KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2024/1749 E., 2025/47 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 13 Ocak 2025
- Mahkemesi
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2022/575 Esas, 2024/110 Karar
- Hüküm
- Yeniden esas hakkında kurulan hüküm ile davanın reddi
- İlk derece mahkemesi
- İstanbul Anadolu 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2020/264 E., 2021/199 K.
Karar Metni
504 kelime·3 dk okuma·8 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin ... ile birlikte dava dışı ... Çelik A.Ş'nin ortağı olduğunu, davalının, adı geçen şirketin tanınmışlığından faydalanarak, unvanını ve 2014/37133 sayılı tescilli markasını kullandığını ileri sürerek, davalının ticaret unvanının sicilden terkinine ve markaya tecavüzünün önlenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; dava açma yetkisinin tüzel kişiliğe ait olduğunu, davacının ortağı olduğu şirketin tasfiye kararı alacağını, "..." isimli çok sayıda firma olduğunu, davacının ortağı olduğu şirketin markasının tanınmış marka olmadığını, şirketlerin farklı illerde faaliyette bulunduğunu, kötü niyet iddiasının gerçeği yansıtmadığını, davanın müvekkili şirketin ticari hayatının engellenmesine yönelik olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne, davalı adına tescilli ... Yapısal Çelik A.Ş. ibareli ticaret unvanından ... ibaresinin çıkartılmasına karar verilmiş, hüküm davalı vekilince istinaf edilmiştir.
IV. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının ticaret unvanı ve marka sahibi olan ... Çelik A.Ş'nin iki ortağından ve yetkililerinden birisi olduğu, şirketin tüzel kişiliğinin devam ettiği, yine adı geçenin, dava konusu markanın basit ya da inhisari lisans sahibi olduğunu iddia ve ispat etmediği gibi dava dışı şirkete ait marka üzerinde rehin ya da intifa hakkına sahip olduğuna dair bir bilgisinin de bulunmadığının tespit edildiği,
marka ve ticaret unvanının sahibi olan dava dışı şirket hesabına tazminat istemi içermeyen bu nitelikteki davayı, şirket ortağı ve yetkilisi olan davacının açma yetkisinin bulunmadığı gözetilerek davanın reddi yerine yazılı şekilde kabulüne karar verilmesinin doğru olmadığı gerekçesi ile davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeniden hüküm kurulmasına ve davanın reddine karar verilmiş, karar davacı vekilince temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Dava ve Hukuki Nitelendirme
Dava, marka hakkına tecavüzün tespiti, önlenmesi ve ticaret unvanının terkini istemlerine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik olarak yapılan istinaf başvurusu üzerine 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. vd. maddeleri kapsamında yöntemince yapılan inceleme sonucunda Bölge Adliye Mahkemesince esastan verilen nihai kararda, dosya kapsamına göre saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kurallarına aykırı bir yön olmadığı gibi aynı Kanun'un 369/1 hükmü ve 371. maddesinin uygulanmasını gerektirici nedenlerin de bulunmamasına göre usul ve yasaya uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2024/1749, K. 2025/47, 13 Ocak 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama