İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /11. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 11. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2023/853 K.2024/2928

Taraflar arasındaki limited şirket ortaklığının tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince asıl davanın kısmen kabulüne, davalı ... yönünden davanın reddine, birleşen davanın kabulüne karar verilmiştir.

Esas2023/853Karar2024/2928Tarih17 Nisan 2024Okuma10 dk · 1.901 kelime

KÜNYE

11. Hukuk Dairesi 2023/853 E., 2024/2928 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
17 Nisan 2024
Mahkemesi
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi
Sayısı
2020/468 Esas, 2022/1557 Karar
Hüküm
Asıl ve birleşen davanın kabulü
İlk derece mahkemesi
Bakırköy 5. Asliye Ticaret Mahkemesi
Sayısı
2019/137 E., 2019/1322 K.
Birleşen dava
Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2019/165 E.
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.901 kelime·10 dk okuma·12 bölüm

Taraflar arasındaki limited şirket ortaklığının tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince asıl davanın kısmen kabulüne, davalı ... yönünden davanın reddine, birleşen davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davacı vekili ve davalılar ... ile Şirket vekilince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle asıl ve birleşen davaların kabulüne karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı Yargıtayca duruşma istemli olarak davalılar ... ve ... Tekstil Orman Ür. San.Tic.Ltd.Şti.vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Duruşma için belirlenen 16.04.2024 günü hazır bulunan davacı vekili Avukat ... ile davalılar ... ve ... Ltd. Şti.vekili Avukat ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü.

I. DAVA

1.Davacı vekili asıl dava dilekçesinde; davalı ...'ın ... Tekstil ...Ltd.

Şti.'ndeki 660.000,00 TL hissesinin 264.000,00 TL'lik kısmını müvekkili davacıya Bakırköy...Noterliğinin 07.03.2014 tarihli sözleşmesiyle devrettiğini, devrin şirket genel kurulunda kabul edilmesine rağmen ticaret siciline tescil edilmemesi üzerine müvekkilinin kardeşleri olan diğer iki ortağa Bakırköy...Noterliğinin 16.07.2014 tarihli ihtarnameyi keşide ederek pay devrinin tescil ve ilanını talep etmesine rağmen değişik bahanelerle oyalanarak pay devrinin gerçekleştirilmediğini, pay devri beklenirken davalı ...'ın bu kez müvekkiline devrettiği paylar da dahil olmak üzere tüm paylarını davalı ...'a 2019 yılı Ocak ayında devrettiğini,

bu pay devrinden sonra şirketin tek pay sahibi olan ...'ın Esenler ilçesinde şirkete ait bulunan taşınmazı satmaya çalıştığını ileri sürerek müvekkilinin 264.000,00TL'lik şirket payı yönünden ortaklığının tespiti ile tesciline, usulsüz yapılan ikinci devrin payına isabet eden kısmının iptaline karar verilmesini talep etmiştir.

2.Davacı vekili birleşen dava dilekçesinde, asıl davada ileri sürülen iddialarını davalı şirkete karşı ileri sürerek davalı şirketin hissesinin 264.000,00 TL'lik kısmına ilişkin olarak davacının ortaklığının tespit ve tesciline karar verilmesi talep etmiştir.

II. CEVAP

1.Asıl davada davalı ... ve birleşen davada davalı ... Tekstil Orman Ür.

San.Tic.Ltd.Şti.vekili cevap dilekçesinde; pay devrinin kabulüne dair ortaklar kurulunca karar alınmadığını, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) 595 inci maddesinin şartlarının oluşmadığını, şirketin kurucusunun müvekkili ... olduğunu, iş hacminin artması nedeniyle babası...'ı da kuruluşta ortak gösterdiğini, 04.07.1995 tarihinde kuruluşta şirketin 1.000,00 TL sermayesinin 800,00 TL'sinin ...'a, 200,00TL'lik kısmının babası...'a ait olduğunu, daha sonra sermaye artırımına gidildiğini, Mehmet Gökay'ın 13.10.2008 tarihinde 66.000,00 TL payını ...'a devrettiğini,

14.01.2009 tarihinde ...'ın 1.254.000,00TL olan sermayesinin 330.000,00TL'sini davalı ...'e, 264.000,00 TL'sini ise davacı ...'a devrettiğini, davacının 01.04.2013 tarihinde 264.000,00 TL payının...'a devri sonucu 264.000,00 TL payın...'a, 396.000,00 TL payın davalı ...'a, 660.000,00 TL payın ise ...'a ait olduğunun tescil ve ilan edildiğini, Mehmet Gökay'ın 12.08.2013 tarihinde vefatı üzerine payının veraset ilamına göre belirlenerek tescil ve ilan edildiğini, belirtilen ilam gereği yapılan tescil ile davacı ...'ın 28.285,71 TL payının bulunduğunu, muris...'dan mirasen intikal eden tüm payları mirasçıların ...'a devrettiğini,

devir sonrası 09.01.2014 tarihli karar ile şirketin 660.000,00 TL payının davalı ...'a, 660.000,00 TL payının ...'a ait olduğunun karar altına alındığını, davacı tarafça ibraz edilen tasdiksiz olan 2014/1 nolu fotokopi kararın karar defterinde bulunmadığını, ...'ın mevcut hissesini 28.12.2018 tarihli hisse devir sözleşmesi ile davalı ...'a devretmesi sonucu 1.320.000,00TL şirket hissesinin tamamının ...'a ait olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.

2.Asıl davada davalı ..., davaya cevap vermemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının, davalı şirketin 264.000,00 TL payını, davalı ...'dan noterde düzenlenen düzenleme şeklindeki 07.03.2014 tarihli pay devir sözleşmesi ile devraldığı, şirket karar defterinde herhangi bir karar bulunmadığı halde davacı vekilince ibraz edilen ve davalı tarafından imzası kabul edilen taşınmaz ortaklık sözleşmesinde, şirkete ait taşınmazın ortaklığının düzenlendiği, bunun yanı sıra, taşınmaz mülkiyetinin düzenlenmesi amacıyla şirketin %20 payının davacıya devredildiğinin kabul edildiği, Şirketin toplam sermayesinin 1.320.000,00TL olduğu,

bunun %20'sinin hisse devir sözleşmesinde belirtilen 264.000,00TL'lik paya denk geldiği anlaşılmakla şirketin bu tarihteki her iki ortağı olan davalılar tarafından imzalanan sözleşmenin, 6102 sayılı Kanun'un 595 inci maddesinin ikinci fıkrası kapsamında ortaklar genel kurul kararı olarak kabul edildiği, pay devri için yapılan ihtar sonucu pay devrinin şirket genel kurulu tarafından red edilmemiş olması,

şirketin aile şirketi olması ve tanık beyanları dikkate alındığında 6102 sayılı Kanun'un 595 inci maddesinin yedinci fıkrası gereğince onay olarak kabul edildiği gerekçesiyle asıl davanın kısmen kabulüne davalı Şirketin 264.000,00TL'lik kısmına tekabül eden payının davacı ...'a ait olduğunun tespiti ile bu hususun sicile tesciline, davalı ... sözleşmede taraf olmadığı için hakkındaki davanın pasif husumet yönünden reddine, birleşen davanın kabulü ile Şirketin 264.000,00TL'lik kısmına tekabül eden payının davacı ...'a ait olduğunun tespiti ile bu hususun sicile tesciline karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili, davalılar ... ve Şirket vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

1. Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davalı ... yönünden davanın husumetten reddinin hatalı olduğunu ileri sürmüştür.

2. Davalı ... ve davalı Şirket vekili istinaf dilekçesinde özetle; cevap dilekçesi ve aşamalardaki savunmalarını tekrar ederek, davacının dayandığı 2014/1 sayılı ortaklar kurul kararının şirket defterinde bulunmadığını, şirkette bu şekilde bir karar alınmadığını, muris...'ın ölümü sonrası mirasen ortak olan tüm pay sahiplerinin hisselerini ...'a devrettiğini, Burhanettin'in de 660.000,00 TL'lik payını 28.12.2018 tarihli noter devri sözleşmesi ile müvekkili Sebahattin'e devrettiğini, devrin 28.12.2018 tarihli 2018/5 sayılı karar ile ortaklar kurulunda onaylandığını, şirketin tüm hisselerinin müvekkili Sebahattin'e ait olduğunu,

davacı sahte ortaklar kurulu kararına dayandığı için 6102 sayılı Kanun'un 595 inci maddesinin yedinci fıkrasının uygulama yeri olmadığını, davacı sahte ortaklar kurulu kararına dayandığından müvekkillerinin susması ya da uzun süre cevap vermemesinin onay anlamına gelmeyeceğini, Mahkemenin gayrimenkul ortaklık kullanım ve satışı belgesi ile ilgili yorumunun hatalı olduğunu, bu belgenin davacının davaya dayanak yaptığı 07.03.2014 tarihli noter hisse devir senedine ilişkin olmayıp daha önce davalı ... tarafından davacıya yapılan hisse devri nedeniyle Bakırköy ....

Noterliğinin, 13.01.2009 tarihli hisse devir senediyle ve buna dair 14.01.2009 tarihli, 2009-1 sayılı ortaklar kararı ile yapılan işleme dair olduğunu, anılan hisse devri sonucu davacının şirkette 264.000,00 TL'lik hisseye sahip olduğunu, bu hisse tutarının şirketin %20'sine denk geldiğini, Mahkemenin hükme esas aldığı gayrimenkul kullanım ve satış belgesinin 2009 tarihinde davacıya devredilen %20'lik hisseyle ilgili olması nedeniyle kararın hukuka aykırı olduğunu ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Bakırköy .... Noterliğinin 07.03.2014 tarihli limited şirket hisse devir sözleşmesi ile davalı ...'ın, davalı ...

Tekstil...Şirketindeki 660.000,00 TL'lik hissesinin 264.000,00 TL'lik kısmını aynı bedelle davacı ...'a devrettiği, noter senedine göre 6102 sayılı Kanun'un 595 inci maddesinin birinci fıkrasında öngörülen yazılılık ve resmi şekil şartının gerçekleştiği, davacının dayandığı 2014-1 sayılı 10.03.2014 tarihli ortaklar kurulu kararının şirket ortaklar karar defterinde yer almadığı, 2014-1 sayılı kararın, davacının da içinde bulunduğu... mirasçılarının davalıya yaptığı devrin onaylanmasına ilişkin olduğu,

bu nedenle davacının davaya dayanak yaptığı bu ortaklar kurulu kararının hükme esas alınamayacağı, İlk Derece Mahkemesince de bu belge hükme esas alınmamış olup bu gerekçeler Dairece benimsendiğinden, davalıların bu konuda istinaf dilekçesinde yaptıkları açıklamaların ayrıca değerlendirilmesine gerek bulunmadığı, Mahkemenin kararına gerekçe yaptığı "Gayrimenkul Ortaklık, Kullanım ve Satış Sözleşmesi" isimli ve bila tarihli sözleşmenin hangi tarihli olduğuna dair bir tartışmaya gerek olmadığı, öncelikle 6102 sayılı Kanun'un 595 inci maddesinin yedinci fıkrasındaki "Devre onay vermiş sayılma" halinin gerçekleştiğinin anlaşıldığı,

davacı ile davalı ... arasında 07.03.2014 tarihli hisse devir sözleşmesinin düzenlendikten sonra davacının ihtarname göndererek hisse devrinin şirket ortaklar pay defterine ve ticaret siciline tescili ve ilanı işlemlerinin yapılmasını talep ettiği, bu ihtarın muhatap davalı ...'a 24.07.2014 tarihinde tebliğ edildiği, davalı ...'a da 01.08.2014 tarihinde tebliğ edildiği, ihtarnamelerin tebliğ edildiği tarihler itibarıyla davalı şirketin, eşit hisseli iki ortağının ... ve ... oldukları, imza sirkülerine göre bu noter ihtarlarının tebliğ edildiği tarihte şirketin tek yetkili temsilcisinin ... olduğu,

ihtarnamelerin tebliğinden itibaren üç ay içinde şirket tarafından bu başvurunun kabulü ya da reddi yönünde hiçbir kararın alınmadığı, 6102 sayılı Kanun'un 595 inci maddesinin yedinci fıkrası uyarınca, birleşen davada davalı şirketin ve asıl davada şirket ortakları olan davalıların, davacıya noterde yapılan pay devrine onay verdiklerinin kabulü gerektiği, bu kabul yasadan doğduğundan ayrıca davacının davaya dayanak yaptığı belgelerden "Gayrimenkul Ortaklık, Kullanım ve Satış Sözleşmesi"nin tartışılmasına gerek bulunmadığı,

6102 sayılı Kanun'un 595 inci maddesinin yedinci fıkrası uyarınca, davalıların devre onay vermiş sayılmaları gerektiğinden, davalı ... tarafından 07.03.2014 tarihli noter senediyle davacıya yapılan hisse devrinin şirkete karşı da geçerli hale geldiği ve asıl ve birleşen davaların bu nedenle kabulü gerektiği sonucuna ulaşıldığı, davalı ...'ın, davalı ... tarafından davacıya 2014 yılında noterde yapılan devri bilmediğini iddia edemeyeceği, davacının, davalı ...'den 07.03.2014 tarihli noter senediyle hisseleri devraldıktan sonra yukarıda anılan noter ihtarnamelerini davalı ... ve davalı ...'a tebliğ ettirdiği,

davalı ...'ın, kendisine tebliğ edilen ihtarname içeriğinden, davalı ...'in hisselerinin 264.000,00 TL'lik kısmını davacıya devrettiğini öğrendiği, bu devri bilerek davalı ...'den aynı hisseleri devir alan davalı ...'ın iyi niyetle hisse iktisap ettiğini savunamayacağı, bu nedenle davalı ... aleyhindeki davanın da kabulü gerektiği gerekçesiyle asıl davada davalı ... ile birleşen davada davalı şirket vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, asıl davada davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesinin kararının kaldırılmasına, asıl ve birleşen davaların kabulü ile ...

Tekstil ... Ltd. Şti.'nin hisselerinden %20 oranına isabet eden 264.000,00 TL'lik hissenin davacıya ait olduğunun tespiti ile bu miktardaki hissenin davalı ... adına olan kaydının iptali ile şirket ortaklar pay defterine davacı hissesi olarak kayıt ve tesciline, kararın tescil ve ilanına karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar ... ve ... Tekstil Orman Ür. San.Tic.Ltd.Şti.vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davalılar ... ve ... Tekstil Orman Ür.

San.Tic.Ltd.Şti. vekili temyiz dilekçesinde özetle; cevap dilekçesi, aşamalardaki beyanları, istinaf dilekçesindeki beyanlarını tekrar ederek davacının davalı şirkette hiçbir çalışması olmadığını, 11.2.1994 tarihli şirket anasözleşmesinin 12. maddesinde "sermaye paylarının devri maddesinde, ortakların sermaye paylarını kendileri dışında hakiki ve hükmi şahıslara diğer şirket ortaklarının ittifakı olmadan kısmen veya tamamen devredemezler, Türk Ticaret Kanunu'nun 520 nci maddesi hükmü saklıdır.” düzenlemesi bulunduğunu, bu durumda 6102 sayılı Kanun'un 595 inci maddesinin dördüncü fıkrasının uygulanması gerektiğini,

bu nedenle davacının pay devri batıl olup 595 inci maddenin yedinci fıkrasının uygulama imkanının olmadığını, davacının dava dilekçesinde dayandığı ortaklar kurulu kararının şirket karar defterinde bulunmadığını, davacının dayandığı ortaklar kurulu kararının sahte olduğunu, davacı dava dilekçesinde bu ortaklar kurul kararına dayandığı için Mahkeme ve Bölge Adliye Mahkemesince şirket defter ve kayıtlarında inceleme yapılarak davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, davacının dayandığı ortaklar kurulu kararı sahte olduğu için davacı tarafından gönderilen ihtarın müvekillerince dikkate alınmadığını,

davacının murisinden gelen payı da devretmesi sonucu şirkette payı kalmadığını ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, limited şirket hisse devir sözleşmesi uyarınca şirket ortaklığının tespiti istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6102 sayılı Kanun'un 595 inci maddesi

3. Değerlendirme 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalılar ... ve ... Tekstil Orman Ür. San.Tic.Ltd.Şti. vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Takdir olunan 17.100,00 TL duruşma vekalet ücretinin davalılar ... ve ... Tekstil ve Orman Ürünleri San. Tic. Ltd. Şti.'den alınarak davacıya verilmesine,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edenlere yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

SONUÇ / HÜKÜM

17.04.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2023/853, K. 2024/2928, 17 Nisan 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Dava
  4. II. Cevap
  5. III. İlk Derece Mahkemesi Kararı
  6. IV. İstinaf
  7. A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
  8. B. İstinaf Sebepleri
  9. C. Gerekçe ve Sonuç
  10. V. Temyiz
  11. A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
  12. B. Temyiz Sebepleri
  13. C. Gerekçe
  14. VI. Karar
  15. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
11. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/853
Karar No
2024/2928
Tarih
17 Nisan 2024

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2023/869 K.2024/4768
  • Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2023/878 K.2024/2900
  • Yargıtay 7. Hukuk Dairesi E.2023/884 K.2024/2049
  • Yargıtay 6. Hukuk Dairesi E.2023/899 K.2024/1104
  • Yargıtay 2. Ceza Dairesi E.2023/914 K.2024/6212
  • Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E.2023/921 K.2024/197

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.