İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /11. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 11. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2024/2743 K.2024/7761

İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından…

Esas2024/2743Karar2024/7761Tarih6 Kasım 2024Okuma10 dk · 1.990 kelime

KÜNYE

11. Hukuk Dairesi 2024/2743 E., 2024/7761 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
6 Kasım 2024
Mahkemesi
Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
Sayısı
2023/517 Esas, 2024/12 Karar
Hüküm
Davanın kısmen kabulü
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.990 kelime·10 dk okuma·5 bölüm

İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

KARAR

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin tanınmış bir fotoğraf sanatçısı olduğunu, beş ay süre ile çalışarak güzel sanat eseri niteliğinde ve içeriğinde Türkiye Büyük Millet Meclisi'nin bulunduğu fotoğrafları vücuda getirdiğini, davalının müvekkilinin izni olmaksızın, adını da göstermeksizin anılan fotoğrafları kullandığını, bazı kullanımlarda müvekkili adına yer verdiğini, buna karşın büyük bir kısmında ise eser sahibi olarak müvekkilinin adını göstermediğini, müvekkilinin eserde adın belirtilmesi manevi hakkı ile eserin çoğaltılması ve umuma iletimine izin verme biçimindeki mali haklarına tecavüzde bulunduğunu ileri sürerek,

197 adet fotoğrafın izinsiz kullanılması nedeniyle toplam 147.750,00 TL manevi tazminatın ve müvekkiline ait isimsiz 197 adet ile isimli kullanılan 13 adet olmak üzere toplam 210 fotoğraf için 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu'nun (5846 sayılı Kanun) 68 inci maddesi uyarınca fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 1.000,00 TL telif tazminatının ve 147.750,00 TL manevi tazminatın davalıdan tahsiline, 5846 sayılı Kanun'dan doğan haklarına tecavüzün önlenmesine karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının isteminin zamanaşımına uğradığını, talebin reddinin gerektiğini, müvekkilinin davacıya ait fotoğrafları izinsiz kullanmadığını, fotoğrafların Türkiye Büyük Millet Meclisi'nin izni ve imkan sağlamasıyla davacı tarafından çekildiğini, cd-dvd formatında bizzat davacı tarafından Türkiye Büyük Millet Meclisi yayınlarında kullanılması isteğiyle müvekkili Kurum çalışanlarına teslim edildiğini, herhangi bir ücret de istenmediğini, 2007 yılından bu yana ses çıkarmayıp şimdi dava açılmasının hakkın kötüye kullanılması niteliğinde bulunduğunu savunarak, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

III.MAHKEME KARARI

Mahkemece bozma ilamına uyularak tüm dosya kapsamına göre, davacının eserden doğan haklara müdahalenin önlenmesi isteminin nitelik itibariyle zamanaşımına uğramayacağı; mali haklara tecavüz vakıasına dayalı FSEK'in 68. maddesi hükmü kaynaklı telif tazminatı isteminin on yıllık zamanaşımına tabi olduğu, eylemin balşlama ve sona erme tarihi itibariyle bu sürenin henüz dolmadığı; manevi tazminat isteminin genel haksız fiil zamanaşımına tabi olduğu, davalının davacıya ait olduğu anlaşılan fotoğrafları 2007 yılı Ocak ayından başlamak üzere 2014 yılı Mayıs ayına kadar kullanımını sürdürdüğü, bu kullanımlarda davacı adına yer vermediği,

eylemin süreklilik arz ettiği, bu nedenle zamanaşımı süresinin ilk kullanım anından değil, aksine kullanımın sona erdiği tarihte başlayacağı, şu hale göre bu istem yönünden de zamanaşımı süresinin henüz dolmadığı, yargılama konusu olup davalı tarafından fiziki ve elektronik ortamlarda kullanılan 210 adet fotoğrafın, sahibinin hususiyetini taşıyacak biçimde şekillenmiş olması, fikri bir çaba ürünü olması karşısında güzel sanat eseri vasfında olduğu, davacının anılan fotoğrafları vücuda getiren eser sahibi olduğu, eserlerin vücuda getirilmesi ile birlikte kendiliğinden davacı eser sahibinin mali ve manevi nitelikteki haklara sahip olduğu;

davacının mali haklarının işleme, çoğaltma, yayma ve umuma iletim; manevi haklarının da umuma arz, adın gösterilmesi ve eserin bütünlüğünün korunmasına ilişkin bulunduğu, eser ile ilgili olarak doğan mali ve manevi hakları kullanma yetkisinin eser sahibine ait bulunduğu, eserle ilgili mali bir yetkiyi kullanmak isteyen üçüncü kişinin, eser sahibinden ya mali hakkı veya bu hakkın kullanım yetkisinin devrini içeren, yazılı ve hak konularını içeren bir sözleşme yapmak zorunda olduğu, fotoğrafların oluşturulma sürecinde davalının yardımlarının araç-gereç sağlama ve ortam hazırlama şeklinde olduğu,

bu tür eylemlerin eserin vücuda getirilmesine yönelik teknik hizmet yahut teferruata ait yardım niteliğinde bulunduğu, bu sebeple davalının eserle ilgili sahipliğinin veya eserle ilgili mali hakları kullanma yetkisinin olmadığı, davacı eser sahibinin, davalının kullanımına konu fotoğrafları vücuda getirdikten sonra, yayımlanmaya müsait teknik uyarlamalarını da yaptıktan sonra, davalı Kurumun çalışanlarına bir cd içerisinde verdiği ve Türkiye Büyük Millet Meclisi'nin fiziki ve elektronik ortamlardaki yayınlarında kullanılmasını istediği, karşılığında herhangi bir ücret isteminin bulunmadığı,

davacı eser sahibinin bu şekilde Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde görev yapan milletvekilleri ve seçimlerde milletvekili adayı olacaklar tarafından tanınmayı ve kendisine fotoğraf çektirilmesini temin etme amacında olduğu, nitekim anılan fotoğrafların 2007 yılından başlamak üzere 2014 yılına kadar düzenli olarak çıkan Türkiye Büyük Millet Meclisi yayınlarında ve internet ortamındaki davalı web sayfasında bulunan dokümanlarda kullanıldığı, yayınların bir kısmının kendisine de gönderildiği,

esasen Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde görevli olanlarla mesleği gereği iş yapan davacının bu kullanımlardan haberdar olmadığını iddia etmesinin de hayatın olağan akışına aykırı olduğu, zaten fotoğrafların kullanıma hazır hale getirilip, bizzat davacı tarafından davalı Kurum görevlilerine verildiği, anılan görevlilerin davacıdan habersiz bu fotoğrafları edinmesi ve kullanmasının zaten mümkün olmadığı,

elbette ki eserin kullanımına konu tasarrufların yazılı biçimde yapılmasının gerektiği, ancak taraflar arasında, yargılama konusu fotoğrafların davalının fiziki ve elektronik ortamlardaki yayınlarında bedelsiz olarak kullanımı konusunda irade birliğinin oluştuğu, gerçekleşen irade birliğinin eser vasfındaki fotoğrafların davalı tarafından fiziki ve elektronik ortamlarda kullanılması yönünde olduğu, bu kullanım biçimlerinin eserin çoğaltılması, yayılması ve umuma iletimi gibi haklara karşılık geldiği,

eylemin davacının da bilgisi dahilinde sürdüğü zaman aralığı gözetildiğinde, fotoğrafların sözleşme yapılacağı vaadiyle verildiğine yönelik iddianın kabul edilemeyeceği, zira vaad edilen sözleşmenin yapılmadığı varsayımında, davacının bu kadar süre beklemiş olmasının hayatın olağan akışına aykırı olduğu,

çünkü davalının çalışanı olmayan davacının manevi bir kaygı ile bu vaadi hatırlatmadığı düşüncesinin gerçekliğe uygun düşmeyeceği, uzun yıllar devam eden sözlü anlaşmanın, eserin kullanımının sadece yazılı sözleşme ile olabileceğine yönelik şekil kuralına aykırılığının sonradan ileri sürülmesinin hakkın kötüye kullanılması niteliğinde olduğu, dolayısıyla sözlü anlaşma sonlandırılmadan, davalı tarafından fiziki ve elektronik ortamlarda gerçekleştirilen çoğaltma, yayma ve umuma iletim gibi eylemlere davacı eser sahibinin karşı çıkmasının mümkün olmadığı,

elbette ki davacı eser sahibinin, sözlü anlaşma uyarınca gerçekleşen kullanımlara son verilmesini her an isteme hakkının bulunduğu, ancak dava tarihine kadar davacı eser sahibinin davalıya yöneltilmiş bu yönde bir irade beyanına rastlanmadığı, sadece dava dilekçesinde muhtemel kullanımın önlenmesi isteminin bulunduğu, dava dilekçesinin davalı tarafa tebliğinden sonra artık davalının sözlü anlaşma konusu olan yargılama konusu fotoğrafları izinsiz kullanılmasının hak ihlali teşkil edeceği, fakat 2007 yılı Ocak ayından başlamak üzere dava anına kadar geçen zaman içerisindeki kullanımlar bakımından, davalının haklı kullanıcı konumunda olduğu,

bu yönden taraflar arasındaki sözlü aktin, geçerli ve hukuka uygun olduğunun kabul edilmesinin gerektiği, eser sahibi davacının eserin kullanıldığı her ortamda adının belirtilmesinin gerektiği, bu gerekliliğin hukuka uygun kullanımlar için de geçerli olduğu, bunun için davacı eser sahibinin kullanımı gerçekleştirene yönelmiş bir talebinin gerekli olmadığı, açık bir vazgeçme olmadığı sürece hukuka uygun bir kullanım gerçekleştirenlerin de eser sahibinin adına mutat biçimde yer vermelerinin zorunlu bulunduğu,

davacı eser sahibinin kendisine ait fotoğrafların davalı tarafından bedelsiz kullanımına rıza göstermesinin temel nedeninin de zaten bu fotoğrafları çeken kişi olarak tanınmak ve kendisine daha çok fotoğraf çektirmek isteyen kişinin gelmesi olduğu, nitekim davalı tarafından bazı kullanımlarda davacı eser sahibinin adına da yer verildiği, yani bu hakkın varlığından davalının da haberdar olduğu, buna karşın farklı zamanlarda 197 adet fotoğrafın davacı eser sahibinin adına yer verilmeksizin davalı tarafından kullanıldığı, bu şekilde davacı eser sahibinin FSEK'in 15. maddesinde yazılı adın gösterilmesi hakkının ihlal edildiği,

yasal kullanıcı konumunda olan davalının, anılan fotoğrafları bülten yahut web sayfasında kullanması için umuma arz etme zorunluluğu bulunduğundan bu hakka yönelik bir ihlalin gerçekleşmediği, yasal kullanıcı konumunda bulunan davalının çoğaltma ve kamuya iletme tekniği icabı zaruri düzenleme ve değişiklikleri yapmasının, yasal yetki kapsamında bulunduğu, esasen bu sınırı aşan bir değiştirmenin de tespit edilemediği, bu nedenle eserin bütünlüğünün korunması hakkına yönelik bir ihlalin bulunmadığı, eylemin kişisel kullanım için çoğaltma istisnası kapsamında değerlendirilmesinin mümkün bulunmadığı,

ihlal olunan manevi hak karşılığı 20.000,00 TL manevi tazminat ödenmesinin hakkaniyete uygun olacağı, eylemin haksız fiil niteliğinde bulunması nedeniyle belirlenen manevi tazminata, eylem tarihinden itibaren, tarafların vasfı gözetilerek yasal faiz işletilmesinin makul olacağı, davacının eser sahibi olduğu fotoğrafların, başka kişilerin ismi ile kullanıldığına yönelik bir kanıt elde edilmediği, zaten dava dilekçesinin talep sonucunda bu yönde bir istem de olmadığı, davacının maddi tazminat taleplerinin yukarıda açıklanan nedenlerle yerinde olmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne;

davalının davacıya ait 197 adet fotoğrafı eser sahibi davacının ismine yer vermeksizin fiziki ve elektronik ortamda kamuya sunmasının manevi haklara tecavüz oluşturduğu anlaşıldığından davalının tecavüzünün önlenmesine, manevi haklara tecavüz nedeniyle 20.000,00 TL manevi tazminatın 14.05.2014 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, davacının maddi tazminat talebinin reddine karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir.

IV. TEMYİZ İNCELEMESİ

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, eserden kaynaklanan mali ve manevi haklara tecavüze dayalı maddi ve manevi tazminat ile mevcut ve muhtemel tecavüzün önlenmesi istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk 5846 sayılı Kanun'un 66 ncı maddesi ve devam hükümleri

3. Değerlendirme 1.Dosyadaki yazılara, Mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazları yerinde değildir.

2. Eserden kaynaklanan mali ve manevi haklara tecavüze dayalı maddi ve manevi tazminat ile tecavüzün önlenmesi istemine ilişkin davada, Mahkemece verilen ilk hükümde davalı eylemlerinin davacının manevi haklarına tecavüz oluşturduğu gerekçesiyle toplam 46.950 TL manevi tazminatın davalıdan tahsiline, davalının muhtemel tecavüzünün önlenmesine, fazlaya ilişkin istemlerin reddine karar verilmiş, aynı hükümde kabul edilen maddi istemler (önleme) için hesap edilen takdiren maktu ve kabul edilen manevi tazminat için hesap edilen nispi olmak üzere iki ayrı vekalet ücretinin davalıdan tahsiline;

davanın kısmen reddedilmesi sebebiyle reddedilen maddi istemler (mali haklara yönelik tecavüzün önlenmesi ile telif tazminatının tahsili) için maktu ve reddedilen manevi tazminat için nispi olmak üzere iki ayrı vekalet ücretinin de davacıdan tahsiline; davanın kabul ret oranının takdiren 1/2 olarak belirlenmesine karar verilmiştir.

Bu hükmün sadece davalı tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairemizin 20.12.2017 tarihli 2016/5277 E., 2017/7443 K. sayılı kararıyla, davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddiyle birlikte sadece hükmedilen manevi tazminatın belirleniş biçimi ve hükmedilen miktar yönünden karar bozulmuş; daha sonra Mahkemece verilen üçüncü karar ise yine sadece davalı vekilince temyiz edilmekle Dairemizin 05.12.2022 tarihli 2021/7919 E., 2022/8643 K. sayılı ilamıyla davalı vekilinin manevi tazminata ilişkin temyiz itirazlarının reddiyle birlikte diğer talepler yönünden olumlu veyahut olumsuz hüküm tesis edilmediği gerekçesiyle bozulmuştur.

Nihayet Mahkemece Dairemizin son bozma ilamına uyularak verilen kararda, davanın kısmen kabulüyle 20.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan tahsiline ve tecavüzün önlenmesine, maddi tazminat isteminin reddine karar verilmekle birlikte kabul edilen maddi istemler için maktu, kabul edilen manevi tazminat için ise nispi olmak üzere iki ayrı vekalet ücretinin davalıdan tahsiline; davanın kısmen reddolunması nedeniyle reddedilen manevi tazminat için hesap edilen nispi ve reddedilen maddi tazminat için ise 1.000,00 TL nispi olmak üzere iki ayrı vekalet ücretinin davacıdan tahsiline, davanın kabul red oranının ise takdiren %70 kabul olarak belirlenmesine karar verilmiştir.

Hal böyle olmakla birlikte Mahkemece, davalı lehine reddedilen maddi istemler (mali haklara yönelik tecavüzün önlenmesi ile telif tazminatının tahsili) için davalı taraf lehine maktu vekalet ücretine hükmedilip yargılamada kabul oranını da 1/2 kabul olarak belirleyen ilk kararın, sadece davalı vekilince temyiz edilmesiyle birlikte davalı taraf lehine, eldeki nihai kararda davalı taraf aleyhine ilk karardan fazla bir kabul hükmü kurulmamış olması da gözetilerek,

davanın kabul/ret oranı ve reddedilen maddi istemler (mali haklara yönelik tecavüzün önlenmesi ile telif tazminatının tahsili) yönünden maktu vekalete hükmedilmesi açısından usuli müktesep hak oluştuğu gözetilmeksizin, davalı taraf lehine hükmedilen vekalet ücretinin nev'i ile miktarında yanılgıya düşülüp 1.000,00 TL nispi vekalet ücretine hükmedilmesi ve davanın kabul/ret oranın 1/2 yerine %70 kabul olarak belirlenmesiyle hüküm tesisine gidilmesi doğru olmayıp bozmayı gerektirir.

Ne var ki bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun geçici 3 üncü maddesi ve 5236 sayılı Kanun’un geçici 2 nci maddesi yollamasıyla 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 5236 sayılı Kanun’un 16 ncı maddesi ile değiştirilmeden önceki 438 inci maddesinin yedinci fıkrası gereğince mahkeme kararının düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

V.SONUÇ

Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin tüm, davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) numaralı bend uyarınca davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının hüküm fıkrasının 7. paragrafında yer alan “maddi tazminat” ibaresinin çıkartılarak yerine “maddi istemler (mali haklara yönelik tecavüzün önlenmesi ile telif tazminatının tahsili)” ibaresinin; aynı paragrafta "1.000,00 TL nispi" ibaresinin çıkartılarak yerine "takdiren 25.500 TL maktu" ibaresinin; hüküm fıkrasının 8. paragrafında yer alan "%70" ibaresinin çıkartılarak yerine "1/2 kabul" ibaresinin yazılması;

hüküm fıkrasının 9 ve 10. paragraflarının tamamının hükümde çıkarılarak yerine 9. paragraf olarak "Davacının yapmış olduğu aşağıda dökümü yazılı 2.015,80 TL yargılama giderinin 1/2'si 1.007,90 TL'nin davalıdan alınarak davacıya; davalının yapmış olduğu 367,90 TL yargılama giderinin 1/2'si 183,95 TL'nin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, bakiye kısımların tarafların üzerinde bırakılmasına" yazılmak suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, dosyanın Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı harcın istek halinde davacıya iadesine, 06.11.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2024/2743, K. 2024/7761, 6 Kasım 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Karar
  4. I. Dava
  5. II. Cevap
  6. Iıı.mahkeme Kararı
  7. IV. Temyiz İncelemesi
  8. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
11. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/2743
Karar No
2024/7761
Tarih
6 Kasım 2024

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 6. Hukuk Dairesi E.2024/2743 K.2024/3805
  • Yargıtay 4. Hukuk Dairesi E.2024/2743 K.2024/10486
  • Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2024/2744 K.2024/6432
  • Yargıtay 2. Hukuk Dairesi E.2024/2744 K.2024/9015
  • Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2024/2745 K.2024/8351
  • Yargıtay 5. Hukuk Dairesi E.2024/2745 K.2024/9206

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.