KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2024/1136 E., 2024/6686 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 23 Eylül 2024
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2021/91 Esas, 2022/388 Karar
- Hüküm
- Asıl davanın kabulüne, birleşen dava yönünden karar verilmesine yer olmadığına karar verildi
Karar Metni
1.239 kelime·6 dk okuma·5 bölüm
Taraflar arasındaki asıl davada alacak, birleşen davada tespit ve muarazaanın giderilmesi davasının bozma ilamına uyularak yapılan yargılaması sonucunda Mahkemece asıl davanın kabulüne, birleşen dava yönünden karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
Mahkeme kararı, asıl davada davalı/ birleşen davada davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin, annesi ... ve kız kardeşi ... ... ile birlikte Türkiye Garanti Bankası A.Ş. İstanbul ...
Mah. Şubesi'nde 05.07.2012 tarihinde ortak hesap açtırdıklarını, açılan bu hesabın cinsinin 92 gün vadeli olup kırık vade olarak kabul edildiğini, tarafların bu hesaba yatırdıkları paralarını hesap özelliği gereği olarak 92 gün vadeli yatırdıklarını ve ellerindeki parayı bu şekilde nemalandırdıklarını, en son vade yenilemesi olan 11.02.2014 tarihindeki yenilemede uygulanan faizin 11.02.2014-14/05/2014 tarihleri için yıllık %11 olduğunu,
her ne kadar hesaptaki paranın vadesinin 11.02.2014 tarihinde yenilenmiş olsa da davalı ...'nin 12.02.2014 tarihinde bu vade işlemini iptal ettiğini ve aynı gün önce 35.108,68 TL daha sonra da 866.898,00 TL'yi kendi hesabına virman ettirerek tarafların ortak olduğu hesabı tamamen boşalttığını ve toplam 902.006,68 TL'yi kendi hesabına geçirdiğini, müvekkili ile davalının anne-oğul olmaları nedeniyle müvekkil tarafından davalıya bu işlemi neden yaptığını sorduğunu ve bu paranın 1/3'ünü kendisine vermesi için görüştüğünü ancak bugüne dek bir sonuç alamadığını,
davalının müvekkil ile müşterek olan banka hesabından aldığı paranın tamamının yine aynı banka şubesindeki değişik banka hesaplarına yatırdığını, bu nedenlerle toplam 300.668,89 TL'nin faizleriyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini dava ve talep etmiştir.
Birleşen dosya yönünden; ... vekili dilekçesinde özetle. (Eski Küçükçekmece 4. Asliye Hukuk Mahkemesine) müvekkilinin eşi ile çok uzun yıllar önce Almanya'ya yerleşip çalışmaya başladığını, edindikleri birikimlerini Ziraat ve Halk Bankası'nın değişik şubelerinde bulundurduğunu ve eşinin vefatını takiben kendi adına ve eşi adına ayrıca müşterek hesaptaki paralarını tek hesapta toplamak amacıyla Akbank T.A.Ş. ...
Mah. Şubesi'ndeki mevduat hesabını açtığını, bu şekilde kendi adına, müşterek ve eşi adına bulunan hesaptaki 2.121.506,92 TL toplam para transferi yaptığını ve bu meblağın 05.07.2012 tarihinde yine taraflarca müştereken açılan Garanti Bankası ...
Mah. Şubesi'ndeki hesaba transfer edildiğini, ilgili tarafların bu müşterek hesaptaki parayı eşit olarak 1/3 oranında paylaşmak amacıyla kendi adlarına kişisel hesaplar açarak bu müşterek hesaptan transferler yapıldığını, müvekkilinin eşi diğerlerinin babası olan ...'nin vefatını takiben bu şekilde hareket edilmesinin paylaşım sağladığını, ancak müvekkilinin 1935 doğumlu olması ve seyahat etmekte zorlanması, finansal piyasaları takip etmekte yetersiz olması ve öz oğlu davalı ...'ye ve kızı ... ... ...'e güveninden ötürü kendi payına düşen 1/3 oranındaki parayı kişisel hesabı değil de diğerlerinin de dahil olduğu Garanti Bankası ...
Mah. Şubesi'ndeki ortak hesabında tuttuğunu, oğlu davalı ... ile ilişkilerinin bozulması üzerine ortak hesapta tutulan parasının davalının üzerinde tasarruf edebilme ihtimaline binaen 12.02.2012 tarihinde kendi kişisel hesabına aktardığını, mahkememize açılan Küçükçekmece 4. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2014/480 E. sayılı dosyası ile açılan davada ileri sürülen iddia, olgu ve taleplerin hukuka aykırı olduğunu,
bu nedenlerle mahkememize açılan dava ile mahkememiz 2014/480 E. sayılı dava dosyasının birleştirilmesine ve müşterek hesapta bulunan ancak daha sonra müvekkili tarafından kendi şahsi hesabına aktarılan tüm paranın kendine ait olduğunun ve bu paranın davalı tarafça talep edilen 1/3'ünün davalıya ait olmadığının tespiti ile muarazanın giderilmesine karar verilmesini dava ve talep etmiş, mahkememizin 08.05.2015 tarih ve 2015/230-187 E. ve K. sayılı ilamı ile ...'nin açtığı dava işbu dava dosyamızla birleştirilmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin 1935 doğumlu olup uzun süreden bu yana Almanya'da yaşadığını ve bu süre içerisinde tasarruf ettiği kazancın bir kısmını Türkiye'deki banka hesaplarında değerlendirdiğini, daha evvel toplam 2.121.506,92 TL'sini kendi adına açtığı Akbank ... Mah. Şubesi'nde tutmaktayken daha iyi getiri sağlamak için belirtilen parayı Garanti Bankası ...
Mah. Şubesi'ne aktardığını ve bu şubeye aktarılan parayı 3'e bölmek suretiyle kendi adına, kızı ... ... ... ve oğlu davacı ... adına hesap açmak suretiyle yatırdığını, dolayısıyla tümü kendisine ait olan paradan 700.000,00 TL'sini kızı A. ... ..., 700.000,00 TL'sini davacı ... hesabına aktardığını, dava konusu paranın bulunduğu hesabın ise kendisi, oğlu ve kızı adına açıldığını, müvekkilin 79 yaşında olması ve sürekli yurtdışında yaşıyor olması nedeniyle çocukları tarafından hesaptaki paranın muhtelif finansal yatırım araçları arasında en iyi getiri sağlayanlarda değerlendirme düşüncesiyle ortak hesap açtığını,
davacıyı ve kızını banka hesabına dahil etmesinin tek nedeninin mevcut paraya ilişkin işlem kolaylığı amacı taşıdığını, davacının bir süre sonra annesi olan müvekkiliyle ilişkilerinin bozulma seyrine üzerine müşterek hesaptaki paranın kendisinden habersiz davacı tarafından çekilmesi ihtimalinden dolayı müvekkiline ait ortak hesapta ve esasen tümü kendisine ait olan parayı aynı şubede kendi adına açtığı hesaba 05.07.2012 tarihinde aktardığını, tümü davalı müvekkiline ait olan 2.121.506,92 TL'nin Akbank ...
Şubesi'nin Garanti Bankası ... Mah. Şubesi'ne aktarılması ile birlikte toplam paranın 3'e bölünerek 1/3 davacı adına, 1/3 kızı ... ... ... hesabına, 1/3 ise dava konusu ortak hesaba yatırıldığını ve dava konusu hesaptaki paranın tümünün müvekkile ait olup davalının herhangi bir hakka sahip olmadığını, bu nedenlerle açılan davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur.
III.MAHKEME KARARI
Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucu toplanan deliller ile tüm dosya kapsamı ile birlikte alınan ilmi ve hukuki bilirkişi raporuna da itibar edilmek suretiyle yapılan değerlendirmede.
12.02.2014 tarihinde ...'nin şahsi hesabına aktarılan 902.006,68 TL'lik tutarın, ortak vadeli hesapta bu tarihe kadar işletilen 05.07.2012 tarihinde yatırılan 804.843,00 TL'lik tutar olduğu, ...'nin şahsi hesaplarından farklı tarihlerde gelen toplam tutarın 439.319,00 TL olduğu, dolayısıyla hesapta açılış tutarı olan 804.843,00 TL'lik tutarın yaklaşık %54,58'sinin ...'nin şahsi hesaplarından gelmiş olduğu,
bununla birlikte, dosyada mevcut bilgi ve belgelerden 25.02.2012 tarihinde vefat ettiği anlaşılan ... ...'nin 02.05.2012 tarihinde Ziraat Bankası hesabından gelen 1.976.506,92 TL'lik tutar için de ...'nin ne kadarlık bir miras hakkının bulunduğuna yönelik dosyada bir bilgiye rastlanılamadığı, mevcut bilgi, belge ve hesap hareketlerinin konsolide olarak incelenmesi neticesinde 12.02.2014 tarihinde ...'nin şahsi hesabına aktarılan hesaptaki 902.006,68 TL'lik tutarın en az %54,58'sinin (492.315,24 TL) ...'ye ait olduğu hesap edildiği, davacı ... ile davalı ... ve dava dışı ... ...'nin Türkiye Garanti Bankası A.Ş. ...
Şubesi'nde 05.07.2012 tarihinde ortak hesap açtırdıkları, davalı ...'nin 12.02.2014 tarihinde hesaptaki vade işlemini iptal edip toplam 902.006,68 TL'yi kendisine ait hesaba aktardığı, davacıya herhangi bir ödeme yapmadığının görüldüğü, birden çok kişinin birlikte açtığı hesap niteliği itibari ile ortak hesap olduğu, müşterek hesaptan hesap sahiplerinden her birinin tek başına para çekme yetkisi söz konusu olsa dahi; ortak hesaptan kendi payından fazla para çeken kişi diğer hak sahibine karşı vekil sıfatıyla sorumlu ve borçlu olacağı, yerleşik uygulama ve içtihatlara göre de;
müşterek hesaptaki paylar aksi iddia edilip kanıtlanmadıkça birbirine eşit olacağı, her bir ortak hesap sahibi payından fazla para çektiği takdirde diğer hak sahibine karşı ödeme mükellefiyeti ya da hesap verme sorumluluğu altına gireceği, alınan ilmi ve hukuki veriler ile dosya kapsamına uygun birlikişi raporu içeriğine göre de; hesabın müşterek olduğu ve davacının davalıdan 300.668,89 TL alacaklı olduğu sabit olduğu gerekçesiyle asıl davanın kabulüne, birleşen dava yönünden karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş, hüküm asıl davada davalı/ birleşen davada davacı vekilince temyiz edilmiştir.
IV. TEMYİZ İNCELEMESİ
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, asıl davada alacak, birleşen davada tespit ve muarazaanın giderilmesi istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
3. Değerlendirme Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, asıl davada davalı/ birleşen davada davacı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2024/1136, K. 2024/6686, 23 Eylül 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama