminin alabora olarak batması neticesinde meydana gelen maddi ve manevi zararlarının tazminine ilişkin olduğunu, dava hali hazırda Bakırköy 10. İş Mahkemesinin 2019/99 E. sayılı dosyası tahtında derdest olduğunu, bu dava dosyası nezdinde de, davacı taraf yine aynı olaya ilişkin zararlarının tazminini talep ettiğinden derdestlik sebebi ile bu davanın usulden reddi gerektiğini, her ne kadar davacı tarafça dava konusu M/V ... isimli geminin P&I Kulübünün...

Insurance B.V. olduğundan bahisle ve müvekkil ... Denizcilik Hizmetleri Müm. Müş. Ltd.

Şti.'nin de bu sigorta kulübünün Türkiye’deki yerleşik muhabiri olduğundan bahisle doğrudan dava ikame edilmişse de, davacının uğramış olduğunu iddia ettiği zararın tazmini için dava tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 6102 sayılı Kanun'da sorumluluk sigortasında zarar görenin doğrudan doğruya dava açabileceğinin hükme bağlanmadığını, ayrıca müvekkili ile davacı arasında herhangi bir haksız fiil veya sözleşme ilişkisi de bulunmadığını, müvekkilinin bu davada davacı tarafından pasif husumet yöneltilmesi hatalı olduğundan davanın pasif husumet yokluğundan reddi gerektiğini,

ava dilekçesinde bahsi geçen 19.11.1976 tarihli deniz alacaklarına karşı mesuliyetin sınırlandırılması hakkında sözleşmenin kapsamına müvekkil şirketin girmediğini, her ne kadar davacı taraf dava dilekçesinde dava dışı ... Denizcilik Taşımacılık Sanayii ve Ticaret Limited Şirketi aleyhine Bakırköy 10. İş Mahkemesinin 21.06.2019 tarih 2019/99 E., 2019/325 K. sayılı ilamında donatan ...

Denizcilik’in ağır ihmal ve kusurundan sorumlu olduğunun tespit edildiğini ve işbu hükmün kesinleştiğini belirtmişse de söz konusu hüküm kesinleşmediğini, Yargıtay incelemesinde olduğunu, müvekkili Bakırköy 10. İş Mahkemesindeki davaya taraf olmamakla birlikte müvekkilininsorumluluğuna ilişkin de herhangi bir inceleme yapılmadığını, müvekkil şirketin ağır kusurunun veya ihmalinin bulunduğundan söz edilmesi de mümkün olmadığını, 6102 sayılı Kanun'un 1333 üncü maddesinde belirtilen sorumluluk sınırının dava konusu hadisede uygulanmasının mümkün olmadığını, zira,

davaya konu ... isimli gemi kanun hükmünde bahsi geçen sondaj gemilerinden olmadığını, bu hüküm sondaj gemileri için düzenlenen ve sondaj gemileri için geçerli bir hüküm olduğunu, husumete ilişkin itirazlarına halel gelmemek kaydı ile davacının ihtiyati haciz talep edebilmesi için 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun (2004 sayılı Kanun) 257 nci maddesinde belirtilen ihtiyati haciz şartları oluşmamış olup, haksız ihtiyati haciz talebinin reddine karar verilmesi gerektiğini, savunarak öncelikle dava şartı olan arabulucuya başvurulmamış olması sebebi ile dava şartı yokluğundan davanın usulden reddine,

başvuru harcının ve peşin harcın tensip zaptı ile davacıya verilen iki haftalık kesin süre içerisinde yatırılmamış olması sebebi ile 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 150 nci maddesi gereğince harç tamamlanıncaya kadar dosyanın işlemden kaldırılmasına, görev itirazlarının kabulüyle görevsizliğine karar verilerek dosyanın görevli olan İstanbul 17. Asliye Ticaret Mahkemesine gönderilmesine, huzurdaki davanın derdestlik nedeni ile usulden reddine, müvekkil şirket bakımından davanın pasif husumet yokluğundan reddine, her halükarda davanın esastan reddine karar verilmesini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Mahkemece davacının eksik harcı tamamlaması için 11.06.2021 tarihli tensip tutanağının 15. bendi gereğince 2 haftalık kesin süre verildiği halde eksik başvuru ve nisbi harcın verilen kesin süre içinde tamamlamadığından 492 sayılı Kanun'un 28, 30 ve 32. maddeleri ve 6100 sayılı Kanun'un 150 nci maddesi uyarınca dosyanın 25.10.2021 tarihi itibariyle işlemden kaldırılmasına,

dosyanın işlemden kaldırıldığı tarihten itibaren başlayarak 3 ay içinde harç tamamlanmadığından 6100 sayılı Kanun'un 150 nci maddesinin beşinci fıkrası uyarınca davanın açılmamış sayılmasına karar verileceğine ilişkin 25.10.2021 günlü karara rağmen davacı yan tarafından 3 aylık yasal süre içerisinde harcın tamamlanmadığı,

davacının gerek dava açarken yaptığı talepleri, gerekse ihtiyati haciz başvuruları, harç yatırmadan müteakip işlemlere devam edilemeyeceğinden, 492 sayılı Kanun'un 28, 30, 32 nci maddeleri gereğince verilen 2 haftalık kesin süreye rağmen harcın tamamlanmaması ve dosyanın 25.10.2021 günü işlemden kaldırılmasına rağmen, davacı yan tarafından 492 sayılı Kanun'un 30,

32 nci maddeleri gereğince başvuru ve peşin nisbi harç yatırılmaması ve davanın bu süre içerisinde harç yatırılarak yenilenmemesi sebebiyle 6100 sayılı Kanun'un 150 nci maddesinin birinci fıkrası gereğince davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle davacı tarafından açılan davanın 492 sayılı Kanun'un 28, 30 ve 32 nci maddeleri gereğince ve 6100 sayılı Kanun'un 150 nci maddesinin birinci ve beşinci fıkraları uyarınca açılmamış sayılmasına karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

Davacı istinaf dilekçesinde özetle.

İlk Derece Mahkemesinin 11.06.2021 tarihli tensip tutanağında; taraflarına 59.9 TL başvuru harcı 1.527.848,78 TL peşin harç yatırılması hususunda iki haftalık kesin süre verildiği aksi taktirde 6100 sayılı Kanun'un 150 nci maddesi gereğince dosyanın işlemden kaldırılmasına karar verileceği hususunun ihtaren bildirildiği, yine aynı tutanakta arabuluculuk son tutanak aslı veya onaylı suretinin bir haftalık kesin süre içinde mahkemeye sunulması, aksi taktirde dava şartı yokluğundan usulden red kararı verileceğinin ihtar edildiği,

ancak 22.06.2021 tarihli tensibe cevap dilekçesinde beyan etmiş oldukları üzere söz konusu davanın işçi alacakları kapsamında rücuen tazminat davası olması sebebiyle 492 sayılı Kanun'un 33 üncü maddesinde görülen harç mükellefiyetinden muafiyet durumunun mevcut olduğunu, ancak İlk Derece Mahkemesince sadece harçta muafiyet durumunun iş mahkemeleri tarafından işçiler lehine hükme bağlanmış olan harç ve alacakların takibinde geçerli olduğundan bahisle 11.06.2021 ve 22.06.2021 gününün davacı taraf dilekçelerinde yer alan taleplerin harcın yatırılması için davacıya tensiple verilen sürenin dolmasından sonra karara bağlandığı,

davacının açtığı davanın harç yatırılmakla sayılması gerektiğinden harç yatırması hususunda davacıya tensip talebinden sürenin dolmasının beklenmesi yönünde karar oluştuğu, İlk Derece Mahkemesinin bu şekildeki kararı ile 6100 sayılı Kanun'un 143 üncü maddesinin birinci fıkrası, 353 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi ve 371 inci maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi hükümlerini ve yine 46 ncı maddesinin birinci fıkrasının (c) bendindeki hükmü ihlal ettiğini, davanın açılış tarihi olan 09.06.2021 tarihinde İstanbul Anadolu Hukuk Mahkemeleri Tevzi Bürosunun 2021/70937 hukuk tevzi dosya numarası ile 60,00 TL'nin yatırılmış olduğunu,

dolayısıyla İlk Derece Mahkemesinin davacının 59.30 TL başvuru harcı yatırmamış olduğu gerekçesinin açıkça hukuka aykırı olduğunu, İlk Derece Mahkemesinin 25.10.2021 tarihli ara kararında davacının 1.527.848,78 TL peşin harcı yatırmamış olduğuna ilişkin değerlendirme yapıldığı ve eksikliğin ikmali için verilen kesin sürenin 28.06.2021 tarihinde dolmuş olması sebebiyle dosyanın 25.10.2021 tarihi itibariyle işlemden kaldırılmasına karar verildiği,

halbuki somut olayda harç muhafiyetinin söz konusu olduğunu, zira bu hususu 492 sayılı Kanun'un 32 nci maddesinde açıkça kaleme alındığını, emsal teşkil eden İstanbul Anadolu 11.Asliye Ticaret Mahkemesinin 09.06.2021 tarih 2021/358 E. sayılı dosyası ve İstanbul 10. Asliye Ticaret Mahkemesinin 27.07.2021 tarih 2021/463 E. sayılı dosyalarında benzer nitelikte taleplerinin olduğunu ve söz konusu dosyalarda "harç peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına" şeklinde karar verildiğini;

peşin alındığından bahsedilen harcın maktu harç olduğunu, bahsi geçen sebeplerle İlk Derece Mahkemesince verilen davanın açılmamış sayılmasına yönündeki kararın kaldırılmasına karar verildiğini, 7036 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin üçüncü fıkrasına göre somut uyuşmazlıkta dava şartı niteliğindeki arabuluculuk yoluna başvurulmasının gerekmediğini, zira bu madde gereği müvekkilinin arabuluculuk mükellefiyetinden muaf tutulmasına ilişkin talebinin İstanbul Anadolu 11.Asliye Ticaret Mahkemesinin 2021/358 E. ve 22.06.2021 tarihli ara karar ile İstanbul 11.Asliye Ticaret Mahkemesinin 2021/358 E. 25.10.2021 tarih ve aynı mahkemenin 2021/358 E.,

04.02.2021 tarihli kararlarında kabul edildiğini, 6102 sayılı Kanun'un 1362 nci maddesi gereği dosya içerisindeki bilirkişi teknik kişi ve tespit ek ve aylık raporlarını 6100 sayılı Kanun'un 204 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca ispata dayalı kesin delil niteliğinde olduğunu, yine 2004 sayılı Kanun'un 68 inci maddesi ve 38 inci maddelerinde öngörülen ilam niteliğini haiz belge yeterliliğine haiz olduğunu, 6102 sayılı Kanun'un 1350 nci maddesinin dördüncü fıkrasında öngörülen alacağın aynı Kanun'un 1352 nci maddesinde sayılan deniz alacaklarından olması nedeniyle ihtiyati haciz sebebi olduğunu,

somut olayda deniz alacaklısı vasfına haiz hak sahibi olarak İstanbul Anadolu 11.Asliye Ticaret Mahkemesinin 09.06.2021 tarih 2021/358 E. sayılı dosyası kapsamında alacaklarını teminen başlatılan takip dosyasında da harç mükellefiyetinden muafiyet hususunun uygulaması gerektiğini, İstanbul Anadolu 11.Asliye Ticaret Mahkemesinin 2021/358 E. sayılı dosyasına 6100 sayılı Kanun'un 28 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca gizlilik kararı verilmesini,

davalının 6100 sayılı Kanun'un 29 uncu maddesini ihmal suretiyle her türlü adaleti yanıltıcı nitelikteki haksız şekilde yapmış olduğu tüm iddia ve itirazlarının yok hükmünde sayılmasını belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Bakırköy 10.İş Mahkemesinin 21.06.2018 tarih 2019/99 E., 2019/325 K. sayılı ilamda davacının ... davalının ...

Denizcilik Taşımacılık Ltd.Şti. olduğu, dava konusunun davacının 19.03.2012 tarihinden 23.05.2013 tarihine kadar davalının donatanı olduğu, M/V ... gemisinde gemi adamı olarak çalıştığını, gemide görev başındayken 19.05.2012 tarihinde geminin yapısına uygun olmayan yükün kabul edilmesi hatalı yükleme yapılması kaptanın yüklemeye nezaret etmemesi sebepleriyle geminin alobora olarak battığını, gemi personelinden üç kişinin hayatını kaybettiğini, müvekkilinin gece karanlık suda boğulma tehlikesi geçirdiğini ileri sürerek maddi manevi tazminat talebinde bulunduğu,

İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulü yoluna giderek 3.330 TL maddi tazminat ile 20.000,00 TL manevi tazminatın kazanın meydana geldiği 19.05.2012 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davacıdan alınarak davalıya verilmesine karar verildiği,

davacı tarafça eldeki istinafa konu dava dosyasında, Bakırköy 10. İş Mahkemesinin 2019/99 E. sayılı dosyanın davalısının dava konusu hadisenin yaşandığı M/V ... yük gemisinin olayın meydana geldiği 19.05.2012 tarihinde geçerliliği olan P&I koruma ve tazmin sigortasının, uluslararası Protection and Indemnity kulüpleri, Raets Marine Insurance B.V sigorta şirketinin Türkiye'de yerleşik muhabir firması olan ... Denizcilik...

Limited Şirketi tarafından düzenlenip onaylanan P&I koruma ve tazmin sigorta poliçesi gereği 6102 sayılı Kanun'un 1330 uncu maddesinin birinci fıkrasının (d) bendi ile ikinci fıkrası ve aynı Kanun'un 1333 üncü maddesinin birinci fıkrasını (a) bendinde öngörülen hükümlerin ve 1976 konvansyonu madde 8 paragraf 1 usulüne göre haksız fiilin meydana geldiği 19.05.2012 tarihli Merkez Bankası SDR kur değeri olan 2.7958 TL esas alınarak hesaplanmış olan 89.465.600,00 TL'nin haksız fiilin meydana geldiği 19.05.2012 tarihiyle hesaplanacak yasal faiziyle birlikte tahsilini talep ettiği,

492 sayılı Kanun'un 28 inci maddesinin birinci fıkrası gereği dava, tazminat davası olmakla niteliği gereği nispi harca tabi olduğu, davacı vekilinin dava dilekçesinde 89.465.600,00 TL'nin tahsilini talep ettiği, İlk Derece Mahkemesince; tensip zaptında 59.9 TL başvuru harcı, 1.527.848,78 TL nispi harç olarak hesaplanan tutarların 492 sayılı Kanun'un 28, 30, 32. maddeleri gereğince iki haftalık kesin sürede yatırılmasına karar verilerek verilen sürede harç yatırılmamasının yasal sonuçlarının davacı vekiline tebliğ edildiği, kesin süreye rağmen harç yatırılmayınca dosyanın 25.10.2021 günü işlemden kaldırılmasına karar verildiği,

davacı yan tarafından 492 sayılı Kanun'un 30 ve 32 nci maddeleri gereğince başvuru ve peşin nisbi harç yatırılmaması ve davanın bu süre içerisinde harç yatırılarak yenilenmemesi sebebiyle 6100 sayılı Kanun'un 150 nci maddesinin birinci fıkrası gereğince davanın açılmamış sayılmasına karar verildiği, bu davadaki talebin, P&I sigortasına dayalı sigorta tazminatı talebine ilişkin olduğu, davanın 6100 sayılı Kanun'un 28 inci maddesi uyarınca nispi harca tabi olduğundan peşin harcın yatırılmasının yasal zorunluluk olduğu,

davacının önceden aynı zarar kalemlerine ilişkin olarak iş mahkemesinde dava açmış olmasının somut davada da harçtan muaf sayılmasını gerektirmediği, zira bunu gerektiren yasal bir düzenlemenin bulunmadığı, kaldı ki istinafa konu davanın işçi-işveren ilişkisi dışında P&I sigortacısına karşı yöneltilmiş, sigorta ilişkisinden kaynaklı bir dava olduğu, harç konusu, mahkemenin görevinden önce değerlendirilmesi gereken bir husus olup mahkemece öncelikle harcın değerlendirilmesinde de aykırılığın bulunmadığı,

davacının talebi, sigorta tazminatına ilişkin olduğundan 6100 sayılı Kanun'un 28 inci maddesinde bedensel zararlar için öngörülen 1/20 oranının uygulanmasının gerekmediği, bu nedenle İlk Derece Mahkemesince 1/4 oranında peşin harcının yatırılması konusunda karar oluşturulmasınında da usule aykırılığın bulunmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davacı temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü hususları tekrar ederek kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, P&I sigorta poliçesi uyarınca sigorta tazminatının tahsili istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Kanun’un 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.

3. Değerlendirme 1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve yasaya uygun olup davacının temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

SONUÇ / HÜKÜM

11.06.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2023/822, K. 2024/4892, 11 Haziran 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Dava
  4. II. Cevap
  5. III. İlk Derece Mahkemesi Kararı
  6. IV. İstinaf
  7. A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
  8. B. İstinaf Sebepleri
  9. C. Gerekçe ve Sonuç
  10. V. Temyiz
  11. A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
  12. B. Temyiz Sebepleri
  13. C. Gerekçe
  14. VI. Karar
  15. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
11. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/822
Karar No
2024/4892
Tarih
11 Haziran 2024

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 4. Ceza Dairesi E.2023/824 K.2024/8664
  • Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2023/830 K.2024/4514
  • Yargıtay 6. Ceza Dairesi E.2023/833 K.2024/7648
  • Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2023/833 K.2024/5212
  • Yargıtay 4. Ceza Dairesi E.2023/834 K.2024/7849
  • Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2023/846 K.2024/4088

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.