KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2024/2312 E., 2025/1041 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 19 Şubat 2025
- Mahkemesi
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2021/1421 Esas, 2024/68 Karar
Karar Metni
667 kelime·3 dk okuma·11 bölüm
Limited Şirketi vekili Avukat ...
HÜKÜM
Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ
Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI
2018/623 E., 2020/726 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, Yargıtayca duruşma istemli olarak davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne, dava, HMK'nın 369/2. hükmü gereğince miktar veya değer söz konusu olmaksızın duruşmalı olarak incelenmesi gereken dava ve işlerin dışında bulunduğundan duruşma isteğinin reddine karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalıların eski Real Market çalışanları olduklarını ve işçi alacaklarından müvekkili şirketin sorumlu olduğunu iddia ettiklerini, bu nedenle bir buçuk yıldır şiddet boyutuna varan eylemleriyle müvekkili şirkete ve çalışanlarına zarar verdiklerini, mağaza önünde eylem yaptıklarını, müşterilerin girişini engellediklerini, sloganlar attıklarını, müvekkilinin eski Real çalışanlarına karşı hiçbir sorumluluğunun olmadığını, buna rağmen davalıların her hafta müvekkilinin mağazalarında eylem yaptıklarını, bu eylemlerin haksız rekabet teşkil ettiğini ileri sürerek davalılar tarafından gerçekleştirilen eylemlerin haksız rekabet oluşturduğunun tespitine, önlenmesine ve hükmün ilanına karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalılar vekili cevap dilekçesinde; tacir sıfatı taşımayan davalıların tek amacının kıdem tazminatlarının ödenmesi olduğunu, haksız rekabet koşullarının bulunmadığını, davacının aynı davalılar hakkında aynı olaylarla ilgili olarak Bakırköy 3. Asliye Hukuk Mahkemesinde 2018/154 E. sayılı dosyası ile açtığı maddi-manevi tazminat davasının halen derdest olduğunu, derdestlik nedeniyle de davanın reddi gerektiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalıların tacir olmadıkları, davacı ile aynı iştigal konusunda herhangi bir ticaret yapmadıkları, davalıların ifade, gösteri ve yürüyüş haklarının bulunduğu, bu haklarını kullanırken eylem ve söylemlerinin hakkın özünü, amacını aşar ve karşı tarafa zarar verir nitelikte olduğunun tespit edilmesi halinde ise bunun haksız rekabet eylemini oluşturmayacağı, oluşacak zararlar için maddi ve manevi tazminat talebinde bulunulabileceği, buna ilişkin de Bakırköy 3. Asliye Hukuk Mahkemesinde 2018/154 E. sayılı dosyasında yargılamanın devam ettiği, haksız rekabet koşullarının oluşmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekilince istinaf edilmiştir.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı gibi Metro AG'nin grup şirketlerden olan ve iflas eden Real Hipermarketler Zinciri A.Ş. ile bir kısım davalılar arasında işçilik alacaklarına ilişkin uyuşmazlık olduğu, davacı şirketin de aynı ana hissedarın grup şirketi olması ve alacaklardan sorumlu olduğu düşünülmesi sebebiyle bir kısım davalıların işçilik alacaklarının tahsili için davacı şirket önünde diğer davalı sendikalar ile birlikte hak toplantı ve gösteri düzenledikleri, söz konusu uyuşmazlıkların ve toplantı ve gösterilerin basına ve sosyal medyaya yansıdığı,
davalıların kullandıkları pankartların, gösteriler sırasında davalıların söz konusu iş yerlerine girmesi ve müşterilere telkinde bulunmasının ve gösteri sırasında oluşan taşkınlıkların genel olarak işçilik alacaklarının verilmemesi sebebiyle hakkın aranmasına ilişkin içerik ve eylemler olduğu, haksız rekabet kapsamında değerlendirilemeyeceği, haksız rekabet koşullarının oluşmadığı, davalılar tarafından davacının şahsı, emtiası, iş mahsulleri, faaliyetleri yahut ticari işleri hakkında yanlış, yanıltıcı veya lüzumsuz yere incitici beyanda bulunulmadığı, buna ilişkin Mahkeme gerekçesinin isabetli olduğu,
ancak Mahkemenin davalıların tacir olmadıkları ve davacı ile aynı iştigal konusunda herhangi bir ticaret yapmadıkları gerekçesi isabetli değilse de sonucu etkilemeyen bu hususun kaldırma sebebi yapılmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekilince temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Dava ve Hukuki Nitelendirme
Dava, haksız rekabetin tespiti ve men'i istemine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2024/2312, K. 2025/1041, 19 Şubat 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama