KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2024/4215 E., 2025/2639 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 21 Nisan 2025
- Mahkemesi
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
Karar Metni
529 kelime·3 dk okuma·8 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 2019/46233 sayılı "...+..." ibareli marka başvurusunda bulunduğunu, davalı şirketin "... ...", "... ... VE ...
A.Ş", "...", "... ...", "... ...", "... ...", "... ...", "... ...", "..." ibareleri markalarını gerekçe göstererek yaptığı itirazın kısmen kabulüne karar verilerek başvurunun 29 ve 30. sınıftaki mal ve hizmetler bakımından reddedildiğini, bu ret kararına karşı müvekkilinin yaptığı itirazın Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) kararı ile nihai olarak reddedildiğini, ancak itiraza mesnet davalı markaları ile davacının başvuru markası arasında iltibasa yol açacak düzeyde benzerlik bulunmadığını, davalının markalarını kullandığını ispat etmesi gerektiğini,
davacının marka üzerinde kazanılmış hakkı bulunduğunu ileri sürerek dava konusu YİDK kararının iptale karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı ... ... ve ... A.Ş. vekili cevap dilekçesinde; taraf markalarının benzer olduğunu, davacının başvuru markasının müvekkiline ait ... markalarının serisi olduğu izlenimi uyandıracağını, müvekkilinin, davacının başvuru markası kapsamından çıkartılan ürünler için birebir kullanımı bulunduğunu, müvekkiline ait “...” ibareli markanın tanınmış olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir. 2.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; YİDK kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile markalar arasında 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu’nun (SMK) 6/1. hükmü anlamında benzerlik bulunduğu, emtia benzerliği şartının da gerçekleştiği, davacıya ait önceki markaların dava konusu marka bakımından kazanılmış hak doğurmayacağı, YİDK kararında kullanım ispatına ilişkin olarak yapılan değerlendirmenin de isabetli bulunduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekilince istinaf edilmiştir.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının ... ibareli marka başvurusu ile davalının ... esas ibareli tescilli markaları arasında görsel, sesçil ve anlamsal olarak ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede SMK'nın 6/1 hükmü anlamında bir benzerlik bulunduğu, davalıya ait “...” markasının gıda sektöründeki tanınmışlığı nedeniyle arttırılmış ayırt edici niteliğe sahip olduğu,
davacıya ait önceki markaların dava konusu marka bakımından kazanılmış hak doğurmayacağı, başvurunun kullanımı ispat edilemeyen mal ve hizmet sınıfları bakımından da reddedilmesi yönündeki iddianın hukuki dayanağının bulunmadığı, redde konu “Kahve, kakao; kahve veya kakao esaslı içecekler, çikolata esaslı içecekler. puding, muhallebi, kazandibi, sütlaç, keşkül” malları ile aynı/aynı tür malların 2014/33977, 2014/33590, 2018/47909, 2015/89171, 2015/86834 sayılı ret gerekçesi markaların tescil kapsamında bulunduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekilince temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Dava ve Hukuki Nitelendirme
Dava, YİDK kararının iptali istemine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2024/4215, K. 2025/2639, 21 Nisan 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama