İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /11. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 11. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2023/937 K.2024/4524

Taraflar arasındaki markaya tecavüzün, haksız rekabetin tespiti, önlenmesi, maddi ve manevi tazminatın tahsili, ticaret unvanı terkini davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Esas2023/937Karar2024/4524Tarih30 Mayıs 2024Okuma11 dk · 2.207 kelime

KÜNYE

11. Hukuk Dairesi 2023/937 E., 2024/4524 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
30 Mayıs 2024
Mahkemesi
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi
Sayısı
2021/206 Esas, 2022/1937 Karar
Hüküm
Esastan ret
İlk derece mahkemesi
Bakırköy 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
Sayısı
2017/140 E., 2020/197 K.
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.207 kelime·11 dk okuma·12 bölüm

Taraflar arasındaki markaya tecavüzün, haksız rekabetin tespiti, önlenmesi, maddi ve manevi tazminatın tahsili, ticaret unvanı terkini davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili ve katılma yoluyla davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 2005 yılında gerçek kişi tacir olarak kuyumculuk ve mücevherle ilgili faaliyette bulunmak üzere çalışmalarına başladığını, halen Alef-... unvanı ile faaliyet gösterdiğini, tescilli Alef-... ticaret unvanı üzerinde münhasıran kullanma hakkına sahip olduğunu, 2005 yılından bu yana ticaret unvanının ayırt edici ibaresi olan Alef ibaresini işletme adı olarak kullandığını, 2005 yılında oluşturulan www.alefgaleri.com ve 2011 yılında oluşturulan www.alef.com.tr alan adlarının da sahibi olduğunu,

her iki alan adını tescil tarihlerinden başlayarak Alef markalı mücevherat ve takı ürünlerinin tanıtımı ve satışı için yoğun şekilde kullandığını, Alef ibaresi üzerinde fiili kullanım yoluyla gerçek hak sahibi olduğunu, işletmesinde 2005 yılında gerçekleşen açılışından itibaren üretilen ve satışa sunulan ürünler üzerinde de Alef markasını kullandığını, “Alef” markasının müvekkili adına Türk Patent ve Marka Kurumu (TÜRKPATENT) 2010/53896 numara ile 14, 35, 41 ve 42. sınıflarda tescil edildiğini, böylece 2010 yılından itibaren tescilli marka olarak ibareyi kullanmaya devam ettiğini,

markanın 2005 yılından itibaren düzenli ve yoğun biçimde kullanıldığını, markayı sektörde ve tüketici nezdinde tanınmış bir marka haline getirdiğini, müvekkilinin markasının neredeyse aynısının davalı tarafından kullanıldığını ve marka tescil başvurusuna konu edildiğini, bu durumdan 2017 yılı başında haberdar olduklarını, davalının bu tutumunun açık bir şekilde kötü niyet ve hukuka aykırılık taşıdığını, müvekkilinin markasının tanınmışlığından ve ününden haksız şekilde yararlanma gayesi içinde olduğunu, davalının 2017/28822 numaralı 14, 35 ve 40. sınıflardaki “Alef Gold” marka tescil başvurusuna gerekli itirazları yaptıklarını,

TÜRKPATENT’in müvekkilinin markası kapsamındaki mal ve hizmetlerle aynı/aynı tür mal ve hizmetleri mutlak ret nedenleri kapsamında davalı başvurusundan re’sen çıkardığını ileri sürerek davalının Alef ve Alef Gold şeklindeki kullanımlarının müvekkilinin Alef markasına ve ticaret unvanına tecavüz ve haksız rekabet teşkil ettiğinin tespitini, men ve ref’ini, bu kapsamda tecavüz oluşturan ürünlerin toplatılmasını, ibarenin ürün, ambalaj, reklam, tabela, ticari belge ve internet ortamı gibi bulunduğu her yerden silinmesini, zorunlu ise ürünlerin imhasını,

şimdilik 10.000,00 TL maddi ve 20.000,00 TL manevi tazminatın davalının haksız eyleminin başladığı anlaşılan www.alefgold.com.tr alan adının tescil ettirildiği 03.04.2015 tarihinden itibaren işleyecek en yüksek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsilini, davalının ticaret unvanı ve alan adından Alef ibaresinin terkinini, hükmün ilanını talep etmiştir. 18.02.2020 tarihli dilekçesi ile maddi tazminat talebini 187.786,19 TL’ye çıkarmıştır.

II. CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin kuyumcu dükkanının olmadığını, Türkiye piyasasına satışının bulunmadığını, iç piyasaya reklam vermediğini, imalat ve takı tasarımı yapmadığını, davacı markasının tescilli olduğu sınıflar arasında ithalat ve ihracatın bulunmadığını, davacı markasının 35. sınıfta yer alan ihracat-ithalat faaliyetlerinde kaydının olmadığını, dava tarihi itibariyle davacının ticaret unvanında Alef kelimesinin yer almadığını, ticaret sicilinde tescilli meslek kodunun bilgi, iletişim medya ve Nace kodunun sanat tesislerinin işletilmesi şeklinde olduğunu,

müvekkilinin alan adının sadece müvekkilinin toptan ihracat yaptığı firmalara açık şifre ile girilebilen özel bir web sayfası niteliği taşıdığını, alan adının ticaret unvanı dikkate alınarak oluşturulduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 2010/53096 tescil numaralı “alef” ibareli markanın 18.08.2010 tarihinden itibaren kuyumculuk eşyaları ve yine bu eşyalar için 35. sınıftaki mağazacılık sınıfında davacı adına tescilli olup kullanıldığı, yine www.alef.com.tr alan adının da davacı adına 20.12.2011 tarihinden itibaren kaydedildiği, davacının alef ibaresini ticaret hayatında bu tarihlerden itibaren kullandığı, yine kuyumculuk sektöründe faal davalı şirketin ise 13.04.2015 tarihinde kurulduğu,

davalı, üçüncü kişi adına olan 2014/22805 tescil numaralı “alef+şekil” markasını 22.11.2016 tarihli lisans sözleşmesi ile kullandığını iddia etmiş ise de bu marka tescilinin sonraki tarihli olduğu gibi tescil sınıfı yönünden de dava konusu ile ilgisinin bulunmadığı, davalının alef ibaresini ticaret unvanı yanında herhangi bir üstün hakkı olmamasına rağmen markasal olarak kullandığı, davalının davacı adına kuyumculuk eşyaları sınıfından tescilli markayı kullanması,

mal/hizmet sınıfının ve faaliyet konusunun aynı olması karşısında davacının marka haklarını ihlal ettiği, davalının aynı alanda alef ibareli ticaret unvanını kullanmasının kuyumculuk sektörü alıcıları nezdinde karışıklığa sebebiyet vereceği, davalı adına www.alefgold.com.tr alan adını davalının 03.04.2015 tarihinden itibaren kullanmaya başladığı, bu tarihin davacının tescilli markasından sonraki bir tarih olmakla alan adının tescilli marka hakkına tecavüz niteliği taşıdığı,

terkin koşullarının oluştuğu, anılan eylemlerin aynı zamanda 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun (6102 sayılı Kanun) 54 ve devamı maddeleri anlamında haksız rekabet teşkil ettiği, davacının maddi tazminat talebini 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu’nun (6769 sayılı Kanun) 151 inci maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendi çerçevesinde mülkiyet hakkına tecavüz edenin elde ettiği net kazanca dayandırdığı, bilirkişilerce davalının yurt içi satışı olmadığı, gelirin ihracat olduğu,

varsayımsal brüt kar hesabı yapılmış ise de, davalının haksız rekabetinin bu hesaba ne kadar etki ettiği tespit edilemediğinden maddi tazminat miktarının 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun (6098 sayılı Kanun) 50 ve 51 inci maddeleri uyarınca Mahkemece takdirinin uygun olacağının bildirildiği, 6769 sayılı Kanun’un 151 inci maddesinin üçüncü fıkrasında yoksun kalınan kazancın hesaplanmasında, özellikle sınai mülkiyet hakkının ekonomik önemi veya tecavüz sırasında sınai mülkiyet hakkına ilişkin lisansları sayısı, süresi ve çeşidi, ihlalin nitelik ve boyutu gibi etkenleri göz önünde tutulacağının düzenlendiği,

bu çerçevede davalının elde ettiği kazancın ne kadarının marka kullanımı nedeniyle olduğunun belirlenemediği, davalının gelirinin toptan mücevherat (altın ve saire) ihracatından teşekkül etmiş olması, esasen değerli madenler yönünden markanın fazla bir öneminin olmayıp bizatihi madenin kendisinin dünyada geçerli bir değeri bulması karşısında zorunlu olarak 6098 sayılı Kanun’un 50 ve 51 inci maddelerinin verdiği takdir yetkisi ile tarafların ekonomik durumu, ihlalin şekli, süresi ve değinilen hususlar dikkate alınarak davacı yararına 100.000,00 TL maddi tazminat takdir edildiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne,

davalının “Alef” ve “Alef Gold” şeklindeki kullanımlarının davacının “Alef” ibareli markasına tecavüz ve haksız rekabet oluşturduğunun tespitine, bu eylemin men ve ref'ine, bu kapsamda tecavüz oluşturan (Alef ibaresi taşıyan) ürünlerin gümrük bölgeleri dahil ülke sınırları içerisinde ticari amaçla bulundurulduğu her yerden toplatılmasına, Alef ibaresinin ürün ambalajı, ürün, ambalaj, reklam, tabela, ticari belge ve internet ortamı gibi bulundurulduğu her yerden silinmesine,

zorunlu ise imhasına (maddi değeri olan ürünlerin marka silindikten sonra davalıya iadesine), davalının ticaret unvanından “Alef” ibaresinin terkinine, davalının “www.alefgold.com.tr” alan adından “Alef” ibaresinin terkinine, bu mümkün olmuyorsa alan adının iptaline ve erişimin engellenmesine, kararın hükümde gösterilen şekilde ilanına, toplam 100.000,00 TL maddi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte, toplam 20.000,00 TL manevi tazminatın, ilk ihlal tarihi olan 13.04.2015 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, fazlaya dair tazminat taleplerinin reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

1.Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; maddi tazminat talebi yönünden taktiri indirim yapılamayacağını, indirim şartlarının oluşmadığını, davalının tüm ticari faaliyetleri mücevherat ve kuyumculuğa ilişkin olduğunu, bu faaliyet türünün müvekkil davacının markasında da birebir bulunduğunu, davalının başkaca bir marka kullanımı ile ürün veya hizmet satmadığını, davalının tüm kazancının oluşumunda, elektronik ve ticari ortamlarda kullandığı tek marka ve tanıtım işareti olan müvekkilin Alef markasının etkili olduğunu, maddi tazminata ilk ihlal tarihinden itibaren faiz yürütülmesi gerekirken, dava tarihinden itibaren faiz yürütülmesine karar verilmesinin hukuka ve Yargıtay'ın yerleşik kararlarına aykırılık taşıdığını ileri sürerek kararın kaldırılmasını istemiştir.

2.Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; tescilli ticaret unvanının tescil edildiği şekilde kullanımının markaya tecavüz oluşturmayacağını, ticaret unvanının terkini yönündeki kararın hukuka aykırı olduğunu, davacının ticaret unvanına Alef ibaresini müvekkilinden, hatta dava tarihinde sonra eklettiğini, davacının faaliyet alanının, meslek grubunun, nace kodlarının kuyumculukla ilgisi bulunmadığı,

dış ticaret- ihracat veya ithalat ile iştigal etmediğinin kanıtlandığını, unvan terkini isteyemeyeceğini, müvekkilinin tescilli ticaret unvanını kullanabileceğini, iltibas doğmadığını, müvekkilinin ticaret unvanı ve davacı markasının karıştırılmayacağını, tarafların ürünlerinin faaliyet gösterdikleri piyasa ve dağıtım kanallarının farklılık arzettiğini, farklı müşteri çevresine hitap ettiklerini, müvekkilinin zarar ettiği ortaya çıktığından davacının yoksun kaldığı herhangi bir kazancın söz konusu olmadığını, davacının zararının olup olmadığının belirlenmediğini,

müvekkilin ihracat kaydıyla gerçekleştirdiği satışların değerlendirilemeyeceğini, gerçek bir hesaplama yapılamadığını, dolayısıyla müvekkil satışlarında markanın etkisinin belirlenemediğini, müvekkilin 2015 ve 2017 yılında zarar, 2016 yılında kâr elde ettiği, ihlal isnat edilen dönemde toplamda zarar ettiğinin belirlendiğini, müvekkilinin yurtdışına ihracat nedeniyle elde ettiği satış rakamlarının davacı marka değerinden fazla olduğu sabit olduğuna göre, elde edilen kazançtan söz konusu rakamın düşürülmesi gerektiğini, web sayfasının sadece müvekkil şirketin toptan ihracat yaptığı firmalara açık olduğunu,

web sayfasının içeriğinin de incelenmesi gerektiğini, bilişim uzmanı tarafından tespit edildiği üzere ne giriş sayfasında ne de diğer sayfalarda Alef ibaresinin kullanılmadığını, giriş sayfası dışında da Alef Gold ibaresinin yer almadığını, davalının satışa konu ürünlerinin hiç biri üzerinde Alef ibaresi bulunmadığını ileri sürerek kararın kaldırılmasını istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalının ticaret unvanının ... olduğu, ancak toplanan deliller uyarınca davalının “Alef” ibaresini markasal olarak kullandığı anlaşıldığından Mahkemece ticaret unvanının terkinine karar verilmesinin isabetli görüldüğü, davacı markasının tescilli olduğu “kuyumculuk” sektöründe davalı tarafından gerçekleştirildiği anlaşılan markasal kullanımın marka hakkına tecavüz niteliği taşıdığı, davacı markası hükümsüz kılınıncaya kadar koruma altında olduğundan zayıf bir ibare olduğu ve kimsenin tekeline verilemeyeceği yönündeki savunmaların yerinde bulunmadığı,

denetime elverişli bilirkişi raporları uyarınca, davalının “Alef” ve “Alef Gold” şeklindeki kullanımlarının davacının markasına tecavüz ve haksız rekabet oluşturduğunun tespitine, tecavüz oluşturan eylemlerin men'ine ve ref'ine, internet alan adından “Alef” ibresinin terkinine karar verilmesi ve takdir edilen maddi ve manevi tazminat miktarları ile faizin başlangıç tarihinin de isabetli olduğu gerekçesiyle taraf vekillerinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili ile katılma yoluyla davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

1.Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; kabul anlamına gelmemekle birlikte müvekkilinin bazı kullanımlarının markaya tecavüz oluşturduğu varsayılsa bile ticaret unvanının terkini şartlarının oluşmadığını, davacının 6102 sayılı Kanun’un 52 nci maddesi gereği müvekkilinin ticaret unvanının terkinini isteyemeyeceğini, davacının Alef ibaresini sonradan unvanına eklediğini, bunun bir hukuki sonucunun bulunmadığını, 6769 sayılı Kanun’un hiçbir yerinde sınai mülkiyetin ticaret unvanını da kapsadığının yazmadığını, müvekkilinin unvanını iyi niyetle kullandığını, ilk unvan tescilini müvekkilinin gerçekleştirdiğini,

6769 sayılı Kanun’un 7 nci maddesinin üçüncü fıkrasının (e) bendinin marka sahibine markaya tecavüzü yasaklama hakkı vermekle birlikte unvan terkinini kapsamadığını, müvekkilinin ek unsuru hiçbir kullanımının davacı markası ile iltibas, dolayısıyla tecavüz oluşturmadığını, tecavüz olmayan ticaret unvanının terkin edilemeyeceğini, zira ticaret unvanının kendisinin tecavüz etmediğini, Alef ibaresi zayıf marka olduğundan tüketici nezdinde ilişkilendirme ihtimali dahil karıştırma ihtimalini çürüttüğünü, dar koruma kapsamına sahip ayırt ediciliği düşük zayıf markanın davacı ile özdeşleşen bir marka çağırışımı yapmadığını,

tarafların ürünlerinin aynı müşteri kitlesine hitap etmediğini, müvekkilinin davacının faaliyet gösterdiği yurt içi pazarında satış yapmadığını, dini temeli olan ve dinsel anlam ifade eden bir kelimenin kimsenin tekeline verilemeyeceğini, müvekkilinin logosunu kelimesine nazaran çok büyük ve dikkat çekici şekilde kullandığını, sınıfsal benzerliğin şekli yapıldığını, somut olayın kendine özgü koşullarının değerlendirilmediğini, müvekkilinin ibareyi emtia üzerinde değil sadece ihracat faaliyetinde kullandığını, davacının da bu alanda tescilinin bulunmadığını, müvekkilinin “Alef” ibaresini sadece faturada kullandığını,

takı tasarlamadığını ve üretmediğini, tescilli ticaret unvanının kullanımının yasal hak kapsamında kaldığını, dürüst kullanım niteliği taşıdığını, davacı defterlerinin incelenmediğini, tazminat hesabının doğru yapılmadığını, kararın müvekkilinin kazancının davacıya aktarmak mahiyetinde olduğunu, davalının net kârının hesaplanırken genel yönetim giderlerinin de hesaba dahil edilmesinin gerektiğini, davacının zarar görüp görmediğinin belirlenmediğini, müvekkilinin davacıya bir zarar vermediğini, müvekkilinin satışlarında markanın etkisinin tespit edilemediğini, ihlal isnat edilen dönemde müvekkilinin toplamda zarar ettiğini,

web sayfasının sadece müvekkil şirketin toptan ihracat yaptığı firmalara açık olduğunu, web sayfasının içeriğinin de incelenmesi gerektiğini, bilişim uzmanı tarafından tespit edildiği üzere ne giriş sayfasında ne de diğer sayfalarda Alef ibaresinin kullanılmadığını, giriş sayfası dışında da Alef Gold ibaresinin yer almadığını, davalının satışa konu ürünlerinin hiç biri üzerinde Alef ibaresi bulunmadığını ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.

2.Davacı vekili katılma yoluyla temyiz dilekçesinde özetle; maddi tazminat taleplerinin tümünün kabulü gerekirken taktiri indirimin yerinde olmadığını, indirim yapılırken haklı bir gerekçeye dayanılmadığını, davalının tüm kazancının oluşumunda Alef markasının etki ettiğini, maddi tazminata ilk ihlal tarihinden itibaren faiz yürütülmesi gerektiğini, temerrüdün tecavüz tarihi itibariyle oluştuğunu ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, markaya, ticaret unvanı tecavüzün haksız rekabetin tespiti, önlenmesi, maddi ve manevi tazminatın tahsili istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk 1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.

2. 6102 sayılı Kanun'un 52 nci maddesi, 54 ve devamı maddeleri.

3.6769 sayılı Kanun'un 7 nci maddesinin üçüncü fıkrası, 29 uncu maddesi, 149 uncu maddesi, 151 inci maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendi, 155 inci maddesi.

4.6098 sayılı Kanun'un 50 ve 51 inci maddeleri.

3. Değerlendirme 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince ve katılma yoluyla davacı vekilince temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderlerinin temyiz edenlere yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

SONUÇ / HÜKÜM

30.05.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2023/937, K. 2024/4524, 30 Mayıs 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Dava
  4. II. Cevap
  5. III. İlk Derece Mahkemesi Kararı
  6. IV. İstinaf
  7. A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
  8. B. İstinaf Sebepleri
  9. C. Gerekçe ve Sonuç
  10. V. Temyiz
  11. A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
  12. B. Temyiz Sebepleri
  13. C. Gerekçe
  14. VI. Karar
  15. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
11. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/937
Karar No
2024/4524
Tarih
30 Mayıs 2024

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2023/941 K.2024/4525
  • Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2023/958 K.2024/4516
  • Yargıtay 6. Hukuk Dairesi E.2023/964 K.2024/2088
  • Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2023/970 K.2024/4517
  • Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2023/972 K.2024/4095
  • Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2023/974 K.2024/4679

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.