KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2024/3182 E., 2025/3392 K.·İlk Derece
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 14 Mayıs 2025
- Mahkemesi
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2021/1564 Esas, 2024/208 Karar
- Hüküm
- Esastan ret
- Mahkemesi
- İstanbul Anadolu 9. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Sayısı
- 2019/320 E., 2021/360 K.
Karar Metni
595 kelime·3 dk okuma·8 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, Yargıtayca duruşma istemli olarak davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Duruşma için belirlenen 13.05.2025 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan davacılar vekili Avukat ... ve davalı vekili Avukat ... ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü.
KARAR
I. DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde; müvekkillerinin Koru Sigorta A.Ş.'nin paydaşları olduğunu, 10.02.2018 tarihli olağanüstü genel kurulda sermaye artırımına karar verilerek, davalı şirketin sermayesinin 10.650.000,00 TL'ye yükseltilmesine,
arttırılan sermayenin %25'lik kısmının peşin ödenmesine karar verildiğini, müvekkillerinin de paylarına düşen %25'lik ödemeyi gerçekleştirdiklerini, müvekkillerine gönderildiği iddia edilen ıskat hükümlerinin uygulanacağına ilişkin yönetim kurulu bildiriminin tebliğ edilmediğini, söz konusu bildirimin, yasa gereği yapılması gereken zorunlu bir bildirim olup,
müvekkillerine yapılan tebligatlar usulsüz olduğundan ıskat kararlarının da hükümsüz olduğunu ileri sürerek gerek içerik ve gerek dayanakları açısından usule aykırı olan ıskata ilişkin 14.02.2019 tarih ve 2019/4 sayılı yönetim kurulu kararının butlanına ve hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; şirket yönetim kurulu kararlarının mevzuata uygun olarak alındığını, davacıların tebligatlardan haberdar olduğunu, hiçbir zaman sermaye borçlarını ödeme iradesini göstermediklerini savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile yönetim kurulu kararlarının iadeli taahhütlü mektupla davacıların şirkette kayıtlı adreslerine gönderildiği, aynı adrese gönderilen genel kurul toplantısına vekilleri aracılığıyla katılmış olmaları nedeniyle bakiye sermaye borcunun ödenmesine ilişkin mektubun kendilerine ulaşmadığı yönündeki iddianın hakkın kötüye kullanılması niteliği taşıdığı,
...'e gönderilen mektubun posta gönderi teslim içeriğinde teslim tarihi yazmasa da 20.03.2019 tarihli genel kurulda teslim alma tarihinin 02.01.2019 olarak tutanağa geçmesi ve ... vekili tarafından genel kurulda tebligatın usulsüz olduğu yönünde muhalefet şerhi konulmuş ise de teslim alma tarihine ilişkin muhalefet şerhi konulmamış olması nedeniyle teslim tarihinin 02.01.2019 olarak kabul edilmesi gerektiği, yine davacı ... yönünden de mektubun gönderildiği adresin şirkette kayıtlı adresi olması nedeniyle mektubun eline ulaşmadığı iddiası hayatın olağan akışına aykırı olduğu ve hakkın kötüye kullanılması niteliği taşıdığı,
bu nedenlerle ıskat kararının usulüne uygun olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm, davacılar vekili tarafından istinaf edilmiştir.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, hüküm, davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Dava ve Hukuki Nitelendirme
Dava, anonim şirket yönetim kurulu kararının butlanı talebine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına, davacılara ıskata yönelik tebligat dışında gönderilen diğer tebligatların da aynı adreslerde, aynı kişilere yapılmasına ve davacıların bu tebligatlardan haberdar olmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2024/3182, K. 2025/3392, 14 Mayıs 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama