KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2024/1031 E., 2024/8786 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 9 Aralık 2024
- Mahkemesi
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2020/2069 Esas, 2023/1626 Karar
- Hüküm
- İstinaf başvurusunun esastan reddi
- İlk derece mahkemesi
- İstanbul 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2018/415 E., 2020/108 K.
Karar Metni
506 kelime·3 dk okuma·6 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalıya ait 208659 (97/012374) tescil numaralı "... FAIR" ibareli markanın kesintisiz 5 yıl süre ile kullanılmaması nedeni ile iptaline ve sicilden terkinine, asıl taleplerinin kabul edilmemesi durumunda markanın hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacı şirketin yabancılık teminatı ödemesi gerektiğini, davacıya ait marka ile davalı müvekkiline ait ... FAIR markalarının benzerlik göstermediğini, son 5 yıldır kullanamama durumunun davalı şirket yönetiminin TMSF kontrolünde olması dolayısıyla haklı nedene dayandığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesince, davanın kabulüne davalıya ait 208659 (012374) tescil numaralı "... FAİR" ibareli markanın kullanmama nedeni ile iptaline ve sicilden terkinine karar verilmiş, hüküm davalı vekilince istinaf edilmiştir.
IV. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
Bölge Adliye Mahkemesince, "...
FAIR" ibareli markanın taraflar adına 38. sınıfta tescilli olup, ibarenin Türkçe karşılığının sosyetik yaşam, gazete ve medya sektöründe ortak sınıfta tescilli olan taraf markalarından davacı markasının bir çok ülkede tescilli olduğu, magazin dergisi ve haberciliği yapıldığı ve yoğun olarak kullanıldığı, sektöründe ayırt edicilik ve tanınmışlık kazandığı, buna karşın davalı adına tescilli aynı ibareli markanın son beş yıl içinde kullanılmadığının bilirkişi incelemesi ile tespit edildiği, davacının iptal talebinde hukuki yararının bulunduğu,
davalı şirkete TMSF'nin kayyum olarak atanması ticari faaliyetlerin ve bu kapsamda markanın kullanılmasına engel bir durum olmadığı, davalı şirketin gayri faal durumda olup, markayı kullanmadığı gerekçesi ile 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (6769 sayılı Kanun) 26/1-a maddesi kapsamında davalı adına tescilli markanın iptal koşullarının oluştuğu gerekçesi ile davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, karar davalı vekilince temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ İNCELEMESİ
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, markanın kullanmama nedeni ile iptaline ve sicilden terkinine, olmadığı takdirde davalıya ait markanın hükümsüzlüğü istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
3. Değerlendirme Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Kanun'un 353 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin (1) numaralı alt bendi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2024/1031, K. 2024/8786, 9 Aralık 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama