KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2024/2508 E., 2025/2459 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 15 Nisan 2025
- Mahkemesi
- Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi
Karar Metni
508 kelime·3 dk okuma·7 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, Yargıtayca duruşma istemli olarak davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Duruşma için belirlenen 15.04.2025 günü hazır bulunan davacılar vekili Avukat ... ile davalı vekili Avukat ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü.
KARAR
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde, müvekkili aleyhine takip başlatıldığını, takibe konu senette borçlu görünen ...'in yaklaşık 10 yıl önce öldüğünü ve senedin 20 yıl öncesine ait olduğunu, davalı ...'in, müvekkilinin bir alacağına karşılık elinde bulunan bonoyu alacağın tahsili konusunda yardımcı olabileceğini, tanıdığı ve güvendiği bir avukat bulunduğunu beyan ederek müvekkilinden istediğini, müvekkilinin davalının beyanına inanarak senedi davalıya teslim ettiğini, keşideci ...tarafından imzalı olan tarih ve miktar kısımları boş bırakılmış, alacaklı kısmında müvekkilinin adının yazmış olduğu eksik nitelikteki kambiyo senedinin doldurulduğunu,
miktar kısmına ise fahiş bir miktarın yazıldığını, müvekkilinin 78 yaşında olduğunu ve davalı ile alacak/borç ilişkisinin olmadığını, kimseye de borcunun bulunmadığını ileri sürerek müvekkilinin takip dosyasından borçlu olunmadığının tespitini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde, davacının senedi sonradan aykırı bir biçimde düzenlendiği iddiasının ancak yazılı delille ispatlanabileceğini savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, davacı-murisin senet tanzim ve vade tarihlerinde fiil ehliyetine haiz olduğu, davacının senedin sonrada gerçeğe aykırı olarak doldurulduğu iddiasının dosya kapsamında yazılı belge ile kanıtlanamadığı,
davacının senedin elinden hile ile alındığına ilişkin iddiasının ise dosya kapsamında dinlenen tanıkların bu hususta net ve kanunun aradığı şekli ile bir bilgilerinin olmadığı ve takip konusu senede ilişkin davalı hakkında açılan ceza mahkemesi dosyasında da davalının beraatine karar verilerek kararın kesinleştiği dikkate alındığında, bu hali ile davacının hile iddiasının da ispatlanamadığı kanaatine varıldığı, davacı tarafın kesin delil niteliğinde olan yemin deliline de dayanmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm, davacılar vekilince istinaf edilmiştir.
IV. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, kararın usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle davacılar vekilinin istinaf taleplerinin esastan reddine karar verilmiş, karar davacılar vekilince temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ İNCELEMESİ
A.Dava ve Hukuki Nitelendirme Dava, menfi tespit istemine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2024/2508, K. 2025/2459, 15 Nisan 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama