KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2024/10 E., 2025/511 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 4 Şubat 2025
- Mahkemesi
- Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2023/1544 Esas, 2023/1575 Karar
- Hüküm
- Esastan ret
- İlk derece mahkemesi
- Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Sayısı
- 2022/1389 E., 2023/363 K.
Karar Metni
604 kelime·3 dk okuma·8 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, Yargıtayca duruşma istemli olarak davalı vekili, duruşma istemi olmaksızın davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Duruşma için belirlenen 04.02.2025 günü hazır bulunan davacı vekili Avukat ... ile davalı vekili Avukat ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü.
KARAR
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalının müvekkili aleyhine 1.164.986,65 TL fatura ve 570.741,78 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 1.735.728,43 TL bedelle takip başlattığını, davalının alacağının 58 adet faturaya dayandığını, bahse konu takibin kesinleştiğini, müvekkilinin yaptığı ödemelerin davalı tarafça ticari defterlere kaydedilmediğini, müvekkilinin davalıya borcu bulunmadığını, takip öncesi dönem için temerrüde de düşürülmediğini ileri sürerek müvekkilinin takibe konu faturalardan dolayı borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; icra takibinde 06.02.2012 tarihinden sonraki borçların talep edildiğini, sunulan hesap kartının tüm hesapları kapsamadığını, davacının borcunun sıfırlandığı iddiasının hukuki bir değeri olmadığını, davacının 1.057.052,75 TL borcu bulunduğunu, davacının sunduğu örnek muavin defter kayıtlarının geçerlilik taşımadığını, eksik ve tutarsız olduğunu, distribütörlük sözleşmesinin 6.6. maddesinde sipariş tarihinin ödeme günü olarak taraflarca kararlaştırıldığını, davacının faize itirazının haksız olduğunu, davacının dürüstlük kuralına aykırı davrandığını ileri sürerek davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile taraflar arasında ticari ilişki bulunduğu, 58 adet fatura bedelinin takibe konu edildiği, davacının ödeme iddiasını ispatlaması gerektiği iddia edilen ödemelerin fatura tarihi sonrasını içerdiği, tarafların muhasebe kayıtlarında bulunduğu, kayıtların birbirini teyit ettiği, davacının takip konusu faturalardan sonra davalıya yaptığı ödemeler toplamının 1.770,010,27 TL olduğu,
davacı tarafından yapılan ödeme tutarının takip konusu faturaların tutarından fazla olması sebebiyle davalının davacıdan takip konusu faturalardan dolayı alacaklı olmadığı sonucuna varıldığı gerekçesiyle davanın kabulü ile icra takibi nedeniyle davacının davalıya borçlu olmadığının tespitine, hüküm kesinleştiğinde icra takibinin davacı yönünden iptaline, koşulları bulunmadığından davacının kötüniyet tazminatı isteminin reddine karar verilmiş, hüküm, taraflarca istinaf edilmiştir.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu gerekçesiyle taraflarca yapılan istinaf başvurularının ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiş, hüküm, taraflarca temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Dava ve Hukuki Nitelendirme
Dava, taraflar arasındaki ticari ilişkiden kaynaklı 58 adet faturaya dayanan alacağın tahsili için başlatılan icra takibi nedeniyle borçlu olmadığının tespiti istemine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına, davanın 58 adet faturaya dayalı başlatılan takip nedeniyle menfi tespit istemine ilişkin olmasına, mahkemece hükmün buna göre verilmiş bulunmasına,
tüm cari ilişki hususunda kesin hüküm teşkil etmemesine ve taraflar arasında cari hesaptan kaynaklı başka alacaklar varsa bunun açılacak başka bir davada talep edilebilecek olmasına göre taraflarca yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2024/10, K. 2025/511, 4 Şubat 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama