İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /11. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 11. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2024/1085 K.2024/9496

Taraflar arasındaki menfi tespit ve istirdat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.

Esas2024/1085Karar2024/9496Tarih26 Aralık 2024Okuma5 dk · 1.026 kelime

KÜNYE

11. Hukuk Dairesi 2024/1085 E., 2024/9496 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
26 Aralık 2024
Mahkemesi
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi
Sayısı
2020/1604 Esas, 2023/1176 Karar
Hüküm
Esastan ret
İlk derece mahkemesi
İstanbul 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
Sayısı
2018/749 E., 2019/1159 K.
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.026 kelime·5 dk okuma·6 bölüm

Taraflar arasındaki menfi tespit ve istirdat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın davacılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

KARAR

I. DAVA

Davacılar vekili dava dilekçesinde; dava dışı kişilerce kurulan davalı şirketin 08.10.2015 tarihli Ticaret Sicil Gazetesindeki ilanla Hasan Aslan’ın tek ortaklığında bir şirket haline geldiğini, davaya konu ettikleri senedin borçlusu görülen dava dışı ... Optik San. ve Tic. Ltd.

Şti.’nin (...) müvekkillerince kurulup 11.09.2015 tarihine kadar limited şirket olarak faaliyet gösterdiğini, ...’ın 2013 yılında davalının bölge bayiliğini yürüten ...’ya ortak olmak istediğinin kabulüyle ...’nın %80 hissesinin Hasan’a devredilip, nevinin anonim şirkete dönüştürüldüğünü, müvekkillerinin temsil yetkisinin sonlandırılıp Hasan’ın temsilci tayin edildiğini, ...’nın hisse devir bedellerine ilişkin senet tutarı müvekkili Tansel’e ödenmeyince icra takibi başlatıldığını, hisse devir borçlusunun takibe itirazlarının kabul edilmediğini,

bu senetlerin takibe konulması ve ...’ın açtığı davaların reddedileceğini görmesi üzerine ...’nın bölge bayiliği esnasında davalı şirket lehine teminat verdiği, müvekkilleri davacıların da kimlik numaralarını yazarak kefil olduğu 25.12.2013 tarihli, 250.000,00 TL bedelli bononun üzerine davalının 25.12.2014 vade tarihi atıp müvekkilleri aleyhine takip başlattığını, davacıların İcra Hukuk Mahkemesinde açıkları dava ile takip iptal edilmişse de Bölge Adliye Mahkemesinin usuli gerekçelerle İlk Derece Mahkemesi kararını kaldırdığını, bononun müvekkillerinin ...’nın ortakları oldukları ve davalının bayiliğini yaptıkları dönemde,

davalının o dönemdeki ortaklarının talebi üzerine teminat olarak verildiğini, üzerinde “bedeli teminat alınmıştır” ibaresi bulunduğunu, teminat için verildiğinin senet metninden açıkça anlaşıldığını, düzenleme sırasında ileride her iki şirket hisselerini satın alan ...’ın ortada bulunmadığını, her iki şirketin defterleri incelendiğinde böyle bir borcun yer almadığının görüleceğini, kayıtsız şartsız borç ikrarı ve ödeme vaadi içermeyen bononun kambiyo senedi vasfı taşımadığını, keşideci şirket ...’nın takipte gösterilmeyip sadece kefiller hakkında takip başlatılmasının hukuka aykırı olduğunu, gerçek bir borcun bulunmadığını gösterdiğini,

bononun Yeni Türk Lirası üzerinden düzenlendiğini, oysa gerek tanzim, gerekse vade tarihine böyle bir para biriminin olmadığını ileri sürerek müvekkillerinin İstanbul 12. İcra Müdürlüğünün 2017/23518 E. sayılı takibine konu 250.000,00 TL bedelli bonodan dolayı borçlu olmadıklarının tespitini, takibin iptalini, kötü niyet tazminatının tahsilini talep etmiştir.

Davacı vekili, yargılama sırasında bono bedelinin ödendiğini belirterek 402.460,93 TL’nin ödeme tarihinden itibaren işleyecek avans faizi, icra harç ve masrafları ile birlikte tahsilini istemiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde; birebir aynı sebeplerle İcra Hukuk Mahkemesindeki dava devam ettiğinden derdestlik itirazı ileri sürdüklerini, senet üzerinde teminat yazılmasının kıymetli evrakı tek başına teminat senedi yapmayacağını, neyin teminatı olduğu belirtilmediğinden mücerretlik vasfını ortadan kaldırmayacağını, kambiyo senetleri illetten mücerret olduğundan ticari defterlerin incelenmesine muvafakat etmediklerini savunarak davanın reddini kötü niyet tazminatının tahsilini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesince, senedin bedelsiz olduğu iddiasını davacıların ispatlaması gerektiği, senede karşı senetle ispat kuralı karşısında ve miktar itibarı ile tanık ile ispat talebinin reddedildiği, senedin bedelsizliğini ispata yarar ödeme dekontu ve benzeri yazılı belge sunulamadığından bedelsizlik iddiasının kanıtlanamadığı, kambiyo senetlerinden olan bono alt ilişkiden mücerret olduğundan dava konusu bononun düzenlenme sebebinin tespit edilmesinin gerekmediği, dava konusu senedin geçerli olduğu ve senet keşidecisi hakkında takip başlatılmasa da davacıların kefil sıfatı ile senetten kaynaklanan borçtan sorumlu oldukları gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacılar vekilince istinaf edilmiştir.

IV. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI

Bölge Adliye Mahkemesince, bonoda teminat kaydı var ise de neyin teminatı olduğu belirtilmediğinden bu kaydın bononun mücerrettik vasfını ortadan kaldırmayacağı, 25.12.2013 tanzim ve 25.12.2014 vade tarihli 250.000,00 YTL bedelli, ihdas nedeni teminat olan bononun keşidecisinin dava dışı ..., lehtarının davalı, aval verenlerin davacılar olduğunun görüldüğü, ön yüzünde “bedeli teminat alınmıştır” ibaresine yer verildiği, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun (6102 sayılı Kanun) 776 ncı maddesinin birinci fıkrasının (b) bendine göre kayıtsız ve şartsız belirli bir bedeli ödemek vaadini içerdiği, bononun illetten mücerret olduğu,

davalının senedin ihdas nedenini talil etmediği, davacıların bu bononun teminat senedi olduğunu, dava değeri de gözetildiğinde aynı kuvvet ve mahiyetteki yazılı delillerle ispat etmesi gerektiği, davacılar tarafından bu konuda ispata yarar yazılı bir delil sunulmadığı gibi açıkça yemin deliline de dayanılmadığı, ispat yükünün davalıda olduğuna ilişkin istinaf sebeplerinin yerinde görülmediği,

6102 sayılı Kanun’un 702 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca bağımsız bir borç üstlenen aval verenin sadece kambiyo senedindeki zorunlu şekil eksikliğini ileri sürebileceği, aval ile teminat altına alınan borç geçersiz olsa bile aval verenin sorumluluğunun devam edeceği, teminat altına alınan borç, şekle ait noksandan başka bir sebepten dolayı batıl olsa da aval verenin taahhüdünün geçerli olduğu, lehine aval verilenin mevcut olmaması,

ehliyetsizliği ya da imzasının sahteliği hâlinde de aval verenin sorumluluğunun devam edeceği, bonoda aval veren aynen keşideci gibi sorumlu olduğundan alacaklının borçlanma sırasına bağlı kalmaksızın doğrudan aval verene icra takibi yapabileceği, davacıların avalistlikleri sebebiyle dava dışı keşideci ve davalının ticari defterlerinin incelenmesinin sonucu etkilemeyeceği gerekçesiyle davacılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, karar davcaılar vekilince temyiz edilmiştir.

Gerekçesiyle davacılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, karar davacılar vekilince temyiz edilmiştir.

V. TEMYİZ İNCELEMESİ

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, menfi tespit ve istirdat istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk 1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.

2.2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 72 nci maddesi.

3.6102 sayılı Kanun'un 700 vd. maddeleri.

3. Değerlendirme Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Kanun'un 353 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin (1) numaralı alt bendi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

VI. SONUÇ

Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacılar vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372 nci maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, temyiz harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına, 26.12.2024 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2024/1085, K. 2024/9496, 26 Aralık 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Karar
  4. I. Dava
  5. II. Cevap
  6. III. İlk Derece Mahkemesi Kararı
  7. IV. Bölge Adliye Mahkemesi Kararı
  8. V. Temyiz İncelemesi
  9. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
11. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/1085
Karar No
2024/9496
Tarih
26 Aralık 2024

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 2. Ceza Dairesi E.2024/1086 K.2024/21023
  • Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2024/1087 K.2024/9051
  • Yargıtay 7. Hukuk Dairesi E.2024/1087 K.2024/5883
  • Yargıtay 6. Hukuk Dairesi E.2024/1087 K.2024/5067
  • Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2024/1088 K.2024/8791
  • Yargıtay 4. Ceza Dairesi E.2024/1089 K.2024/17484

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.