KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2024/3778 E., 2024/8794 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 9 Aralık 2024
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi (Asliye Ticaret Mahkemesi sıfatıyla
- Sayısı
- 2023/60 Esas, 2024/91 Karar
- Hüküm
- Kısmen kabul
Karar Metni
510 kelime·3 dk okuma·5 bölüm
İlk derece mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, davacı vekilinin, temyiz dilekçesinin reddine; davalı vekilinin temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin, davalıya banka havalesi ile göndermiş olduğu 200.000,00 TL tutarındaki dekontun açıklama kısmına "emanet para" ibaresinin yazıldığı, emanet verilen paranın uzun bir süre davalı tarafından ödenmemesi sebebiyle başlatılan icra takibine davalının itirazının haksız olduğunu ileri sürerek, Antalya 2. İcra Müdürlüğünün 2018/5233 sayılı dosyasında başlatılan icra takibine vaki itirazın iptaline ve icra inkar tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; söz konusu emanet para ile ilgili olarak 2018 yılının Mart ayında 250.000,00 TL ödeme yapıldığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesince bozma ilamına uyularak yapılan yargılama neticesinde, davacı yanca davalıya emanet para açıklaması ile gönderilen paranın ödendiğinin davalı yanca kesin delillerle ispat edilemediği, davalının icra takibinden önce temerrüde düşürülmemesi nedeni ile işlemiş faiz talep edemeyeceği, alacak likit olduğundan ve talepte bulunduğundan davacı lehine icra inkar tazminatına hükmedildiği, davacının kötü niyetli olduğu ispat edilemediğinden davalı lehine reddedilen miktar yönünden kötü niyet tazminatına hükmedilmemesi sureti ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
IV. TEMYİZ İNCELEMESİ
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, itirazın iptali istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
3. Değerlendirme 1.Davacı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesinde; Bilindiği üzere, hukuki yarar dava şartı olduğu kadar, temyiz istemi için de aranan bir şarttır. Daha öncesinde verilen kararlara karşı kanun yoluna başvurmayan taraf yönünden karar kesinleşeceğinden, sonradan verilen hükme yönelik temyiz yoluna başvurabilmesi için aleyhine hukuksal bir durumun yaratılması gerekir.
Somut olayda; gerek İlk Derece Mahkemesinin 21.05.2019 tarihli ve 2018/237 E., 2019/169 sayılı kararına karşı, gerekse de Bölge Adliye Mahkemesinin 04.11.2020 tarihli ve 2019/2174 E., 2020/1381 K. sayılı hükmüne yönelik usulüne uygun tebliğlere rağmen davacı yanca kanun yollarına başvurulmadığı, mahkemece de temyize konu hüküm ile davacı aleyhine yeni bir hukuksal durum yaratılmadığı anlaşıldığından, davacı vekilinin temyiz dilekçesinin reddine karar verilmesi gerekmiştir.
2.Davalı vekilinin temyiz itirazlarına gelince; Dosyadaki yazılara, İlk Derece Mahkemesince 6100 sayılı Kanun'un 373 üncü maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2024/3778, K. 2024/8794, 9 Aralık 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama