KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2024/2699 E., 2025/2745 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 22 Nisan 2025
- Mahkemesi
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2021/82 Esas, 2024/228 Karar
- Hüküm
- Esastan ret
- İlk derece mahkemesi
- İstanbul 18. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Sayısı
- 2015/1235 E. - 2020/485 K.
Karar Metni
821 kelime·4 dk okuma·8 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, Yargıtayca duruşma istemli olarak davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Duruşma için belirlenen 22.05.2025 günü hazır bulunan davacı vekili Avukat ... ve davalı vekili Avukat ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü.
KARAR
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde, müvekkili şirketin, davalı şirket ile 01.08.2007 tarihinde Avusturalya, Tayland, Yeni Zelanda pazarlarında davalı şirketin mallarının tanıtım ve pazarlanması konusunda acentelik anlaşması imzaladığını, davalı tarafından yıllardır devam eden Acentelik Anlaşmasının yine davalı şirket tarafından haksız ve mesnetsiz olarak hiçbir kanuni usule riayet etmeksizin süresinden önce feshedildiğini, davalının sözleşmeyi fesih ettiği halde davacı acentenin pazarlarında ve müvekkili tarafından bulunmuş müşterilerle iş yapmaya devam ettiğini,
geçersiz fesih sebebiyle özellikle anlaşmaya göre anlaşmanın sona ereceği 2015 sonuna kadar muhtemel komisyon gelirleri ile haksız ve usulsüz fesih sebebiyle portföy tazminatı ödemesi gerektiğini ileri sürerek, şimdilik asgari 50.000,00 USD tazminatın dava tarihinden fiili ödeme gününe kadar geçecek süre için yabancı para cinsinden ABD Dolarına devlet banklarının uyguladığı 1 yıllık mevduat hesabına uygulanan en yüksek faiz oranının uygulanarak davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davacı vekili ıslah dilekçesi ile, davadaki taleplerini 40.708,00 USD denkleştirme tazminatı ve 29.585,00 USD komisyon bedeline ilişkin olmak üzere toplam 70.293,00 USD daha arttırmak suretiyle 120.293,00 USD'ye yükseltmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde, müvekkili tarafından davacı tarafa gönderilen 13 Nisan 2015 tarihli e-posta ile taraflar arasındaki ticari ilişkinin devam etmesi halinde müvekkilinin pazardaki itibarının zedeleneceği, son dönemde taraflar arasında profesyonel bir yaklaşımla ilişki kurulamadığı ve acentenin müşteri ve çalışanlara yönelik olumsuz ifadeler içeren e-postalarından ve whatsapp mesajlarından haberdar olduğu,
bu durumun sözleşmeyi ihlal ettiğinden, 30.04.2015 tarihi itibariyle davacı tarafından alınan siparişlere ilişkin vadesi gelmiş tüm komisyon ödemelerinin yapılacağı belirtilerek sözleşmenin feshedildiğini, davacının müvekkili satış ekibinin çalışanlarına karşı olumsuz tavırlar sergileyerek sözleşmeye aykırı davrandığını, davacı tarafın sözleşmenin 13. maddesi ile müvekkilinin müşterilerin fınansal durumu hakkında bilgilendirmek ve müşterilerin durumunda güvenirliklerini olumsuz yönde etkileyecek herhangi bir değişiklik oluştuğunda müvekkiline haber verme yükümlülüğünde olduğu halde, müvekkili ile satış sözleşmesine aracılık ettiği ...
Ltd.'nin fınansal durumunu zamanında bildirmediğini, bu müşteri ile yapılan satış sözleşmesi sonrası iflas ederek müvekkiline borcunu ödemediği gibi müvekkilinin bu şirketten 52.509,57 USD alacağının kaldığını savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, taraflar arasındaki sözleşmenin 23. maddesi uyarınca, sözleşmenin sona erdirilmesi için taraflardan biri diğer tarafın anlaşmanın herhangi bir hükmünü ihlal ettiğini düşünüyorsa diğer tarafa yazılı bir ihbarname göndererek ihlalin ne olduğunu ve ne şekilde son verileceğini belirteceği, ihbarname tarihinden itibaren 2 ay içinde ihlalin düzeltilmemesi halinde sözleşmenin ihbarname tarihinden itibaren 90 gün sonra sona ermiş olacağı, davalı ...
A.Ş.’nin 17.04.2015 tarihli ihtarname ile davacıya “davalının satış ve pazarlama stratejisini değiştirme kararı aldığını” ihtarnamenin davacıya ulaşması ile 01.08.2007 tarihli anlaşmanın feshedildiğini bildirdiği, davalıca ihlal sebebi gösterilmediğinden davacıya verilen 2 aylık ihlalin düzeltilmesi süresi ve 90 gün ihtarname tarihinden itibaren beklenmesi süresine de uyulmadığı, dolayısıyla acentelik anlaşmasının davalıca haklı bir nedenle feshedildiğinden söz edilemeyeceği, portföy tazminatı bakımından kök raporda yapılan son 5 yılın ortalamasının tavan alınması ile 90.708,00 USD yıllık komisyon tutarının hesap edildiği,
davacı tarafın noter tasdikli apostillerinin dosyaya sunması ile son 5 yıl yapılan gider 10.859,00 USD 'nin tenzili ile 90.708,00-10.859,00 = 79.849,00 USD portföy tazminatı, komisyon bedeli olarak 29.585,00 USD talep edebileceği gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 79.849,00 USD portföy tazminatı, 29.585,00 USD komisyon bedelinin dava tarihinden itibaren işleyecek devlet bankalarının uyguladığı bir yıllık mevduat hesabına uygulanan en yüksek faiz oranının uygulanması ile davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiş, karar davalı vekilince istinaf edilmiştir.
IV. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, davalı vekilinin istinaf taleplerinin esastan reddine karar verilmiş, karar davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ İNCELEMESİ
A. Dava ve Hukuki Nitelendirme
Dava, acentelik sözleşmesinin haksız feshi nedeniyle mahrum kalınan ve uğranılan zarar karşılığı tazminat ile denkleştirme tazminatının tahsili istemlerine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2024/2699, K. 2025/2745, 22 Nisan 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama