KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2024/1530 E., 2025/334 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 22 Ocak 2025
- Mahkemesi
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2021/1469 Esas, 2023/1376 Karar
- Hüküm
- Başvurunun esastan reddi
- İlk derece mahkemesi
- Ankara 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2020/338 Esas, 2021/206 Karar
Karar Metni
541 kelime·3 dk okuma·8 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesi kararı Yargıtayca duruşma istemli olarak davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne, dava, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin ikinci fıkrası gereğince miktar veya değer söz konusu olmaksızın duruşmalı olarak incelenmesi gereken dava ve işlerin dışında bulunduğundan duruşma isteğinin reddine karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde.
2019/07579 - 3 başvuru numaralı tasarım tesciline davalı şirket tarafından yapılan itirazın davalı Kurum tarafından değerlendirildiğini ve davaya konu tescilin terkini gerektiği yönünde karar aldığını, yapılan değerlendirmenin hatalı olduğunu, tasarımın benzerlik ve iltibas oluşturduğu iddiasının ürün bazlı değil tasarım bazlı şekilde incelenmesi gerektiğini, Kurumun yapmış olduğu değerlendirmede tek ortak özelliğin hindistan cevizli çikolata olduğunun benimsendiğini, oysa bunun bir marka olmadığını tüketicilere sunulan ürünlerin özelliğini yansıttığını,
ürünün içerisinde ne olduğunu gösteren görselin benzerlik olarak değerlendirilemeyeceğini ileri sürerek Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu'nun (YİDK) 2020/T-475 sayılı kararının iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı şirket vekili cevap dilekçesinde; dava konusu tasarımlarda yer alan renk tonu, ürün görseli, ürünün içeriği hakkında bilgi verici görseller ve marka ibareleri açısından küçük ayrıntılar bulunduğunu ve bu tasarımların aynı olarak kabul edilmesi gerektiğini, küçük ayrıntılardaki farklılıkların yeterli olmadığını, renk tonu farklılıklarının farklılaşma olarak değerlendirilemeyeceğini, seçenek özgürlüğünün sınırsız olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
2.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; müvekkili Kurum kararının usul ve yasaya uygun bulunduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu 2019/07579-3 sayılı tasarım ile 2018/05883-1 numaralı tasarımların bilgilenmiş kullanıcı nezdinde benzer tasarımlar oldukları, YİDK’nın 2020-475 sayılı kararının iptali şartlarının oluşmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekilince istinaf edilmiştir.
IV. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; Mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, davacı şirketin dava konusu edilen 2019/07579-3 sayılı tasarımı ile davalı şirketin itirazına mesnet 2018/05883-1 numaralı tasarımının bilgilenmiş kullanıcı nezdinde benzer tasarımlar olduklarının dosya kapsamında alınan bilirkişi raporu ile belirlendiği, bilirkişi raporunun hüküm kurmaya ve izlemeye elverişli bulunduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf talebinin esastan reddine karar verilmiş, karar, davacı vekilince temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Dava ve Hukuki Nitelendirme
Dava, YİDK kararının iptali talebine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2024/1530, K. 2025/334, 22 Ocak 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama