İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /11. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 11. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2024/145 K.2024/8378

Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor…

Esas2024/145Karar2024/8378Tarih27 Kasım 2024Okuma10 dk · 1.991 kelime

KÜNYE

11. Hukuk Dairesi 2024/145 E., 2024/8378 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
27 Kasım 2024
Mahkemesi
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi
Sayısı
2020/1710 Esas, 2023/1111 Karar
Hüküm
Davanın kısmen kabulü (Esas hakkında yeniden hüküm tesis etmek suretiyle
İlk derece mahkemesi
Bakırköy 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
Sayısı
2015/128 E., 2019/301 K.
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.991 kelime·10 dk okuma·6 bölüm

Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

KARAR

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde.

Çiğ köfte sektöründe lider şirketlerden olan müvekkilinin "..." markası ile tanındığını, müvekkilinin, 2005/10496 ve 2009/45823 tescil nolu "..." ve 2009/45823 tescil nolu "..." markalarının sahibi olduğunu, müvekkilinin eski bir çalışanı olan davalı ile müvekkili arasında 16.12.2009 tarihinde imzalanan franchise sözleşmesi uyarınca davalının Eskişehir İli sınırları içerisinde üretici bayi olarak faaliyette bulunduğunu, mesnetsiz sebepler ileri sürerek 11.05.2015 tarihli bir ihtarnameyle sözleşmeyi feshettiğini, davalının ihtarnameden sonra da müvekkilinin "..." ve "..." markalarını kullanmaya bir süre devam ettiğini,

daha sonra müvekkilinin 21.05.2015 tarihine kadar devam ettiğini, bu duruma müvekkilinin "..." ve "..." markalarına tecavüz teşkil edecek şekilde aynı kompozisyon ve renkte olan “...” ve “...” markalarını kullanmaya başladığını ki buna müvekkilinin izni ve muvafakatinin olmadığını ileri sürerek, haksız rekabetin ve marka hakkına tecavüzün önlenmesine, davalının "..." ve "..." ibareli her türlü kullanımının engellenmesine, tecavüzün ref ve men’ine, davalıya ait her türlü eşya ve emtiadan, davalının tabelasından, reklamlarından “...” ve “...” ibarelerinin çıkartılmasına,

bu mümkün değilse emtiaların imhasına, masrafı davalıdan alınarak hükmün ilanına, belirsiz alacak davası hükümlerine göre açılan davada şimdilik 556 sayılı Markaların Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname’nin (556 sayılı KHK) 66 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (c) bendi uyarınca marka hakkına tecavüz edenin, markayı bir lisans anlaşması ile hukuka uygun şekilde kullanmış olması halinde ödemesi gereken lisans bedeline göre hesaplanacak 1.000,00 TL maddi ve aynı KHK’nın 68 nci maddesi gereği 10.000,00 TL itibar tazminatı ile 20.000,00 TL manevi tazminatın avans faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş,

bilahare sunmuş olduğu dilekçesi ile davasını ıslah ederek maddi tazminatın 66 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendi uyarınca marka hakkına tecavüz edenin, markayı kullanmak yoluyla elde ettiği kazanca göre aynı KHK’nın 67 nci maddesine göre de artırılmak üzere 3.609,85 TL olarak tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde; çiğköfte ibaresinin jenerik bir isim olduğunu ve herkesçe kullanılabileceğini, bu ibarenin davacının tekelinde olmadığını, bu nedenle marka olarak tescil edilemeyeceğini, bu hususu davacının da kabul ettiğini, çiğköfte kelimesini içeren çok sayıda tescilli markanın bulunduğunu, davacının markasında ayırt edici niteliğin kuyruğu oldukça uzun tasarlanmış "M" harfi olduğunu, müvekkili markasında ise ayırt ediciliğin "My" ön ekinde olduğunu, "My" eki sayesinde müvekkili markasının ayırt edicilik kazandığını, "..." ibaresinin de iltibasa sebep olmadığını, çiğköftenin acı bir yemek olup,

acı ibaresi sebebiyle benzerlik aramanın beyhude bir çaba olduğunu, davacının markasındaki "Tatlı" ve müvekkili markasındaki "Doğal" kelimelerinin çiğköftenin acılığını nitelediğini, bu kelimelerin gerek yazım gerekse anlam paralelliğinin olmadığını savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesince tüm dosya kapsamına göre, davacının davasının kısmen kabulüne, davalının davacı adına tescilli "..." esas unsurlu markadan doğan haklarına tecavüz ve haksız rekabetinin durdurulmasına, menine ve kaldırılmasına, davalının "MyÇiğköfte" ibareli sözcükleri her türlü tanıtım evrakından, eşyasından, tabelasından, reklam araçlarından çıkarılmasına, eşyaya zarar verilmeden çıkarılması mümkün değil ise eşyaların toplatılarak imhasına, toplam 3.609,85 TL maddi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

toplam 10.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, davacının fazlaya dair manevi tazminat talebi ile itibar tazminatı talebi yönünden reddine, hüküm özetinin karar kesinleştiğinde masrafı davalıdan alınarak ülke çapında yayınlanan tirajı en yüksek bir gazetede ilanına karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince istinaf edilmiştir.

IV. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI

Bölge Adliye Mahkemesince tüm dosya kapsamına göre, taraflar arasındaki bayilik sözleşmesi sona ermesine rağmen davalının "..." ibareli markasal kullanım ile ticari faaliyette bulunduğu, bilirkişi raporu ile tespit edildiği üzere davacı markasındaki M harfinin güçlü ayırt edicilik kazandırdığı, davalının ayırt edici olan M harfini benzer şekilde MY ibaresi ile kullanması, yazı karekteri, renkleri ve anlamsal olarak çağrışım yapması, davacı markası olan "..." yerine "..." ibaresinin yine benzer yazı biçiminde kullanılmasının davalı kullanımının davacı markası ile iltibas oluşturacak nitelikte olduğu,

nitekim davalının kardeşi adına anılan ibare için yapılan marka başvurusunun da reddedildiği ve YİDK kararının iptali istemi ile Ankara 4. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 2016/154 E., 2017/257 K. sayılı kararı ile davanın reddine karar verildiği ve kararın Yargıtay denetiminden geçerek kesinleştiği, davacı markası ile iltibas oluşturacak şekildeki kullanımın marka hakkına tecavüz ve aynı zamanda haksız rekabet teşkil ettiği, marka hakkı tecavüze uğrayan marka sahibinin manevi tazminat talep edebileceği, mütecavizin kusurlu olması şartıyla,

markası ile işletmesinin ticari hayattaki imajının ve kendisine duyulan güvenin sarsılması nedeniyle, marka sahibinin ticari ve kişisel varlığında meydana gelen olumsuz sonuçların ortadan kaldırılması amacıyla manevi tazminat ödenmesine karar verilebileceği, itibar tazminatının oluşabilmesi için tecavüz eden tarafından kötü şekilde kullanılması veya üretilmesi, bu şekilde üretilen ürünlerin temin edilmesi yahut uygun olmayan bir tarzda piyasaya sürülmesi şartını arandığı, somut olayda iltibas oluşturacak şekildeki markasal kullanım nedeniyle davacının isteyebileceği maddi tazminat tutarının 3.609,85 TL olarak tespit edildiği,

kabul edilen maddi tazminat miktarına göre hükmün 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 341 nci maddesi uyarınca davalı yönünden kesin nitelikte olduğu, yine itibar tazminatına yönelik talebinin ise davalının kötü kullanımı söz konusu olmadığından reddine karar verildiği, davalı tarafın kullanımlarının, markanın itibarının zarara uğratacak boyutta ve tazminat ödenmesini gerektirecek nitelikte olmadığı anlaşılmakla İlk Derece Mahkemesince bu talebin reddi kararının da dosya kapsamına uygun olduğu,

İlk Derece Mahkemesince hüküm altına alınan manevi tazminata gelince, davalının davacı tarafın markadan doğan manevi haklarını da ihlal ettiği, ancak somut olayın özelliği, ihlal süresinin sözleşmenin fesih edildiği 11.05.2015 tarihinden dava tarihine kadar ki 1 ay 15 günlük süreyi kapsadığı, davalının bu sürede elde ettiği cironun neredeyse tamamını teşkil eden 10.000,00 TL manevi tazminat miktarının fazla olduğu,

davalının gelir durumu, tarafların durumu ile hak, nesafet ve adalet ilkesi gözetilerek 4.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan tahsilinin dosya kapsamına uygun düşeceği, davalı vekilinin sözlü yargılama duruşması için mesleki mazeret bildirdiği, Mahkemece gerekçesi gösterilerek mazeretin reddine karar verildiği, mazeret sunulan celsenin sözlü yargılama duruşması olduğu hususunun davalı vekiline ihtaren tebliğ edildiği gözetildiğinde mazeretin reddi ile hüküm kurulmasında usule aykırılık tespit edilmediği gerekçesiyle, davacı vekilinin istinaf isteminin esastan reddine;

davalı vekilinin istinaf isteminin kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasıyla yeniden hüküm tesis edilmek suretiyle, davanın kısmen kabulüne, davalının davacı adına tescilli "..." esas unsurlu markadan doğan haklarına tecavüz ve haksız rekabetinin durdurulmasına, menine ve kaldırılmasına, davalının "MyÇiğköfte" ibareli sözcükleri her türlü tanıtım evrakından, eşyasından, tabelasından, reklam araçlarından çıkarılmasına,

eşyaya zarar verilmeden çıkarılması mümkün değil ise eşyaların toplatılarak imhasına, 3.609,85 TL maddi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 4.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, davacının fazlaya dair manevi tazminat talebi ile itibar tazminatı taleplerinin reddine, hüküm özetinin karar kesinleştiğinde masrafı davalıdan alınarak ülke çapında yayınlanan tirajı en yüksek bir gazetede ilanına karar verilmiş, karar taraf vekillerince temyiz edilmiştir.

V. TEMYİZ İNCELEMESİ

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, davalının eylemlerinin davacı adına tescilli markalardan doğan haklarına tecavüz ve haksız rekabet teşkil edip etmediği, eğer bu söz konusu ise men'i, ref'i ile maddi, manevi tazminat ve itibar tazminatı istemlerinin yerinde olup olmadığı noktasındadır.

2. İlgili Hukuk 1.6100 sayılı Hukuk Kanun'un 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.

2.556 sayılı KHK'nın 61 inci ve devam hükümleri.

3.6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) 54 ve devamı hükümleri.

3. Değerlendirme

1.Miktar veya değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Kanun'un 362 nci maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366 ncı maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352 nci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir.

Davacının marka hakkına tecavüzün ve haksız rekabetin durdurulması, men'i ve kaldırılması talepleri kabul edilmiş, bununla birlikte itibar tazminatı istemi reddedilmiş, diğer maddi ve manevi tazminat istemleri ise kısmen kabul edilerek 3.609,85 TL maddi, 4.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmiş olup, davacı tarafından reddedilen maddi ve manevi tazminat miktarları yönünden karar temyiz edilmiştir. Reddedilen ve temyize konu edilen toplam tazminat miktarı 10.000 TL itibar tazminatı ile 16.000,00 TL manevi tazminat olmak üzere, Bölge Adliye Mahkemesinin karar tarihi itibari ile kesinlik sınırı olan 238.730,00 TL’nin altında kaldığından davacı vekilinin temyiz isteminin miktardan reddine karar vermek gerekmiştir.

2. Davalı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine gelince.

İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonunda davalının davacı adına tescilli "..." esas unsurlu markadan doğan haklarına tecavüz ve haksız rekabetinin durdurulmasına, menine ve kaldırılmasına, davalının "MyÇiğköfte" ibareli sözcükleri her türlü tanıtım evrakından, eşyasından, tabelasından, reklam araçlarından çıkarılmasına, eşyaya zarar verilmeden çıkarılması mümkün değil ise eşyaların toplatılarak imhasına, toplam 3.609,85 TL maddi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte;

toplam 10.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, davacının fazlaya dair manevi tazminat talebi ile itibar tazminatı talebinin reddine karar verilmiş; anılan karar davalı tarafından, hükmedilen maddi ve manevi tazminat miktarıyla birlikte eyleminin marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet de oluşturmadığı gerekçesiyle istinaf edilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesince davalının maddi tazminata ilişkin istinaf istemi, İlk Derece Mahkemesince davacının davalıdan isteyebileceği maddi tazminat tutarının 3.609,85 TL olarak tespit edildiği, buna göre kabul edilen maddi tazminat miktarı uyarınca hükmün davalı yönünden kesin nitelikte olduğu gerekçesiyle değerlendirmemiştir. Hal böyle olmakla birlikte İlk Derece Mahkemesince, davalının aleyhinde marka hakkına tecavüz ve haksız rekabetin önlenmesi ile durdurulmasına ilişkin hükümle birlikte, bununla bağlantılı olarak maddi tazminata hükmedildiği dikkate alındığında, davalı yanın maddi tazminata ilişkin istinaf istemlerinin sadece aleyhinde hükmedilen maddi tazminat miktarı gözetilerek reddedilmesi doğru olmayıp bozmayı gerektirmiştir.

3. Öte yandan, 556 sayılı KHK'nın 66 ncı maddesine göre marka sahibinin uğradığı zarar, sadece fiili kaybın değerini değil, ayrıca marka hakkına tecavüz dolayısıyla yoksun kalınan kazancı da kapsar.

Yoksun kalınan kazanç ise zarar gören marka sahibinin seçimine bağlı olarak; marka hakkına tecavüz edenin rekabeti olmasaydı marka sahibinin markanın kullanması ile elde edebileceği muhtemel gelire göre; marka hakkına tecavüz edenin markayı kullanmak yoluyla elde ettiği kazanca göre; marka hakkına tecavüz edenin markayı bir lisans anlaşması ile hukuka uygun şekilde kullanmış olması halinde ödemesi gereken lisans bedeline göre hesaplanacaktır.

Marka hakkı sahibi, hakkına tecavüz edildiği iddiasıyla talep edebileceği yoksun kalınan kazancın hesaplanmasında anılan yöntemlerden birini tercih etmekte seçimlik hakka sahip olup, yenilik doğurucu nitelikteki bu hakkın kullanılmasıyla birlikte hakkı kullanan marka hakkı sahibinin bu kararından geri dönemeyeceği kabul edilmelidir.

Somut olayda davacı taraf belirsiz alacak davası olarak açtığı davasında, marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet iddiasıyla birlikte 556 sayılı KHK'nın 66 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (c) bendi uyarınca marka hakkına tecavüz edenin, markayı bir lisans anlaşması ile hukuka uygun şekilde kullanmış olması halinde ödemesi gereken lisans bedeline göre hesaplanacak 1.000,00 TL maddi tazminat isteminde bulunmuş,

daha sonra 02.02.2017 tarihli dilekçesiyle maddi tazminat istemini aynı KHK'nın 66 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendi uyarınca marka hakkına tecavüz edenin markayı kullanmak yoluyla elde ettiği kazanca göre hesaplanan 3.609,85 TL'ye artırdığını belirterek eksik harcı ikmal etmiştir.

Gerek İlk Derece Mahkemesince ve gerekse de Bölge Adliye Mahkemesince bu hususun üzerinde durulmaksızın anılan yöntemle hesaplanan maddi tazminat isteminin kabulüne karar verilmişse de; davacının seçimini henüz davanın açılışında 556 sayılı KHK'nın 66 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (c) bendinden yana kullandığı ve daha sonra tercih ettiği hesaplama yöntemini ıslahla dahi aynı fıkranın (b) bendi şeklinde değiştiremeyecek olması üzerinde durulmadan, kaldı ki eldeki davada davacının usulüne uygun bir ıslah dilekçesi dahi sunmadığı sadece belirsiz alacak davası olarak açtığı davasında talep artırımı gerçekleştirdiği de gözetilmeden,

yazılı şekilde karar verilmiş olması doğru olmamış ve bu husus dahi bozmayı gerektirmiştir.

4.Bozma sebebine göre davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına karar verilmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

VI. SONUÇ

Yukarıda (1) no’lu bennte açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz isteminin MİKTARDAN REDDİNE, (2) ve (3) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA, (4) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, 6100 sayılı Kanun'un 373 üncü maddesinin ikinci fıkrası uyarınca dava dosyasının Bölge Adliye Mahkemesi'ne gönderilmesine, peşin alınan temyiz karar harçlarının istekleri halinde ilgililere iadesine, 27.11.2024 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2024/145, K. 2024/8378, 27 Kasım 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Karar
  4. I. Dava
  5. II. Cevap
  6. III. İlk Derece Mahkemesi Kararı
  7. IV. Bölge Adliye Mahkemesi Kararı
  8. V. Temyiz İncelemesi
  9. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
11. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/145
Karar No
2024/8378
Tarih
27 Kasım 2024

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E.2024/147 K.2024/3969
  • Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E.2024/149 K.2024/3970
  • Yargıtay 2. Hukuk Dairesi E.2024/149 K.2024/8552
  • Yargıtay 2. Ceza Dairesi E.2024/149 K.2024/18250
  • Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2024/149 K.2024/8324
  • Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2024/151 K.2024/13556

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.