İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /11. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 11. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2024/2909 K.2025/3126

Mahkemece bozma ilamına uyularak verilen karar, Yargıtayca duruşma istemli olarak davacı vekili, davalılar ..., ... ve ... vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme…

Esas2024/2909Karar2025/3126Tarih6 Mayıs 2025Okuma5 dk · 1.016 kelime

KÜNYE

11. Hukuk Dairesi 2024/2909 E., 2025/3126 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
6 Mayıs 2025
Mahkemesi
Ticaret Mahkemesi
Sayısı
2021/286 Esas, 2023/984 Karar
Hüküm
Asıl davanın reddi-birleşen davanın kısmen kabulü
Birleşen dava
İstanbul 12. Asliye Ticaret Mahkemesi 2007/694 E.,2011/509 K.
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.016 kelime·5 dk okuma·7 bölüm

Mahkemece bozma ilamına uyularak verilen karar, Yargıtayca duruşma istemli olarak davacı vekili, davalılar ..., ... ve ... vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Duruşma için belirlenen 06.05.2025 günü hazır bulunan davacı vekili Av. .... ile davalılardan ... vekili Av. ..., davalı ... ve ... vekili Av. ..., davalı ... vekili Av. ..., davalılardan ..., ..., ..., ... vekili Av. ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü.

KARAR

I. DAVA

1.Asıl davada davacı vekili dava dilekçesinde; davacı ile davalıların murisi arasında 20 yıl süreli akaryakıt bayilik sözleşmesi imzalandığını, başka şirketlerden ürün alımı yapılmayacağı yönünde taahhüde rağmen davalıların sözleşmeye aykırı davrandıklarını, sözleşmeyi haklı sebeplerle feshettiklerini, taahhütten kaynaklı 500.000,00 USD tutarındaki cezai şart alacağının tahsili için takip yapıldığını ve davalıların takibe itiraz ettiklerini ileri sürerek itirazlarının iptali ile takibin devamına, davalılar aleyhine %40 oranından aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.

2.Birleşen davada davacı vekili dava dilekçesinde; taraflar arasındaki protokol ve bayilik sözleşmesinde yıllık asgari alım yapılması yolunda hükümler bulunduğunu, bayilik süresince her yıl 14.000 ton akaryakıt, 36 ton madeni yağın müvekkili şirketten satın alınarak istasyonda satılacağının kabul ve taahhüt edildiğini, ancak davalıların alım taahhütlerine uymadığını ileri sürerek protokolün 7 ve bayilik sözleşmesinin 8/a ve 8/b maddesi gereğince 500.000,00 USD cezai şart, satış kaybından dolayı da dava tarihine kadar doğan 1.756.890,00 USD'lik kâr kaybı zararının fazlaya ilişkin kısmı saklı kalmak üzere şimdilik 500.000,00 USD'lik kısmının davalılardan tahsilini talep etmiştir.

II. CEVAP

Asıl ve birleşen davada davalılar vekilleri ayrı ayrı sundukları cevap dilekçesinde; müvekkillerinin bu davada husumet ehliyeti olmadığını, davacının sözleşmeyi feshetmekle cezai şart isteyemeyeceği gibi, cezai şartın tek başına icra takibine konu edilemeyeceğini, benzin istasyonu üzerindeki tüm hak ve borçlarını Ataköy...A.Ş.'ye devir ve temlik ettiklerini, müvekkillerinin taraf sıfatlarının bulunmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

III.MAHKEME KARARI

Mahkemece bozma ilamına uyularak davalıların murisi.... ile .... ...

A.Ş. arasında 20.11.1992 tarihli 20 yıl süreli bayilik sözleşmesi, 28.09.1992 tarihli protokol ve 26.10.1992 tarihli düzenleme şeklinde noter taahhütnamesi akdedildiği, bu sözleşmelerin, mirasçılar murisin borcundan külli halef olarak müteselsilen sorumlu oldukları için davalıları da bağladığı, protokolün 3/f maddesinin mirasçılara husumet yönetilmesini engellemeyeceği, asıl davada, davalının ticari defterlerinde başka şirketten alım yapıldığına ilişkin herhangi bir belge ve bilginin bulunmadığı tespit edildiğinden cezai şart talep edemeyeceği sonucuna ulaşılarak asıl davanın reddine karar verildiği,

birleşen davada, asgari alım taahhüdünün ihlalinden kaynaklı 500.000,00 USD'lik cezai şart talep edildiği, 20.11.1992 tarihli sözleşmenin yürürlüğe girdiği tarihten itibaren son alımın yapıldığı 01.11.2004 tarihine kadar davalının taahhüt ettiği mal alımını hiçbir zaman tutturamadığı ve asgari alım taahhüdünü ihlal etmiş olduğu, bilirkişilerce son yıl için son alıma kadar davalıların alım taahhüdünü ihlalden kaynaklı olarak talep edebilecekleri miktarın 259.313,52 USD olarak hesaplandığı, sözleşme süresince madeni yağdan kaynaklanan her hangi bir alımın yapılmadığı, bu durumun davacının da kabulünde olduğu,

bu sebep ile sadece petrol ürünlerinden kaynaklanan alım taahhüdünün ihlali dolayısıyla uğranılan kâr mahrumiyetinin talep edilebileceği, davalıların asıl borçlu ve sorumlu sıfatında bulundukları,....'nun teminat vermesinin davalıların borç ve sorumluluğunu ortadan kaldırmayacağı gerekçesiyle asıl davada davanın reddine, birleşen davada 259.313,52 USD'nin dava tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili ile davalılar ..., ..., ... vekillerince temyiz edilmiştir.

IV. TEMYİZ

A. Dava ve Hukuki Nitelendirme

Asıl dava, 26.10.1992 tarihli taahhütnameye istinaden talep edilen cezai şart alacağının tahsili amacıyla başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. Birleşen dava ise, 28.09.1992 tarihli protokol ve bayilik sözleşmesinin 8/a-b maddeleri uyarınca cezai şart ile asgari alım taahhüdünün ihlalinden kaynaklanan 500.000,00 USD cezai şart istemine ilişkindir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe

1. Dosyadaki yazılara, Mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacının ve davalılar ..., ... ve ...'ün aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazları yerinde değildir.

2. Mahkemece verilen kısmen kabul kararı Dairenin 01.04.2014 tarihli 2013/3969 E.-2014/6195 K. sayılı ilamıyla eksik incelemeye dayalı karar verildiği gerekçesiyle bozulmuş, bozmaya uyularak mahkemece bu kez asıl ve birleşen davanın reddine karar verilmiş, davacının temyizi üzerine Dairenin 28.02.2019 tarihli 2018/1185 E. 2019/1251K. sayılı ilamıyla da, davacının diğer temyiz itirazlarının reddi ile birleşen davada, dönemsel ifayı içeren sözleşme gereği taahhüt edilen ürünlerin eksik alındığı hususunun sabit olmasına rağmen yeni dönemde cezai şarttan kaynaklanan haklarını saklı tutmayan davacının,

önceki yıllara ilişkin cezai şart talebinin yerinde olmadığı ancak sözleşmenin sona ermesinden önceki yıla dair cezai şart alacağının istenmesinin mümkün olduğu, son yıla ilişkin cezai şart alacağının hesaplatılarak varılacak uygun sonuca göre bir karar verilmesi gerektiği açıklanacak hüküm bozulmuştur.

Mahkemece bozma ilamına uyularak yargılamaya devam olunmuş ve asıl davanın reddine, birleşen davanın kısmen kabulü ile 259.313,52 USD'nin dava tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen davacıya ödenmesine karar verilmiştir.

Ancak Mahkemece, bozma ilamına uyulmakla taraflar yararına usulü müktesep hak doğmuştur. Hüküm kurulurken usulü müktesep hakların da gözetilmesi gerekir. Davacı taraf, uyulan bozma ilamı gereğince, taahhüt edilip de alınmayan ürünler için önceki dönemlere ilişkin alacak ve tazminat haklarını saklı tutmadığı için talepte bulunamaz. Ancak, son dönem alım taahhüdünün yerine getirilmemesi nedeniyle 1992 tarihli protokolün Cezai Şart başlıklı 7. maddesine göre 500.000,00 USD tazminat isteyebilir. Mahkemece taraflar arasındaki sözleşme ve protokol hükümleri ve usulü müktesep haklar gözetilerek, bu miktarın davalıların ekonomik mahvına sebep olup olmayacağının değerlendirilerek tazminatın takdiri ve buna göre tazminata hükmedilmesi gerekir.

Uyulan bozma ilamı gereğince, Mahkemece davacının son yıla ilişkin cezai şart alacağının hesaplanması gerekirken, kâr mahrumiyetiyle ilgili hesap yapılmasına dair bozma gerekçesi de bulunmadığı halde, kâr mahrumiyetine dair hesap yapılması ve bu hesabın da hükme esas alınması doğru olmadığı gibi usulü müktesep hakların ihlal edilmesi de doğru olmamış, kararın temyiz eden taraflar yararına bozulması gerekmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

V.SONUÇ

Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacının ve davalılar ..., ... ve ...'ün diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) numaralı bent uyarınca Mahkeme kararının temyiz eden taraflar yararına BOZULMASINA, takdir olunan 28.000,00 TL duruşma vekâlet ücretinin davalılardan alınarak davacıya, 28.000,00 TL duruşma vekâlet ücretinin de davacıdan alınarak davalılar ... ve ...'e verilmesine, peşin alınan temyiz karar harcının istekleri hâlinde temyiz edenlere iadesine, dosyanın Mahkemesine gönderilmesine, 06.05.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2024/2909, K. 2025/3126, 6 Mayıs 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Karar
  4. I. Dava
  5. II. Cevap
  6. Iıı.mahkeme Kararı
  7. IV. Temyiz
  8. A. Dava ve Hukuki Nitelendirme
  9. B. Değerlendirme ve Gerekçe
  10. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
11. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/2909
Karar No
2025/3126
Tarih
6 Mayıs 2025

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2024/2912 K.2025/6381
  • Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E.2024/2914 K.2025/2760
  • Yargıtay 6. Hukuk Dairesi E.2024/2915 K.2025/1831
  • Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2024/2915 K.2025/7414
  • Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E.2024/2918 K.2025/3124
  • Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E.2024/2919 K.2025/2616

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.