KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2024/3242 E., 2025/1744 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 12 Mart 2025
- Mahkemesi
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2023/2492 Esas, 2024/545 Karar
- Hüküm
- Esastan ret
- İlk derece mahkemesi
- İstanbul 8. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Sayısı
- 2023/562 E., 2023/635 K.
Karar Metni
447 kelime·2 dk okuma·7 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili şirket ile Garanti Bankası arasında 17.01.2008 tarihli genel kredi sözleşmesi akdedildiğini, diğer müvekkillerinin kefil sıfatı ile sözleşmeyi imzaladıklarını, bu nedenle sorumlu olduklarını, davacı şirketin iflasına karar verildiği, kesinleşen İstanbul Anadolu 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2017/931 E. sayılı dosyasından verilen karar sonucunda, müvekkili şirketin iflas tarihi olan 19.10.2016 itibarı ile borcunun 279.047.305,55 TL olduğunun sabit olduğunu ileri sürerek davacının bu miktarı aşan kısımlardan dolayı borcunun olmadığının tespiti ile takibin iptaline, takibin iflas tarihi olan 19.10.2016 tarihinden 279.047.305,55 TL asıl alacak üzerinden itibaren yasal faizi ile birlikte devamına karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Mahkemece davalıya dava dilekçesi tebliğ edilmemiş, dosya üzerinden karar verilmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davanın menfi tespit davası olduğu ve 08.09.2023 tarihinde açıldığı, 01.09.2023 tarihi itibariyle açılan menfi tespit davalarında dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olmasının dava şartı olduğu,
davacı tarafça dosyaya arabuluculuk son tutanağı sunulmadığı gibi, arabulucuya başvurulduğuna ilişkin bir beyanda da bulunulmadığı gerekçesiyle 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-2, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı TTK) 28.03.2023 tarihli ve 7445 sayılı Kanunun 30. maddesiyle değişik 5/A-1 maddesi, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 114/2, 115. maddeleri gereğince, açılan davanın dava şartı yokluğu nedeni ile usulden reddine karar verilmiş, hüküm, davalı vekilince istinaf edilmiştir.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; kararın usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf talebinin esastan reddine karar verilmiş, hüküm, davalı vekilince temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Dava ve Hukuki Nitelendirme
Dava, menfi tespit istemine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2024/3242, K. 2025/1744, 12 Mart 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama