KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2024/2294 E., 2024/7545 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 23 Ekim 2024
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
- Sayısı
- 2023/720 Esas-2023/1073 Karar
- Hüküm
- Kısmen kabul
Karar Metni
617 kelime·3 dk okuma·5 bölüm
Taraflar arasındaki alacak davasının bozma ilamına uyularak yapılan yargılaması sonucunda Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Mahkeme kararı, taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacı şirket ile davalılar arasında 28.06.2007 tarihli sözleşme, 01.10.2007 tarihli akaryakıt istasyonu işletme sözleşmesi (istasyonlu bayilik sözleşmesi), 19.12.2007 tarihli ek protokol imzalandığını, taraflar arasında akdedilmiş olan 01.10.2007 tarihli istasyonlu bayilik sözleşmesi ile davalıların sözleşmede belirlenen akaryakıt istasyonunda davacıdan satın alacağı petrol ürünlerini ve davacı şirketin öngöreceği diğer malları kendi nam ve hesabına iştigal etmek suretiyle satacağı bir servis satış istasyonu işletmeyi taahhüt ettiğini,
davalı şirketin Malatya 3. Noterliğinin 11.10.2010 tarihli ihtarnamesi ile sözleşmeyi feshettiğini bildirdiğini iddia ederek toplamda 443.022,00 USD kâr mahrumiyeti alacaklarından fazlaya dair tüm talep hakkı saklı kalmak kaydıyla şimdilik 5.000,00 USD, sözleşmeye aykırılık cezai şart borcundan dolayı şimdilik 5.000,00 USD, tonaj ihlali cezai şart borcundan dolayı şimdilik 5.000,00 USD alacağın tahsilini talep etmiş, 22.03.2012 tarihli ıslah dilekçesi ile talebini sözleşmeye aykırılık cezai şart yönünden 400.000,00 USD'ye, tonaj ihlali cezai şart yönünden 5.000,00 USD'ye, kâr kaybı yönünden 45.589,00 USD'ye yükseltmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde;davacı ile aradaki ilişkinin haklı sona erdirildiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
III.MAHKEME KARARI
Mahkemece bozma ilamına uyularak taraflar arasında düzenlenen sözleşmelerin davalı tarafça haksız olarak feshedilmiş olduğu bozma ilamı öncesinde yapılan yargılamada tespit edildiği, Yargıtay 19. Hukuk Dairesi'nce de sözleşmelerin davalı tarafça haksız olarak feshedildiği kabul edilmiş bulunduğu, Malatya 7. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2019/24 talimat sayılı dosyası kapsamında davalı şirketin dava tarihi olan 2011 yılı bilançoları da incelenmek suretiyle düzenlenen 04.12.2019 tarihli bilirkişi raporunda;
davalı şirketçe, her ne kadar davacı şirkete ödenecek en makul cezai şartın 37.144,36-USD olması gerektiği ve bu miktar cezanın da davalı şirketin ekonomik kriz yaşamasına neden olmayacağı tespiti yapılmış ise de, söz konusu raporun, taraflar arasındaki sözleşmelerin, bu sözleşmelerde öngörülen cezai şarta ilişkin hükümlerin ve dosyada alınan diğer raporların incelenmesinden, 09.02.2011 tarihinde açılan davada, 50.000,00-USD sözleşmeye aykırılıktan kaynaklanan cezai şart alacağının davalı taraf bakımından fahiş olmadığı ve ayrıca Kapatılan İstanbul 36. Asliye Ticaret Mahkemesinin 24.05.2012 tarihli,
2011/269 esas ve 2012/105 karar sayılı kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmesi neticesinde bozma ilamının (1) numaralı bendinde davalı vekilinin tüm temyiz itirazları reddedilerek hükmün davacı yararına bozulmasına dayalı olarak davacının kazanılmış hakları da göz önünde bulundurularak, sözleşmeye ayrılıktan kaynaklı olarak 50.000,00-USD cezai şartın davalının mahvına sebep olmayacağı ve taraflar arasında düzenlenen sözleşmeye uygun olduğu sonucuna varıldığı,
sözleşmeye aykırılıktan kaynaklanan 50.000,00-USD cezai şart alacağı ile tonaj ihlalinden kaynaklanan 5.000,00-USD ve kâr kaybından kaynaklanan 45.589,00-USD'nin davalılardan tahsiline, davalı tarafça, son bozma ilamı sonrasında borcun ödendiğine ilişkin bir takım beyanlarda bulunulup, belgeler sunularak, bu yönde araştırma yapılması talep edilmişse de, davalılar vekilinin beyanları, davacı tarafça dava dilekçesi ile talep edilen alacak kalemleri, Yargıtay bozma ilamları sonucu oluşan usuli müktesep haklar dikkate alınarak,
davalılar vekilinin yeniden delil toplanıp, yargılamaya devam edilmesi yönündeki talebinin uygun görülmediği gerekçesiyle karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
IV. TEMYİZ İNCELEMESİ
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, taraflar arasındaki bayilik sözleşmesine dayalı cezai şart ve kâr mahrumiyeti alacağı istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 440 ıncı maddesi.
3. Değerlendirme Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına göre, taraf vekillerinin bütün temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2024/2294, K. 2024/7545, 23 Ekim 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama