KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2024/3432 E., 2025/1433 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 3 Mart 2025
- Mahkemesi
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2022/26 E., 2024/194 K.
- Hüküm
- Esastan ret
- İlk derece mahkemesi
- Ankara 4. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2020/281 E., 2021/374 K.
Karar Metni
533 kelime·3 dk okuma·8 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde, müvekkilinin "..." ibaresini kullanan ilk kişi olduğunu, bu ibareyi içeren tescilli seri markalarının bulunduğunu, müvekkilinin markalarının aktif olarak kullanıldığını ve "..." ibaresi ile özdeşleştiğini, davalı gerçek kişi adına tesciline karar verilen 2018/112544 numaralı "... EĞİTİM" markasının müvekkilinin tescilli markaları ile aynı sınıfta yer aldığını, bu tescilin 6769 sayılı Sınai ve Mülkiyet Kanunu'nuna (SMK) aykırı ve davalı gerçek kişinin kötüniyetli olduğunu ileri sürerek 2020-M-5741 sayılı YİDK kararının iptalini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; müvekkili Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
2.Diğer davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının başvuruya itirazında dayanak marka olarak yalnızca 2016/00982 numaralı "... DÜNYASI" ibareli markayı göstermesine karşın dava dilekçesinde 5 markaya dayandığını, müvekkili tarafından "... EĞİTİM" ibaresinin uzun yıllardan beri ve davacıdan daha önce kullanıldığını, müvekkilinin "www.minskegitim.com" alan adını 18.06.2014 tarihinde, davacının ise kötüniyetli olarak "www.minskegitim.com.tr" alan adını 09.03.2015 tarihinde kaydettirdiğini, davacı yanın kötüniyetli olduğunu savunarak davanın reddini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesince, davalının "Şekil+... EĞİTİM" ibareli marka başvurusu ile davacının tescilli "... DÜNYASI" markası arasında görsel ve sesçil benzerlik bulunduğunu, her iki markada "..." ibaresinin asli unsur olduğunu, ortalama tüketicinin markalar arasında işletmesel bağlantı kurabileceğini ve SMK 6/1 hükmü kapsamında iltibasın oluştuğunu, tanınmışlık ve kötüniyet iddialarının kanıtlanamadığını, iltibasın varlığının kabul edildiği gerekçesiyle davanın kabulüyle 2020-M-5741 sayılı YİDK kararının iptaline karar verilmiş, karar, davalılar vekilince istinaf edilmiştir.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesince, davalının 2018/112544 numaralı "... EĞİTİM" ibareli marka başvurusu ile davacının 2016/00982 numaralı "... DÜNYASI" markasının aynı sınıfta yer almasına rağmen, "..." ibaresinin Belarus’un başkenti olarak coğrafi bir yer adı olması nedeniyle tek başına bir marka olarak tescil edilemeyeceğini, taraf markalarının benzer kabul edilmesinin menfaat dengesine aykırı olduğunu, davacının markasının ayırt ediciliğinin ispatlanmadığınını, SMK'nın 6/1, 6/5 ve 6/9 hükümleri kapsamında benzerlik veya iltibas oluşmadığı gerekçesiyle davalıların istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararını kaldırarak davanın reddine karar verilmiş, karar, davacı vekilince temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, YİDK kararının iptali istemine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik olarak yapılan istinaf başvurusu üzerine 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. vd. maddeleri kapsamında yöntemince yapılan inceleme sonucunda Bölge Adliye Mahkemesince esastan verilen nihai kararda, dosya kapsamına göre saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kurallarına aykırı bir yön olmadığı gibi aynı Kanun'un 369/1 hükmü ve 371. maddesinin uygulanmasını gerektirici nedenlerin de bulunmamasına göre usul ve yasaya uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2024/3432, K. 2025/1433, 3 Mart 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama