KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2024/2727 E., 2025/2976 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 30 Nisan 2025
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2018/133 Esas, 2023/91 Karar
- Hüküm
- Kısmen kabul
Karar Metni
828 kelime·4 dk okuma·7 bölüm
İlk Derece Mahkemesi kararı, Yargıtayca duruşma istemli olarak taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Duruşma için belirlenen 29.04.2025 günü hazır bulunan davacı vekili Avukat ... ve davalı vekili Avukat ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü.
KARAR
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde.
Noter satış senedi ile 12 adet yarı römorkun davacı tarafından 300.000,00 TL bedelle davalıdan satın alındığını ve müvekkili şirket tarafından 300.000,00 TL'lik satış bedeli ve araçların bakım onarım masrafına karşılık olmak üzere toplam 290.000,00 USD'nin davalıya ödendiğini, satın alınan araçlar teslim alınmak istendiğinde araçların kendilerine teslim edilmediğini, bunun üzerine Adapazarı Başsavcılığına davalı şirket yetkilileri hakkında şikayette bulunduklarını, araçların davalının garajında iken birden ortadan kaybolduğunu,
Sakarya 2. Sulh Ceza Mahkemesinin kararına istinaden yapılan arama sonucunda sadece iki çekici ve 3 yarı römorkun parçalanmış halde bulunduğunu, diğer araçların kayıp olması nedeniyle Arifiye Jandarma Karakoluna müracat edilerek araçların çalındığına ilişkin ihbarda bulunulduğunu, bunu takiben yapılan araştırmalar sonucunda çalınan araçların davalıya ait başka bir adreste parçaları sökülmüş ve zarar verilmiş durumda bulunduğunu ve bu şekliyle müvekkili şirkete teslim edildiğini, müvekkilinin satın aldığı ve parasını ödediği araçları parçalanmış ve zarar görmüş şekilde teslim almak zorunda kaldığını,
araçlara verilen zararın tespit aşamasında olduğunu, satış bedeli üzerinde kendisine faturalama yapılmadığını, araçların müvekkili uhdesine geçmeyerek parçalanmış olması nedeniyle büyük gelir kayıplarına uğrandığını, kardan mahrum kaldıklarını ileri sürerek fazlaya ilişkin her türlü talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 100.000,00 TL alacak ve maddi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş, ıslah dilekçesi ile talebini 728.423,40 TL maddi tazminat, 226.503,00 TL alacak talebi olarak ıslah etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; araçların gerçek satış bedelinin 1.104.480,00 TL olduğunu, bakiye satış bedeli ödenmediği için davalının hapis hakkını kullandığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesince bozma ilamına uyularak yapılan yargılama neticesinde, taraflar arasında dava aşamasında imzalanan protokol hiç yerine getirilmediğinden davacının gerçek zararının hesaplanması gerektiği, davalı tarafından araçların satış bedelinin daha yüksek olduğu iddiasıyla açılan Mersin 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2010/49 E. sayılı davanın reddine karar verildiği ve kararın kesinleştiği, bu itibarla satış bedelinin 300.000,00 TL olduğunun kabul edilmesi gerektiği, davacının 300.000,00 TL üzerinde yaptığı fazla ödemeyi talep etme hakkı olduğu,
araçlara verilen zarar nedeniyle oluşan tamir, işçilik ve parça masraflarının 330.412,00 TL, araçlarda oluşan değer kaybının 48.000,00 TL olduğu, davacının bu bedelleri talep hakkı olduğu, araçların davacının rızası ile davalıya tamir ve bakım için bırakıldığı,
tamir süresi belirlenmediğinden ve araçların teslimi için ihtarname gönderilmediğinden aradan geçen süre ile alakalı olarak davacının kâr kaybı talep edemeyeceği, davalı tarafından davacı tarafa gönderilen faturaların tümüyle iadesi yerine davacı tarafın kısmi olarak iade faturası düzenlemesi halinde araçların satışına ilişkin 300.000,00 TL bakımından davacı şirketin KDV iadesinden mahrum kalmayacağı dikkate alındığında KDV'ye ilişkin zararın talep edilmesinin mümkün olmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 378.412,00 TL'nin davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiş, hüküm,
taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
IV. TEMYİZ
A. Dava ve Hukuki Nitelendirme
Dava, araç satış sözleşmesinin ihlalinden kaynaklı alacak ve tazminat talebine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
1. Dosyadaki yazılara, Mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin tüm, davacı vekilinin aşağıdaki bent dışında kalan diğer temyiz itirazları yerinde değildir.
2. Mahkemece araçların satış bedelinin 300.000,00 TL olduğu ve 300.000,00 TL üzerindeki 180.000,00 TL ödemesi bakımından davacı tarafın talep hakkı bulunduğu kararın gerekçesinde belirtilmiş ise de hüküm kısmında bu talebe yönelik sehven bir karar verilmemiştir.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 297. maddesi gereğince hükmün sonuç kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında; açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gereklidir.
Mahkeme gerekçesinde fazladan ödenen bedelin iadesinin talep edilebileceği belirtilmesine rağmen hüküm kısmında bu hususta sehven bir karar verilmemiş olması bozmayı gerektirir.
Ne var ki bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden HMK'nın geçici 3. maddesi ve 5236 sayılı Kanun'un geçici 2. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 5236 sayılı Kanun'un 16. Maddesi ile değiştirilmeden önceki 438/7 hükmü gereğince mahkeme kararının düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2024/2727, K. 2025/2976, 30 Nisan 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama