KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2024/2159 E., 2025/854 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 13 Şubat 2025
- Mahkemesi
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2021/1852 Esas, 2024/19 Karar
- Hüküm
- Esastan ret
- İlk derece mahkemesi
- Ankara 4. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2020/156 E., 2021/178 K.
Karar Metni
644 kelime·3 dk okuma·8 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesince verilen karar davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü.
KARAR
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin "..." ibareli markasının 1994 yılından beri tescilli olduğunu, 2018/83145 sayılı 30 sınıfta “... ...+şekil” ibareli marka başvurusunun kapsamındaki bir kısım emtianın Markalar Dairesi Başkanlığı tarafından davalı Şirket markası ile benzer bulunarak başvurudan çıkarıldığını, davalı Şirketin bu karara itirazı üzerine Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) tarafından başvurunun tümüyle reddine karar verildiğini, müvekkilinin "..." ibareli seri markasının bulunduğunu,
YİDK kararına konu olan marka görselinde tarımsal ürünü simgeleyen buğday başağı varken davalı Şirketin markalarda tavayı andıran bir görsel bulunduğunu, "...+şekil" markasında Y harfinin uzantıları ile yazılı bölümü çevrelendiğini, görsellerin birbirine benzemediğini, müvekkilinin tescilinin davalı şirkete göre önceki tarihli olduğunu, müvekkilinin "..." ibaresi üzerinde müktesep hakkının bulunduğunu ileri sürerek YİDK kararının iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde; davanın reddini istemiştir.
2.Davalı şirket vekili cevap dilekçesinde; taraf markaları arasında iltibas tehlikesinin oluştuğunu, davacının marka başvurusunda yer alan "gurme" sözcüğünün tescili talep olunan sınıflar yönünden ayırt ediciliğinin bulunmadığını, davacı tarafın marka başvurusunun kapsamında yer alan emtiaların da müvekkilinin markalarının emtiaları ile aynı olduğunu, davacının marka başvurusunun kötüniyetli yapıldığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının "... GURME+şekil" ibareli marka başvurusu ile davalı Şirketin "Şekil+... Pasta Evi" ve " Şekil+ ...
Mutfağı" ibareli (2013/49254) ve (2013/49248) sayılı tescilli markası arasında biçim, düzenleme ve tertip tarzı itibarıyla görsel ve sesçil olarak ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede bir benzerlik bulunduğu, ortalama düzeydeki tüketici kesimi tarafından başvuru konusu işaret ile davalı markası arasında görsel ve sesçil benzerlik nedeniyle işletmesel bağlantı olduğu ya da idari ve ekonomik açıdan birbiriyle bağlantılı işletme tarafından piyasaya sunulan markalı mallar algısı oluşabileceği yani markaları karıştırabileceği, 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun 6/1 hükmündeki iltibas koşullarının oluştuğu,
başvuru markasında "..." kelimesi asli unsur olarak yer alsa da davacının önceki markalarından uzaklaşıp başvuruda yer verdiği kırmızı ve mavi renklerin hakimiyeti ile şekil unsurunun tasarımsal olarak (yarım ay şeklindeki buğday başağı) davalının mesnet markalarına yakınlaşma çabası ve iltibas tehlikesi içerdiği, bu nedenle davacı açısından müktesep hak koşullarının oluşmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince istinaf edilmiştir.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve esas yönden hukuka uygun olduğu, taraflar arasında görülen, davacı şirketin yine birinin ucunda başak figürü bulunan lacivert renkli iki yay şekli içerisine kırmızı harflerle yazılmış olan 2016/33403 numaralı ve "..." asıl unsurlu başka bir marka başvurusunun konu edildiği benzer bir uyuşmazlıkta aynı gerekçelerle davacının müktesep hak müessesesinden faydalanamayacağı kabulüyle verilen kararın Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 24.02.2021 tarih ve 2020/1793 E., 2021/1644 K. sayılı ilamı ile onandığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekilince temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Dava ve Hukuki Nitelendirme
Dava, YİDK kararı iptali istemine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2024/2159, K. 2025/854, 13 Şubat 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama