KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2024/3123 E., 2024/8050 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 19 Kasım 2024
- Mahkemesi
- Tüketici Mahkemesi
- Sayısı
- 2023/445 Esas, 2024/93 Karar
- Hüküm
- Davanın reddi
Karar Metni
493 kelime·2 dk okuma·5 bölüm
Taraflar arasındaki alacak davasının bozma ilamına uyularak yapılan yargılaması sonucunda Mahkemece davanın reddine karar verilmiştir.
Mahkeme kararı, davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin ... A.Ş.'ye 14.10.1999 tarihinde para yatırdığını, banka yöneticilerinin off shore hesaplar üzerinden bankanın aracı olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçundan mahkum edildiğini ileri sürerek paranın faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiş, davacı vekili, 12.11.2015 tarihli dilekçesi ile toplam 78.617,48 TL’nin faizi ile birlikte tahsilini istemiştir.
II. CEVAP
1.Davalı vekili cevap dilekçesinde; davanın zamanaşımına uğradığını, ...’nin borçları üstlendiğini, müvekkiline husumet yöneltilemeyeceğini savunarak davanın reddini istemiştir.
2.Feri Müdahil vekilleri cevap dilekçelerinde; davanın zamanaşımı ve esastan reddine karar verilmesini istemiştir.
III.MAHKEME KARARI
Mahkemece bozma ilamına uyularak davacının davalı bankaya 25.11.1999 yılında para yatırdığı ve aynı yıl paranın off-shore hesabına aktarıldığı, işbu davanın ise 08.07.2014 yılında yani yasada ( 8181 sayılı Kanun'un 60. maddesi; 6098 sayılı Kanun'un 72. maddesi) öngörülen 10 yıllık zamanaşımı süresinden sonra açıldığı, bu itibarla davanın zamanaşımı sebebiyle reddine karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle zamanaşımı nedeniyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir.
IV. TEMYİZ İNCELEMESİ
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, davalı ...Ş.'nin külli halefi olduğu ... A.Ş.’de bulunan davacı mevduatının, davacının iradesi fesada uğratılarak off shore hesabına gönderildiği iddiasına dayalı alacak istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 3095 sayılı Kanuni Faiz ve Temerrüt Faizine İlişkin Kanunu'nun (3095 sayılı Kanun) 2 nci maddesinin ikinci fıkrası, 818 sayılı Borçlar Kanunu'nun (818 sayılı Kanun) 41, 49, 55, 60 ve 133 üncü maddeleri, 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6762 sayılı Kanun) 321 ve 336 ncı maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (6098 sayılı Kanun) 72 nci maddesi ve 154 üncü maddesi, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri,
3095 sayılı Kanuni Faiz ve Temerrüt Faizine İlişkin Kanunu'nun (3095 sayılı Kanun) 2 nci maddesinin ikinci fıkrası, 818 sayılı Borçlar Kanunu'nun (818 sayılı Kanun) 41, 49, 55, 60 ve 133 üncü maddeleri, 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6762 sayılı Kanun) 321 ve 336 ncı maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (6098 sayılı Kanun) 72 nci maddesi ve 154 üncü maddesi.
3. Değerlendirme Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2024/3123, K. 2024/8050, 19 Kasım 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama