KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2024/1689 E., 2024/5657 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 8 Temmuz 2024
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
- Sayısı
- 2022/765 Esas 2023/1023 Karar
- Hüküm
- Asıl dava kısmen kabul, birleşen dava ret, birleşen dava kısmen kabul
Karar Metni
2.512 kelime·13 dk okuma·8 bölüm
Taraflar arasındaki asıl alacak ve manevi tazminat, birleşen cezai şart alacağı ve haksız rekabetin tespiti ve önlenmesi, maddi tazminat davalarının yapılan yargılama sonucunda Mahkemece asıl davanın kısmen kabulüne, birleşen (2011/337 E.) davanın reddine, birleşen (2011/433 E.) davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Mahkeme kararı, asıl davada taraf vekilleri, birleşen davada (2011/337 E.) davacı vekili, birleşen davada (2011/433 E.) taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
1.Asıl davada davacı vekili dava dilekçesinde; davacı şirket ile davalı şirket arasında 21.06.2006 tarihinde Adi Yazılı Şekilde Franchising (Ticari İmtiyaz) sözleşmesi imzalandığını, işbu sözleşmenin konusunun davalı şirket adına tescil edilmiş Pizza Pizza markasının Konya'da davacı şirketin açacağı işyerlerinde 5 yıl süre kullanma hakkının devredilmesi olduğunu, taraflar arasında imzalanan sözleşme gereğince davacı şirket davalı şirkete teminat amaçlı olarak,
20.000,00 USD ve 15.000,00 USD bedelli olmak üzere toplam 2 adet çek verdiğini, bu çeklerin ödendiğini, ayrıca boş olarak AB-0135343 seri numaralı çekin de teminat amaçlı olarak davalı şirket temsilcisine teslim edildiğini, davalı ile yapılan sözleşme gereğince davacı şirketin iki dükkan kiraladığını ve davalının bu işyerlerini denetlediğini ve ürün göndermeye başladığını, davalının 04.06.2010 tarihli ihtarname ile davacının işletmesindeki "Pizza Pizza" markasının izinsiz ve yetkisiz kullanıldığı iddiası ile ihtarname çektiğini ve davacı hakkında suç duyurusunda bulunduğunu, soruşturma neticesinde takipsizlik kararı verildiğini,
bunun üzerine davacı tarafça 19.07.2010 tarihli ihtarname ile davalıya ait Pizza Pizza markasının artık kullanılmayacağını, taraflar arasındaki ticari ilişkinin sona erdiğini bildirdiğini ve teminat olarak verilen para ve çeklerin iadesinin talep edildiğini, ancak teminatın ve çeklerin iade edilmediğini, bu haklı sebepler karşısında davacının olağanüstü fesih yoluyla sözleşmeyi feshettiğini, davacının toplamda 63.800,00 TL masraf yaptığını, ayrıca haklı sebeple uğramış olduğu kar kaybının 40.000,00 TL olduğunu, davalının şikayeti üzerine davacının ticari ve şahsi itibarının zarar gördüğünü belirterek,
davacının ödemiş olduğu teminat çekleri nedeniyle 35.000,00 USD dolar karşılığı olan 49.997,00 TL'nin temerrüt tarihi olan 05.08.2010 tarihinden itibaren işleyecek ticari faiziyle birlikte davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin haklarını saklı tutmak kaydı ile davacının yapmış olduğu masraf ve yoksun kaldığı karın şimdilik 10.000,00 TL'sinin davalıdan tahsiline, uğramış olduğu haksızlık ve ticari itibarının zedelenmesi sebebiyle davacı ...'ya 50.000,00 TL manevi tazminatın ödenmesini, davalının elinde teminat amaçlı olarak bulunan AB-0135343 numaralı çekin davacıya iadesine,
iadesi mümkün olmaz ise çekin bedelsiz ve teminat amaçlı olması sebebiyle iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
2.Birleşen davalarda davacı vekili dava dilekçesinde; davalı tarafın kötü niyetli ve sözleşmeye aykırı davranışlar sergilediğini, sözleşmenin haksız feshi sebebiyle davacının zarara uğradığını, davalıların sözleşmenin açık hükümlerine ve yasaklarına karşın rekabet etmeme ve sır saklama yükümlülüğünü ihlal ettiklerini ileri sürerek sözleşmede ayrı ayrı kararlaştırılan cezai şartlardan şimdilik 10.000,00 ABD Doları ve 5.000,00 Avro'nun fesih tarihinden itibaren bankaların Dolar ve Avro ile açılmış bir yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen davalılardan alınarak davacıya ödenmesine,
davalıların fiilinin haksız rekabet olduğunun tespiti ile haksız rekabetin men'ine haksız rekabetin neticesi olan maddi durumun özellikle aynı adreste aynı konuda faaliyet göstermesinin ortadan kaldırılmasına, davacıya vermiş olduğu zarara karşılık 1.000,00 TL maddi tazminatın fesih tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen davalılardan alınmasına,
sözleşmenin haksız feshi sebebiyle davacının mahrum kaldığı asgari mal alım tutar bedeline karşılık olarak şimdilik 1.000,00 TL'nin fesih tarihinden itibaren uygulanacak en yüksek mevduat hesap faiziyle birlikte müştereken ve müteselsilen davalılardan alınarak davacıya verilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Asıl davada davalı vekili cevap dilekçesinde; davalı bayilerine markasını kullanma hakkını belirli bir süre için franchising sözleşmesi yoluyla devrettiğini, çeşitli il ve ilçelerdeki bayilere sözleşmeye dayalı olarak ve her bir sözleşme ile sadece bir adrese mühnasır olmak üzere franchising hakkı verildiğini, davacı tarafla iki ayrı franchising sözleşmesi akdedildiğini ve bu sözleşmelerle davacı tarafı her bir sözleşmenin IV.A18)-b maddesinde belirtilen sınırlarda sadece bir adrese münhasır olmak üzere franchising hakkı verildiğini,
bu nedenle davacının iddia ettiği gibi sözleşmenin birden çok işyeri için verilmiş olduğu iddiasının sözleşmedeki açık hüküm karşısında yersiz ve geçersiz olduğunu, davacı tarafça ... adresindeki işletmenin kiralanması ve yatırım yapılması hususunun sözleşmede kararlaştırılmadığını, tamamen davacı tarafın şahsi tasarrufu olduğunu, sözleşme hükümlerine de açıkça aykırılık teşkil ettiğini, bu bakımdan davacının söz konusu adresteki dükkanı için yapmış olduğu masraf ve giderleri talep etmesinin mümkün olmadığını, davacının Alaadin Bulvarı Baybal Apt.
No:11 Meram/Konya adresindeki işletmede sözleşme dışı faaliyeti ve sözleşmeye aykırı davranışı davalı tarafça belirlendikten sonra davacıya yazılı ve sözlü uyarıda bulunulduğunu, davacının durumu düzeltmediğini, davacı sözleşmeyi kendi kusurlu hareketleri neticesinde hukuken geçerli bir nedene dayanmaksızın haksız olarak fesih ettiği için uğramış olacağını iddia ettiği kar kaybını talep etmesinin mümkün olmadığını, davacının maddi ve manevi tazminat taleplerinin dayanaksız ve haksız olduğunu, davacının söz konusu iki çeke dair beyanlarını kabul etmediğini, davacının beyan ettiği ödemelerin istirdatı için zamanaşımı sürelerinin geçtiğini,
yapılan keşif ve bilirkişi incelemesi ile sözleşmenin feshine rağmen davacının davalıya ait marka ve tasarımları kullandığı, haksız rekabette bulunduğu ve suç işlediğinin anlaşıldığını, yapılan tespit sonucunda da davacının haksız ve kötüniyetli olduğunu, davacının istirdat taleplerinin zamanaşımı nedeniyle reddi ile davacının davasının reddine karar verilmesini istemiştir.
2.Birleşen davada (2011/337 E.) davalılar vekili cevap dilekçesinde; davalılardan ...'nın husumet ehliyetinin bulunmadığını, sözleşmenin davacı ile Polen Gıda İth. Petr. Ürün. San. ve Tic. Ltd. Şti. arasında imzalandığını, sözleşmenin Polen Gıda İth. Petr. Ürün. San. ve Tic. Ltd. Şti. tarafından feshedildiğini, davacının ihtarlarının, tespit kararlarının davacı ... adına olmadığını, Polen Gıda Ltd. Şti.'nin muhatap alındığını, ...’nın sözleşmenin tarafı olmadığını, Polen Gıda İth. Petr. Ürün. San. ve Tic. Ltd. Şti.’nin yetkili temsilcisi olduğunu, sözleşmeyi kendi adına değil Polen Gıda İth. Petr. Ürün. San. ve Tic. Ltd. Şti. adına imzaladığını belirterek davanın reddini istemiştir.
3.Birleşen davada (2011/433 E.) davalı vekili cevap dilekçesinde; sözleşmenin davalı şirket tarafından haklı olarak feshedilmesi sebebiyle tüm tazminat taleplerinin reddi ile, davanın açıldığı sırada davalı şirketin davacının markasını kullanmasının söz konusu olmaması sebebiyle haksız rekabetin menine dair talebin konusuz olması sebebiyle davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. MAHKEME KARARI
1. Konya 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 04.02.2014 tarih 2011/225 E. 2014/29 K. sayılı kararı ile dava ve tüm birleşen davalar yönünden sözleşmedeki yetki şartı gereğince Torbalı Asliye Hukuk Mahkemelerinin yetkili olduğundan bahisle yetkisizlik kararı verildiği, taraf vekillerinin yetkisizlik kararını temyiz etmesi üzerine Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 13.05.2014 tarih 2014/6091 E. 2014/9123 K. sayılı kararı ile yetkisizlik kararı bozulmakla ve karar düzeltme talebi de reddedilmekle, dava dosyasının Konya 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2014/321 E. sırasına kaydedildiği,
adı geçen mahkemenin faaliyetinin durdurulması üzerine dava dosyası Konya 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2014/1119 E. sırasına aktarılıp kaydedildiği, Konya 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 14.10.2020 tarih 2014/1119 E. 2020/644 K. sayılı kararı ile dava ve tüm birleşen davalar yönünden İzmir Asliye Ticaret Mahkemelerinin yetkili olduğundan bahisle yetkisizlik kararı verildiği, taraf vekillerinin yetkisizlik kararını temyiz etmesi üzerine Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 27.04.2022 tarih 2021/1373 E. 2022/3466 K. sayılı kararı ile yetkisizlik kararının onandığı, dosyanın yetkisizlikle İzmir 4. Asliye Ticaret Mahkemesine gelmiştir.
2.Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, asıl davada, sözleşmenin IV.A-18-c maddesi uyarınca franchise için belirlenen satış bölgesinin, bölgenin iş hacmi, niteliği, imtiyaz alanın çalışma performansı da gözetilerek davalı Franchisor tarafından tek yanlı olarak her zaman genişletilip daraltılabileceği öngörülmüş olup, davalı Pizza Pizza’nın sözleşmenin anılan hükmü de dikkat alındığında davacı franchise için sözleşmede öngörülen Afra AVM satış bölgesini tek yanlı olarak genişleterek Konya ...
Şubesi için de franchising ilişkisinin taraflar arasındaki 22.06.2006 tarihli sözleşmeye uygun olarak kurulduğunun kabul edilmesi gerektiği, buna rağmen davalı Pizza Pizza'nın, 15.07.2010 havale tarihli şikayet dilekçesi ile davacı şirket hakkında ...
Şubesi satış bölgesi yönünden tescilli markasının ve endüstriyel tasarımlarının sözleşme ve herhangi bir hakka dayanmadan kullandığı yönündeki şikayetinin haksız ve dürüstlük kuralına aykırı olduğu, davalı şirketin haksız ceza şikayetinin taraflar arasındaki ... ilişkisini kaldıracak şekilde ağır ve önemli olduğu, dolayısıyla davacı şirketin haksız ceza şikayeti nedeniyle aralarındaki sözleşmeyi feshetmesinin MK 4 ölçüsünde hakkaniyet ilkesine uygun olduğu, 19.07.2010 tarihli ihtarnamede ...
Şubesi’ne ilişkin tescilli markanın kullanılmasından vazgeçildiğinin bildirildiği, Afra AVM şubesine ilişkin bir açıklamada bulunulmadığı, tarafların ticari defterleri üzerinde yapılan bilirkişi incelemesi neticesinde davacının bu ihtarnameyi davalının da diğer ihtarnameleri gönderdikten sonra davalının davacı şirket adına fatura kesmeye ve mal göndermeye devam ettiği, en son mal faturasının 13.10.2010 tarihli olduğu, bu tarihten sonra taraflar arasında mal alışverişinin bulunmadığı, davalının haksız ceza şikayeti nedeniyle aralarındaki franchise sözleşmesini haklı nedenle feshettiğini davacı şirketin dava dilekçesi içeriğinde bildirdiği,
dolayısıyla taraflar arasındaki franchise sözleşmesinin eylemli olarak 13.10.2010 tarihinde feshedildiği, dava dilekçesindeki çeklerin sahibinin dava dışı ... olduğu, söz konusu çeklerde davacı şirketin bir sıfatının bulunmadığı, tarafların ticari defterlerinde de çeklere ilişkin bir kaydın olmadığı, 22.06.2006 tarihli franchise sözleşmesinde de anılan çeklere ilişkin bir atfın bulunmadığı, davacı şirketin söz konusu çekler yönünden aktif husumet ehliyetinin bulunmadığı, davalı şirketin davacı ...’nın kişilik haklarını zedeleyici ... ve işlemi bulunmadığı gibi bir şikayetinin de olmadığı, manevi tazminat koşulları oluşmadığı,
Birleşen dava yönünden.
Davalı ..., 22.06.2006 tarihli “Franchising (Ticari İmtiyaz) Sözleşmesi”ni, kendi adına değil, Polen Gıda …Ltd.Şti. adına yetkilisi sıfatıyla imzalamış olup, sözleşmeyi kendi adına imzalamadığı ve sözleşmenin tarafı olmadığı sabit olduğundan, sözleşmenin haksız feshi nedeniyle uğranılan yoksun kalınan kar ile cezai şart alacağına ilişkin isteklerin bu davalının taraf sıfatının yani pasif husumet ehliyetinin bulunmaması nedeniyle davalı ...’dan talep edilemeyeceği, davalı ... sözleşmeyi kefil sıfatıyla imzalamış ise de;
kefil olarak sorumlu olacağı miktar sözleşmede açıkça gösterilmediğinden franchising sözleşmesindeki kefalet hükmü geçersiz olup, davalı ... ...’dan kefil sıfatıyla sözleşmenin haksız feshi nedeniyle uğranılan yoksun kalınan mal bedeli ile cezai şart alacağına ilişkin isteklerden sorumlu tutulması mümkün olmadığı, delil tespitinin Polen Gıda …Ltd.Şti. aleyhine yapıldığı, alınan tespit bilirkişi raporunda da birleşen dosya davacısına ait marka ve endüstriyel tasarımların Polen Gıda Ltd.
Şti. tarafından işletilen Polen Pizza isimli işyerinde kullanıldığı tespitinin yapıldığı, davalılar ... ... ve ...’ya yönelik her hangi bir belirlemenin yapılmadığı, bu davalıların haksız rekabet teşkil eden ... ve işlemleri bulunduğuna ilişkin gerek delil tespiti ve ceza soruşturma dosyasında gerekse eldeki davada somut bir delilin bulunmadığı, dolayısıyla davalıların haksız rekabet teşkil eden ... ve işlemlerinin bulunduğu davacı tarafça ispat edilemediği, Birleşen 2011/433 E. sayılı dava yönünden;
somut olayda, taraflar arasındaki sözleşmede rekabet yasağının yer açısından sınırlandırılmayıp, tüm Türkiye'de geçerli olacağı kararlaştırıldığı gibi, maddede süre sınırının da getirilmediği, bu haliyle söz konusu sözleşme maddelerinin Türkiye Cumhuriyeti Anayasası ile güvence altına alınan çalışma hürriyeti ilkesine aykırı olduğu;
tarafların aralarında imzalayacakları bir sözleşme hükmü ile bu özgürlüğü ihlal anlamına gelecek herhangi bir düzenleme yapmaları mümkün olmayıp, bu nedenle geçersiz olan bu sözleşme hükümlerindeki rekabet yasağının ihlali nedeniyle yapılan cezai şart taleplerinin reddine karar verilmesi gerektiği, franchise sözleşmesi davalı tarafça haklı nedenle fesih edildiğinden, haklı nedele fesihte bildirim önellerine uyulması gerekmediğinden, davacının sözleşmenin süresinden önce ve bildirimsiz olarak feshedilmesi maddesine dayanarak cezai şart istemesinin de mümkün olmadığı,
kalan sözleşme süresi içinde mal alım bedellerinden kaynaklanan yoksun kaldığı kara ilişkin zararını talep hakkının bulunmadığı, davalı şirketin Makro Market, Seçuklu/Konya adresindeki Polen pizza isimli işyerinde, davacı şirkete ait Pizza Pizza markası ve endüstriyel tasarımları kullanmaya son verdiği, bu haliyle haksız rekabetin önlenmesi ve fiili durumun ortadan kaldırılması ve ilanı isteğinin konusuz kaldığı,
davalının 25.11.2010 tarihinde yapılan delil tespitti ve alınan bilirkişi raporu ile makro Market Selçuklu/Konya adresindeki Polen Pizza isimli işyerinde davacıya ait Pizza Pizza markasının ve endüstriyel tasarımların bulunduğu malzemeleri kullandığının tespit edildiği, sözleşmenin feshinden sonra davalının davacıya ait marka ve endüstriyel tasarımların bulunduğu ürünleri kullanmaya devam etmesinin haksız rekabet oluşturacağı, davacının haksız rekabet oluşturan fiilleri uğradığı maddi zararın 1.897,14 TL olarak hesaplandığı,
davacının dava dilekçesinde haksız rekabet nedeniyle fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak 1.000,00 TL maddi tazminat talep ettiği gerekçesiyle asıl davanın kısmen kabulüne, davacının yoksun kalınan kar ve donanım masrafına ilişkin maddi tazminat isteğinin kısmen kabulü ile 4.595,40 TL yoksun kalınan kar ile 7.578,93 TL donanım masrafı olmak üzere toplam 12.174,33 TL maddi tazminatın davalıdan alınarak bu davacıya verilmesine, davacı ...
İthalat İhracat Petrol Ürünleri Hayvancılık Tekstil Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi’nin, ödenen çeklerin bedelinin istirdadı ve bir adet çekin iadesi isteğinin aktif husumet yokluğundan reddine, davacı Abdürrahim ARLI’nın manevi tazminat davasının reddine, birleşen (2011/337 E.) davanın reddine, birleşen (2011/433 E.) davada davacının haksız rekabet nedeniyle uğradığı maddi tazminat isteğinin kabulü ile 1.000,00 TL maddi tazminatın dava tarihinden itibaren uygulanacak avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, diğer taleplerinin reddine karar verilmiştir.
IV. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde asıl davada taraf vekilleri, birleşen davada (2011/337 E.) davacı vekili, birleşen davada (2011/433 E.) taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1. Asıl davada davacı, birleşen (2011/433 E.) davada davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; asıl dava bakımından, teminat alacaklısı, teminat verme borcunu yerine getirenin sözleşmenin tarafı olan şirket olduğunu, teminat verme borcunun şirket ortağı tarafından ifa edildiğini, çeklerin ödendiğinin banka yazısı ile sabit olduğunu, davalının çeklerin başka bir amaçla verildiği iddiasında bulunmadığını, boş olarak verilen çekin açıkça teminat olarak verildiğinin belge ile ispatlandığını, bu durumda diğer çeklerin de teminat olarak verildiğinin kabulü gerektiğini, kar mahrumiyeti ve masrafların bilirkişi tarafından eksik hesaplandığını,
...'ya suç isnadının manevi tazminatı gerektirdiğini, bu sebeple ilk derece mahkemesi kararının hukuka aykırı olduğunu, birleşen dava bakımından, müvekkilinin ücretini ödediği ürünleri kullandığını, bu hususun haksız rekabet oluşturmayacağını, bu nedenle tazminata hükmedilemeyeceğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
2. Asıl davada davalı, birleşen davalarda davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; asıl dava bakımından, sözleşmenin haklı feshedildiğine ilişkin kararın hukuka aykırı olduğunu, davacının sözleşmeye aykırı davrandığını, yoksun kalınan kâr ve donanım masraflarının ispat edilemediğini, bu hususta bilirkişi raporunun hatalı olduğunu, birleşen davalar bakımından, sözleşmede sorumluluk miktarlarının açıkça yazılı olduğunu, davalı ... ...'nın kefaletinin geçerli olduğunu, talep edilen cezai şartların sadece rekabet yasağına aykırılık değil, sır saklama yasağına aykırılık, temizlik ve hijyen kurallarına aykırılık,
sözleşmenin süresinden önce feshi gibi diğer cezai şart istenebilecek sözleşme hükümlerine ve bu hükümleri ihlal eden olaylara da dayandığını, mahkemenin sadece rekabet yasağını ele alması ve diğer cezai şart durumlarını değerlendirmemiş olmasının eksik ve hatalı olduğunu, davalının sözleşmeyi fesih ettiğini bildirdiği tarihten sonra da müvekkiline ait marka ve tasarımları kullanmayı sürdürdüğünü, Pizza Pizza'dan almış olduğu sırları kullanarak üretim yapmaya devam ettiğini, davalı ..., sözleşmeyi süresi dolmadan fesih ettiğinden sözleşmenin süre başlıklı III. Maddesinde ve cezai tazminat başlıklı XIII maddesine aykırı davrandığını,
davalı ...'nın fesih tarihinden sonra aynı adreste Pizza Pizza'ya ait markayı kullanarak aynı ürünleri satmaya devam etmesinin öncelikle sır saklama yükümlülüğünün, ayrıca rekabet yasağı kuralının ihlali olarak kabul edilmesi gerektiğini, fesihten zarar gören müvekkil şirketin zararının tazminine hükmedilmesi gerektiğini, davalının defterlerinin delil kabul edilemeyeceğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Asıl davada uyuşmazlık, franchising sözleşmesinin haklı nedenle feshedilmesi sebebiyle, yapılan masrafların ve yoksun kalınan karın, teminat olarak verilen para ve çeklerin iadesi, manevi tazminat isteğine ilişkindir.
Birleşen davalarda uyuşmazlık, franchising sözleşmesinin haksız feshi nedeniyle yoksun kalınan mal bedeli, sözleşmeye aykırılık ve haksız rekabet nedeniyle cezai şart, haksız rekabetin önlenmesi ve ortadan kaldırılması, sözleşmeye aykırılık, haksız rekabet ve sır saklama yükümlülüğünün ihlali nedeniyle maddi tazminat isteğine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk 818 sayılı Borçlar Kanunu'nun 19 uncu maddesi.
3. Değerlendirme Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, Mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, asıl davada taraf vekilleri, birleşen davada (2011/337 E.) davacı vekili, birleşen davada (2011/433 E.) taraf vekillerinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
V. KARAR
Açıklanan sebeplerle; Asıl davada taraf vekilleri, birleşen davada (2011/337 E.) davacı vekili, birleşen davada (2011/433 E.) taraf vekillerinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Temyiz harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına,
Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2024/1689, K. 2024/5657, 8 Temmuz 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama