KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2024/1952 E., 2025/414 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 3 Şubat 2025
- Mahkemesi
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2023/1241 Esas, 2023/1998 Karar
- Hüküm
- Esastan ret
- İlk derece mahkemesi
- Bakırköy 2. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2021/34 E., 2023/165 K.
Karar Metni
519 kelime·3 dk okuma·8 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; "... DÜNYASI" ve " ... DÜNYASI" ibareli markaların, uzun yıllardır matbaacılık faaliyeti yürüten müvekkili adına tescilli olduğunu, davadan önce, müvekkili ile aynı sitede faaliyet gösteren davalıya ait işyerinde yapılan delil tespitiyle, davalının işyerindeki ışıklı tabelada "...
DÜNYASI" ibaresini kullandığının tespit edildiğini, davalı yapılan tüm uyarılara rağmen tecavüz teşkil eden bu eylemlerine son vermediği gibi siteye gelen müşterilere de müvekkili markalarının taklit olduğunu şeklinde beyanlarda bulunduğunu, bu durumun müvekkilinin yılların birikimi ile oluşturmuş olduğu müşteri potansiyeli ile ticari itibarını bir hayli olumsuz etkilemekte olduğunu ileri sürerek 10.000,00 TL maddi ve 5.000,00 TL manevi tazminatın tecavüzün gerçekleştiği tarihten itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin yapmış olduğu işin niteliğini belirtmek amacıyla işyerinde yıllardır "... DÜNYASI" ibaresini kullanmakta olduğunu, tarafların aynı sitede faaliyet göstermesi sebebiyle davacının bu durumu bildiğini, bu kullanımlara uzun süre sessiz kalan davacının sessiz kalma yoluyla hak kaybına uğradığını, müvekkili kullanımlarının davacının marka hakkına tecavüz teşkil eder nitelikte olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "...
Dünyası" ibaresinin yanına gelin-damat şeklinde karakterize edilmiş grafik şekil unsurları eklenerek oluşturulmuş davacı markalarının, 35.sınıfta yer alan "matbaa ürünleri, kağıt ve kağıt ürünleri, davetiye, zarf, nikah şekerleri ürünlerine ait malların bir araya getirilmesi hizmetleri" bakımından zayıf marka niteliğinde olduğu, dolayısıyla davacı markalarının koruma kapsamının dar yorumlanması gerekeceği, davalının fiili markasal kullanımlarının, "...
Dünyası" şeklinde olduğu, bu ibarenin zikredilen hizmetler bakımından herkesin kullanımına açık olduğu, söz konusu kullanımda davacı markalarındaki şekil unsurlarının bulunmadığı da gözetildiğinde bu kullanımın davacının marka hakkına tecavüz oluşturmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekilince istinaf edilmiştir.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile mahkemece davanın reddine karar verilmesinde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekilince temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Dava ve Hukuki Nitelendirme
Dava, marka hakkına tecavüzün tespiti, meni, maddi ve manevi tazminat istemlerine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2024/1952, K. 2025/414, 3 Şubat 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama