KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2024/2337 E., 2024/7562 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 24 Ekim 2024
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
- Ek karar tarihi
- 05.03.2024
- Hüküm
- Davanın kabulü
Karar Metni
757 kelime·4 dk okuma·5 bölüm
Taraflar arasındaki menfi tespit/ ipoteğin kaldırılması davasının yapılan yargılaması sonucunda Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiştir.
Mahkeme kararı, davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
I. DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde; davacı ... ile davalı arasında ticari ilişki kurulmasının öngörüldüğünü, davalının müvekkiline 200.000,00 TL tutarında mal vermesi, müvekkilinin de teminat göstermesi hususunda anlaştıklarını, bu şifahi anlaşma gereği davacı ...’in taşınmazı üzerine 200.000,00 TL bedelli üst limit ipoteği tesis ettiğini, ancak ticaretin gerçekleşmediğini, ipoteğin teminat/ üst sınır ipoteği niteliği taşıdığını, bağlı bulunan şartın/ ticari münasebetin gerçekleşmemesi sebebiyle alacağın doğmadığını, davalının alacağı ispatlaması gerektiğini,
sebebe bağlılık ilkesi gereği ipoteğin geçerli bir hukuki ilişkinin varlığında hüküm ifade edeceğini ileri sürerek davacı ...’in davalıya 200.000,00 TL borçlu olmadığının tespitini, davacı ... yönünden dava konusu taşınmaz üzerindeki ipoteği kaldırılmasını talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; ipotek resmi senedinden davacı ...’in müvekkiline 200.000,00 TL borçlu olduğunun, davacıya 18.03.2014 tarihine kadar ödeme için vade tanındığının, ipoteğin kesin borç ipoteği niteliği taşıdığının anlaşıldığını, müvekkili ile ticari ilişkiye girmeyen davacı ...’in müvekkiline bir borcunun bulunmadığını, ...’in müvekkili ile ticaret yapmasının öngörüldüğüne ve üst sınır ipoteği olduğuna dair iddiaların gerçeği yansıtmadığını, davacının 200.000,00 TL’yi ödediğini ispatlaması gerektiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
III.MAHKEME KARARI
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, ipotek resmi senedinin düzenlenmesi yönünden gerek dayanak vekaletnamede söz konusu ipoteğin ticari alışveriş ve faaliyetlerden dolayı olan ve olabilecek borcun teminatını teşkil etmek üzere verildiği, yine Tapu Müdürlüğüne hitaben yazılan dilekçede ticari münasebetten dolayı teminat olarak 200.000,00 TL için ipoteğin konulmasının, buna göre de ... ile ... arasında ticari ilişkinin kurulması için ... adına olan taşınmaz üzerine teminat olarak ipotek tesisi edilmesinin kararlaştırıldığı, bu kapsamda ipoteğin bu anlamda karz ipoteği olmadığı,
ancak resmi senedin borç verilen 200.000,00 TL için düzenlendiği, bu durumda davalının 200.000,00 TL bedeli borç olarak ...'e ya da ... e verdiğini yazılı delil ile ispatlaması gerektiği, davalı tarafından 200.000,00 TL’nin ...'e verildiği iddia edilmiş ise de, ipotek senedinde ...'in borcu için ...'e ait taşınmaza ipotek konulduğunun hususuna ilişkin herhangi bir belge bulunmadığı, yine davalı tarafından ...'e bankadan çektiği 200.000,00 TL'yi verdiği,
bu amaçla ipotek tesis edildiği iddia edilmiş ve düzenlenen resmi senette 16 numaralı dubleks meskenin tamamının ... adına kayıtlı iken ... adına ...'in vekaleten ...'dan aldığı 200.000,00 TL bedel mukabilinde teminat ipoteği için ... lehine ipotek tesis ettiği, ipotek alacaklısı ...'ın bizzat bu ipoteği aynı bedel ve şartlar ile kabul ettiği hususunda düzenlenmiş olduğu belirtilmiş ise de, davalı tarafından bankadan para çekildiği ve bu paranın verildiği hususunun ispatlanamadığı,
bankadan gelen belgelerde böyle bir işlemin bulunmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne, davacı ...'in davalıya 200.000,00 TL borçlu olmadığının tespitine, İstanbul İli Beylikdüzü İlçesi ... Mahallesi 4 Pafta 4213 Parsel 16 Nolu Bağımsız bölüm üzerindeki ipoteğin kararın kesinleştiğinde kaldırılmasına karar verilmiş, hüküm davalı vekilince temyiz edilmiştir.
Mahkemece, 05.03.2024 tarihli ek karar ile ...'in de karar başlığında davacılar arasında görülmesi suretiyle tavzih karar verilmiş, ek (tavzih) karara karşı da davalı vekilince Kanun yoluna başvurulmuştur.
IV. TEMYİZ İNCELEMESİ
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, menfi tespit ve ipoteğin kaldırılması istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk 1. 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 72 nci maddesi.
2.4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 883 üncü maddesi.
3. Değerlendirme 1. Dosyadaki yazılara, Mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin 05.03.2024 tarihli gerekçeli karar başlığının düzeltilmesine dair ek karara yönelik temyiz itirazları yerinde değildir.
2. Menfi tespit ve ipoteğin fekkini talep eden davacıların dayandığı Beylikdüzü Tapu Müdürlüğüne hitaben yazılmış 18.03.2013 tarihli dilekçede “.... ...'le ilgili ticari münasebetten dolayı teminat olarak ipotek tesis edilmesi hususunda anlaşılmış olup, 200.000,00 TL (ikiyüzbin TL) faizsiz olarak 18.03.2014 tarihinde ödenmesi kararlaştırılmıştır.
Ödeme yapıldığında ipotek fek edilecektir” ibaresi, aynı tarihli ipotek resmi senedinde “... ... adına ... vekaleten, ...'dan aldığı 200.000,00 TL (İKİYÜZBİNTL) bedel mukabilinde teminat ipoteği için ... lehine 1. derecede .....” ibaresi yer almaktadır. Davalının, davacılardan ...'in oğlu olduğu anlaşılan ...'le olan anlaşmasına ilişkin savunması bu belgelerden bağımsız tutulamaz.
Mahkemece yazılı belgelerde belirtilen hususların aksinin muteber delillerle ispat yükünün davacılarda olduğu nazara alınarak bir karar verilmesi gerekirken ispat yükünün davalı üzerinde olduğu kabul edilip davalının 200.000,00 TL'yi verdiğini ispatlayamadığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2024/2337, K. 2024/7562, 24 Ekim 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama