KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2024/359 E., 2024/2009 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 12 Mart 2024
- İncelenen kararın mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi (Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi sıfatıyla)
- Sayısı
- 2021/130 Esas, 2021/388 Karar
- Hüküm
- Davanın kısmen kabulü
- Karar düzeltme isteyen
- Taraf vekilleri
Karar Metni
707 kelime·4 dk okuma·11 bölüm
Taraflar arasındaki marka hükümsüzlüğü davasının bozma ilamına uyularak yapılan yargılaması sonucunda Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararın taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine, Dairece Mahkeme kararının onanmasına karar verilmiştir.
Taraf vekilleri tarafından Dairece verilen kararın düzeltilmesi istenilmiş olmakla; kesinlik, süre ve diğer usul eksiklikler yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, karar düzeltme dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 128202 tescil numaralı "Merinos+Şekil" ve 128203 tescil numaralı "Bursa Merinos+Şekil" ibareleri markaların sahibi olduğunu ve Merinos ibaresi üzerinde öncelik hakkı bulunduğunu, davalı adına tescilli 05.07.1993 tarihli “Merinos+şekil”, 29.09.2004 tarihli “Merinos Prince”, 14.10.2005 tarihli “Merinos yaşadığınız her yerde+Şekil”,
31.12.2003 tarihli “Merinos+Şekil” ve 14.03.2006 tarihli “Merinos+Şekil” ibareli markaların müvekkiline ait markalara ortalama tüketici nezdinde iltibas yaratacak düzeyde benzer olduğu gibi davalının sözü edilen markaları kötü niyetle tescil ettirdiğini ileri sürerek davalı adına tescilli 143940, 2004/31632, 2005/44640, 2003/37670, 2006/09935 tescil numaralı markaların "halı" emtiası dışındaki mal ve hizmetler yönünden hükümsüz kılınarak sicilden terkinine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; taraf markaları kapsamında yer alan mal ve hizmetler farklı olduğundan iltibasın söz konusu olmadığını ve müvekkilinin marka tescillerinde kötü niyet bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. MAHKEME KARARI
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kısmen kabulüne, 143940 tescil numaralı marka hakkındaki davanın reddine, 2006/09935, 2004/31632, 2005/4464 ve 2003/37670 tescil numaralı markaların "halı" emtiası dışında kalan mal ve hizmet yönünden hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmiştir.
IV. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuran
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Yargıtay Kararı
Dairenin 31.10.2023 tarihli ve 2022/6455 E., 2023/6337 K. sayılı kararıyla usul ve kanuna uygun kararın onanmasına karar verilmiştir.
V. KARAR DÜZELTME
A. Karar Düzeltme Yoluna Başvuran
Dairenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
B. Karar Düzeltme Sebepleri
1.Davacı vekili karar düzeltme dilekçesinde özetle; davanın tamamıyla kabulüne karar verilmesi gerekirken kısmen kabul edilmesinin doğru olmadığını belirterek onama kararının düzeltilerek mahkeme kararının bozulmasını istemiştir.
2.Davalı vekili karar düzeltme dilekçesinde özetle; davacı tarafın iyi niyetli davranmadığını, müvekkili şirketin markayı tanıtmak adına yapmış olduğu çabaları üzerinden davacı tarafın haksız bir şekilde menfaat temin etmeye çalıştığını, müvekkilin 556 sayılı Markaların Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'nin (556 sayılı KHK) 8 inci maddesinin dördüncü fıkrası hükmüne uygun olarak farklı mal ve hizmetlerde tescil hakkını kullandığını, bu hakkını kullanan müvekkiline davacı tarafça yıllarca susularak ortam hazırlandığını,
müvekkilin mevzuata dayanan tescil hakkını kullanması nedeniyle kötü niyetli olamayacağını ve bilirkişilerin kötü niyetli tescil tespitinin doğru olmadığını, bu nedenle davacının davasının zamanaşımına uğradığını, markanın tanınmışlığında davacının bir payının olmadığını ve davacının müvekkil marka ve ticaret unvanına karşı açmış olduğu davasından feragat ederek marka kullanımına fiilen de zemin hazırladığını, müvekkilin markalarını yıllardır ciddi manada kullanmasına rağmen davacı yanın markasını kullanmadığını, üretim ve pazarlama yapmadığını, marka hakkının mülkiyet hakkı olduğunu, mülkiyet hakkının anayasa ile korunduğunu,
mülkiyet hakkına getirilen sınırlamaların istisna olduğunu, kötü niyetin başlı başına markanın iptal sebebi olarak bildirilmediğini, somut olayda, kötü niyetin bölünmezliği ilkesinin uygulanamayacağını ve orantısızca geniş yorumlanamayacağını belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, davaya konu markaların hükümsüz kılınması koşullarının oluşup oluşmadığı noktasında toplanmaktadır.
2. İlgili Hukuk 556 sayılı KHK'nın 8 inci maddesinin birinci fıkrasının b bendi ile dördüncü fıkrası ve aynı KHK'nın 35 inci maddesi.
3. Değerlendirme Dosyadaki yazılara, mahkeme kararında belirtilip Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, taraf vekillerinin 1086 sayılı Kanun’un 440 ıncı maddesinde sayılan hallerden hiçbirisini ihtiva etmeyen karar düzeltme istemlerinin reddi gerekir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple, Taraf vekillerinin karar düzeltme istemlerinin 1086 sayılı Kanun'un 442 nci maddesi gereğince REDDİNE,
Aşağıda yazılı 328,85 TL karar düzeltme ret harcının ve 3506 sayılı Yasa ile değiştirilen 1086 sayılı Kanun'un 442 nci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca takdiren 2.505,00 TL para cezasının karar düzeltme isteyen davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydedilmesine,
Davacı karar düzeltme harcı peşin ödenmiş olduğundan yeniden alınmasına yer olmadığına ve 3506 sayılı Yasa ile değiştirilen 1086 sayılı Kanun’un 442 nci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca takdiren 2.505,00 TL para cezasının karar düzeltme isteyen davacıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydedilmesine,
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2024/359, K. 2024/2009, 12 Mart 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama