KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2024/2390 E., 2024/8586 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 3 Aralık 2024
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
- Sayısı
- 2023/784 Esas, 2023/989 Karar
Karar Metni
507 kelime·3 dk okuma·5 bölüm
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar asıl ve birleşen davalarda davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
I. DAVA
Asıl ve birleşen davalarda davacı vekili dava dilekçesinde; kira bedeli olarak verilen bonoların kira ilişkisinin sözleşmede öngörülenden daha önce sona ermesi nedeniyle bedelsiz kaldığını ileri sürerek dava konusu bonolar nedeniyle borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı ... cevap dilekçesinde; bonoların müvekkiline akaryakıt istasyonunun kiralanması karşılığında verildiğini, bonolardan birinin ödenmiş olmasının sıralı önceki bonoların ödendiği anlamına gelmeyeceğini, 2 adet bononun ise müvekkili tarafından borcuna karşılık ...'ya ciro edildiğini savunarak asıl ve birleşen davaların ayrı ayrı reddini istemiştir.
2.Davalı ... cevap dilekçesinde; iyi niyetli yetkili hamil olarak bonoyu ciro yoluyla devraldığını savunarak asıl ve birleşen İstanbul 14. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2010/282 E. sayılı dosyasından davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
3.Davalı ... cevap dilekçesinde; bonoların benzin istasyonun kirası için düzenlenip verildiğini, ancak yapılan işlerden dolayı sorumluluğu bulunmadığını savunarak davaların reddini istemiştir.
4.Davalı ... cevap dilekçesinde; ...'nun kira sözleşmesini haksız ve kötü niyetle feshettiğini savunarak hakkında açılan davaların reddine karar verilmesini istemiştir.
III.MAHKEME KARARI
Mahkemece bozma ilamına uyularak asıl dosya ile birleşen İstanbul 10. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2009/803 E., İstanbul 10. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2009/804 E. ve İstanbul 14. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2010/282 E. sayılı dosyaları yönünden, 20.05.2013 tarihinde bu davaların açılmamış sayılmasına dair verilen ilk kararın temyiz edilmediği ve kesinleştiği anlaşıldığından,
iş bu her bir birleşen dosya yönünden, mahkemece 20.05.2013 tarihinde verilen ilk karar kesinleşmiş olduğundan, davalılar hakkında yeniden karar verilmesine yer olmadığına dair karar vermek gerektiği gerekçesiyle Birleşen İstanbul 10. Asliye Ticaret Mahkemesi 2009/803 Esas sayılı yönünden, davacının davalılar aleyhine açtığı davada, mahkemece 20.05.2013 tarihinde verilen ilk karar kesinleşmiş olduğundan bu davalılar hakkında yeniden karar verilmesine yer olmadığına, Birleşen İstanbul 10. Asliye Ticaret Mahkemesi 2009/804 Esas sayılı yönünden, davacının davalılar aleyhine açtığı davada,
mahkememizce 20.05.2013 tarihinde verilen ilk karar kesinleşmiş olduğundan bu davalılar hakkında yeniden karar verilmesine yer olmadığına, Birleşen İstanbul Asliye Ticaret Mahkemesi 2010/282 Esas sayılı yönünden, davacının davalılar aleyhine açtığı davada, mahkememizce 20.05.2013 tarihinde verilen ilk karar kesinleşmiş olduğundan bu davalılar hakkında yeniden karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş, karar asıl ve birleşen davalarda davacı vekilince temyiz edilmiştir.
IV. TEMYİZ İNCELEMESİ
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, asıl ve birleşen davalarda menfi tespit istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
3. Değerlendirme Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, asıl ve birleşen davalarda davacı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2024/2390, K. 2024/8586, 3 Aralık 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama