KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2024/3692 E., 2025/3724 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 27 Mayıs 2025
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2023/697 Esas, 2024/249 Karar
- Hüküm
- Asıl davanın kabulü, birleşen davanın kısmen kabulü
- Birleşen dava
- Ankara 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 2013/339 E.
Karar Metni
564 kelime·3 dk okuma·7 bölüm
Mahkemece bozma ilamına uyularak verilen karar, Yargıtayca duruşma istemli olarak davalı vekili ve davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Duruşma için belirlenen 27.05.2025 günü hazır bulunan davacı vekili Av. ... ile davalı vekili Av. ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü.
KARAR
I. DAVA
1.Asıl davada davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili bünyesinde bulunan ... Türk Motor ve Traktör Sanayi İşletmesine ait ham madde yan mamul, mamul ve yedek parçaların Özelleştirme Yüksek Kurulunun 27.05.2004 tarih ve 2004/45 sayılı kararı ile dava dışı ... Yapı İnşaat San. ve Tic.
A.Ş.'ye satışına karar verildiğini, alıcı firmanın satış bedeli olan 3.454.650,47 TL'yi 13.08.2004 tarihinde ödemesi gerekirken ödemediğini ve temerrüde düştüğünü, satış şartlarının belirlenmesi ve sözleşmenin imzalanması için davalının görevlendirildiğini, davalının 01.02.2005'te imzalanan sözleşmede gecikme nedeniyle temerrüt faizi ödemesini talep etmediğini, 13.08.2004-01.02.2005 tarihleri arasında oluşan ticari avans faizi kaybı ile 01.02.2005 tarihinden sonra ise o tarihten geçerli kanuni faiz hesaplanarak daha önce tahakkuk ettirilmiş vade farkının da bu meblağın düşülmesi neticesi bulunacak tutar kadar müvekkiline zarar verdiğini,
davalının görevi kötüye kullanmak suçundan mahkum olduğunu ileri sürerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 50.000,00 TL'lik zararının ticari faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep etmiş. 30.07.2012 tarihli ıslah dilekçesiyle fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak şartıyla dava değerini 730.408,35 TL'ye çıkartmıştır.
2.Birleşen davada davacı vekili dava dilekçesinde; davalı/sanık hakkında ceza dosyasında bilirkişi raporu ile zararın 1.414.927,44 TL olarak tespit edildiğini beyan ederek 848.887,64 TL'nin davalıdan tahsilini talep etmiştir.
II. CEVAP
Asıl ve birleşen davada davalı vekili cevap dilekçesinde; 01.11.2004 tarihinde müvekkilinin görevlendirildiğini, 01.02.2005 tarihinde ... firmasıyla sözleşme imzalandığını, sözleşmenin yönetim kurulunun onayına sunulduğunu ve onaylandığını, 08.02.2005 tarihine kadar hukuken belirlenmiş bir bedelin olmadığını, belirlenmemiş bir bedel nedeniyle de temerrüt gerçekleşmeyeceğini, davacının sözünü ettiği 3.454.657,47 TL'nin satışa konu olacak malların envanter değeri olduğunu, müvekkilinin sebep olduğu hiçbir zararın olmadığını, davacının iddiasının hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, müvekkilin olay tarihinde davacı kurumda teknik işlerden sorumlu genel müdür yardımcısı olduğunu, işbu iddiaların müvekkilinin sorumluluk alanına girmediğini savunarak davanın reddini istemiştir.
III.MAHKEME KARARI
Mahkemece bozma ilamına uyularak, bilirkişi kurulu tarafından kamu zararının 735.153,30 TL olarak belirlendiği, 50.000,00 TL değer üzerinden açılan davada ıslah ile talebin 730.408,35 TL'ye yükseltildiği ve bu tutar yönünden davalının sorumlu olduğu gerekçesiyle asıl davanın kabulü ile 730.408,35 TL alacağın yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, birleşen davanın kısmen kabulü ile 4.744,95 TL alacağın yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiş, hüküm, taraflarca temyiz edilmiştir.
IV. TEMYİZ
A. Dava ve Hukuki Nitelendirme
Dava, yöneticinin sorumluluğu nedeniyle zararın tahsili istemine ilişkin olup, uyuşmazlık, davalının görev aldığı satış, sözleşme ve ifa sürecinde kamu zararına sebep olup olmadığına ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, tarafların bütün temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2024/3692, K. 2025/3724, 27 Mayıs 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama