KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2024/3849 E., 2025/4062 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 4 Haziran 2025
- Mahkemesi
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2021/1871 Esas, 2024/429 Karar
- Hüküm
- Esastan ret
Karar Metni
745 kelime·4 dk okuma·8 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, Yargıtayca duruşma istemli olarak davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Duruşma için belirlenen 03.06.2025 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan davalı vekili Avukat ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü.
KARAR
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; dava dışı .... Bankası A.Ş.'nin davalıdan olan alacaklarının ve ipoteklerin müvekkili ile banka arasındaki 10.08.2016 tarihli temlikname ile müvekkilince temlik alındığını, müvekkilinin alacağın tahsili amacıyla başlattığı ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla icra takibine davalının haksız yere itiraz ettiğini ileri sürerek itirazın iptaline, takibin devamına, davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin ... Bankası A.Ş.'den 2014 yılında devlet destekli tarımsal kredi kullandığını, kredinin geri ödemesinin 5 yıla yayıldığını ve yıllık ödeme tarihinin her yılın 23 Temmuz'u olarak belirlendiğini, müvekkilinin 2015 yılında sözleşmeye uygun olarak gününde 140.000,00 TL ödeme yaptığını, 2016 yılında vadesi gelmeden ve müvekkilinin temerrüdü söz konusu olmadan 08.07.2016 tarihinde haksız yere hesabının katedildiğini, kat ihtarnamesinin müvekkiline tebliğ edilmediğini, temliğin geçerli olmadığını, müvekkilince banka lehine 4 adet taşınmazda ipotek tesis ediliğini, müvekkilince bakaya yapılan ödemelere isabet eden ipoteğin kaldırılması gerektiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile temerrüt söz konusu olmadan hesabın kat edildiği savunulmuş ise de kredili mevduat hesabı borçlarının temerrüdü nedeni genel kredi sözleşmesinin 24. madddesinin verdiği yetki ile tüm kredilerin kat edildiği, davalı kredi lehdarı asıl borçlu olup davalıya çıkartılan kat ihtarı tebliği bila tebliğ iade edilmiş olup 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun (İİK) 68/b maddesinin 2. fıkrası gereğince usulüne uygun tebliğ yapılmış sayıldığı, alacağın temlikinde borçlunun muvafakatına gerek olmadığı,
dava konusu ipoteğin üst sınır ipoteği olduğunu, genel kredi sözleşmesi gereğince düzenlenen hesap kat ihtarı 12.07.2016 tarihi itibarıyla bila tebliğ iade edilmiş ise de İİK'nın 68/b maddesi gereğince verilen sürenin sonu olan 14.07.2016 tarihi itibarıyla davalının temerrüde düştüğü, alacağın likit olduğu ve icra inkar tazminatı şartlarının oluştuğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile davalının 470.360,60 TL ipotek alacağı (asıl alacak) kalemine itirazın, 421.619,21 TL tarımsal kredi asıl alacak.
20.218,01 TL kredili mevduat hesabı.
666,83 TL %5 BSMV olmak üzere;18.128,77 TL işlemiş temerrüt faizi kalemine itirazın 13.336,66 TL üzerinden olmak üzere toplamda 455.840,71 TL üzerinden iptaline, işleyecek faiz oranlarına itirazın ise tarımsal kredi asıl alacak temerrüt faizi oranına itirazın % 32'sine ve kredili mevduat hesabı alacağı temerrüt faizi oranına itirazın da % 30.24 (TCMB azami kredi kartı temerrüt faizi oranınca değişken oranlarda)'ine itirazların iptaline, fazlaya ilişkin istemin reddine, takibin bu şekilde ödeme emrindeki koşullarla devamına 455.840,71 TL alacak kaleminin % 20 oranında olan 91.168,14 TL icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline,
davalının kötüniyet tazminatı talebinin reddine karar verilmiş, hüküm, taraf vekillerince istinaf edilmiştir.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesince bilirkişi kök raporuna taraflarca itiraz edilmesi üzerine ek rapor alındığı, birinci ek raporda davalının ödeme savunmasına göre rapor düzenlendiği ancak davalının yaptığı ödemelerin banka tarafından zaten mahsup edilmiş olması sebebiyle ikinci ek raporun alındığı, birinci ek raporda kat ihtar tarihi ile temerrüt tarihi arasındaki akdi faiz hesaplanmayıp, ikinci ek raporda hesaplandığı, bilirkişi raporları arasındaki farklılığın bunlardan kaynaklandığı,
Mahkemece itirazlar, kat ihtarı ve banka kayıtları dikkate alınarak düzenlenen hüküm kurmaya ve denetime elverişli ikinci rapora göre hüküm kurulduğundan başka bir heyetten rapor alınmasına gerek bulunmadığı, İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve esas yönden hukuka uygun olduğu gerekçesiyle taraf vekillerinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiş, hüküm, davalı vekilince temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Dava ve Hukuki Nitelendirme
Dava, itirazın iptali istemine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2024/3849, K. 2025/4062, 4 Haziran 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama